Radikal'in Şakran haberi, TBMM gündeminde

Radikal'in Şakran haberi, TBMM gündeminde
Radikal'in Şakran haberi, TBMM gündeminde
Radikal'in bugün duyurduğu, İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı İnfaz Kurumu'nda çocukların birbirlerine tecavüz ettiği ve işkence yaptığı iddiasına ilişkin kurum içi yazışma, büyük etki uyandırdı. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Adalet Bakanlığı'nın; CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Öte yandan, 32 örgütten oluşan 'Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi' de açıklama yaparak, çocuk cezaevlerinin kapatılmasını istedi.

RADİKAL- Radikal’in bugün duyurduğu, İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı İnfaz Kurumu’nda çocukların birbirlerine tecavüz ettiği ve işkence yaptığı iddiasına ilişkin kurum içi yazışma, büyük etki uyandırdı. CHP ’nin Cezaevi Komisyonu harekete geçerek, bugün TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması için araştırma önergesi vereceklerini açıklarken; CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Adalet Bakanlığı’nın; CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Öte yandan, 32 örgütten oluşan ‘Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi’ de açıklama yaparak, çocuk cezaevlerinin kapatılmasını istedi. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cezaevi Komisyonu üyeleri Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Parti Meclisi Üyesi Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Erzincan Milletvekili Muharrem IŞIK, İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çocuk mahkûmların birbirlerine işkence yaptıkları ve tecavüz vakalarının olduğu yönündeki Radikal’in haberi üzerine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Pozantı Cezaevi’ndeki tecavüz vakaları hakkında takipsizlik kararı verildiği, vahşetin üstünün kapatılmaya ve sorumlu memurların aklanmaya çalışıldığı hatırlatılarak, “Pozantı’yı karartmayı çalışanlar, şimdi Şakran’a bakıp utanmalı” dedi. Açıklamada, “Cezaevindeki herkes devletin sorumluluğundadır. Kurum içi yazışmayla ortaya çıktığı iddia edilen korkunç olayların derhal araştırılması gerekiyor. Derhal, Şakran Cezaevi’ndeki iddiaları araştırmak üzere Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Adalet Bakanlığı harekete geçmeli. Bizler en yakın sürede Şakran Cezaevi’ne gideceğiz” denildi. Komisyon üyeleri, çocuk cezaevlerindeki şiddet, tecavüz ve taciz olayların araştırılması amacıyla TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması amacıyla hazırladıkları araştırma önergesini bugün Meclis Başkanlığı’na sundu.

Şakran Çocuk Cezaevi itirafı: Çocuklar tecavüze uğruyor!

 Tanrıkulu ve Aygün’den soru önergesi

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Tanrıkulu, önergesinde şu soruları yöneltti:

İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulmakta olan çocuk ve gençlerin birbirlerine yönelik şiddet, tecavüz, cinsel istismar gibi fiilleri gerçekleştirdiği iddiası doğru mudur?

Kurum Müdürünün imzasını taşıyan 2 Aralık 2014 tarihli evrak, “Görev Taksim” başlığını taşıyan yazıları neticesinde başlatılan bir inceleme bulunmakta mıdır? 

İnfaz koruma memurlarının içeriye uyarıcı ve uyuşturucu madde soktukları ve görevlerini ihmal ettiklerinin tespit edilmesinin yazılı olarak Bakanlığa bildirildiği, Şakran Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda çalışan infaz koruma memurları hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılan bir soruşturma varsa, akıbeti nedir?

İşte, evde, sokakta çocuklara ve kadınlara yönelik tacize, tecavüze ve şiddete engel olamayan AKP Hükümeti, kendi koruma ve güvenliği altında olan hapishanelerde de bu taciz, tecavüz ve şiddete göz mü yummaktadır?

Evde, sokakta, işte ve kendi koruması altındaki cezaevlerinde, “İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç kapsamında olan”  çocuklara ve kadınlara yönelik tacize, tecavüze ve şiddete engel olan, bu suçlara ve suçlulara göz yuman görevliler hakkında nasıl bir işlem yapılmıştır? 

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de Adalet Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Aygün, şu soruları yöneltti:

“Şakran Çoçuk Hapishanesi’nde kaç çocuk mahkûm vardır?

Haberde bahsedilen yazışmalar doğru mudur? Doğru ise belirtilen konular ile ilgili neler yapılmıştır?

Şakran Çocuk Hapishanesi’nde bu olayların yaşanmasını engel olmayan görevliler hakkında hiç soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa kaç kişi hakkında açılmıştır ve sonucu nedir?

Bakanlığınız çocukları tekrar topluma bu şekilde mi kazandırmayı planlamaktadır?

Sokakta tecavüze ve şiddete engel olamayan hükümetiniz hapishanelerde de göz mü yummaktadır?

Şakran Hapishanesi’nde kaç çocuk tecavüze uğradığı için şikâyetçi olmuştur?

Hükümetiniz tecavüz ve taciz edenleri cezalandırmak yerine çocuklara ceza verilmesine neden tepki göstermemektedir? Sorumlular neden cezalandırılmamaktadır?

Pozantı Çocuk Hapishanesi’nde tecavüze uğrayan çocukların durumu sonuç itibariyle ele alındığında Şakran Hapishanesi’nde tecavüze uğrayan çocuklara ne kadar ceza verilmesi planlanmaktadır? 

Tecavüze uğramak mı yoksa tecavüz etmek mi suçtur? Tecavüz etmek suçsa neden Pozantı’da tecavüze uğrayan çocuklar ceza almıştır?”

32 örgüt: Çocuk cezaevleri kapatılsın

Çeşitli baro, dernek ve örgütten oluşan ‘Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi’ bugün İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı İnfaz Kurumu’ndaki işkence iddiasına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, Pozantı Cezaevi hakkındaki iddiaların üzerinin örtüldüğü savunularak, şöyle denildi: 

“Çocukların kaldığı kapalı kurumların şiddet ürettiğini, şiddeti ortadan kaldırmakla yükümlü devletin hiçbir şey yapmadığını, bunu sistematik bir politika şeklinde uyguladığını, konuyu dile getirdiğimizde yetkililerin olayların üstünü kapattığını, Pozantı’da olduğu gibi üstünü kapatamadıklarında ‘münferit’ olarak tanımladıklarını, hiçbir sorumlunun cezalandırılmadığını ve olayları açığa çıkaran gazeteciler ile insan hakları savunucuları hakkında hukuki işlemler başlatıldığını, üzerlerinde yoğun baskı yaratıldığını çok yakından biliyoruz.”

Açıklamada, çocuk cezaevlerinin kapatılması istenerek, şu talepler sıralandı:

“Devlet çocuklara özgü bir adalet sistemi uygulamadıkça,

İç Güvenlik Paketi gibi yeni yasalarla çocuk tutukluluğunun önünü açtıkça,

Bir dizi hak ihlaline uğramış olan çocuğu desteklemek yerine “suçlu” diyerek kapattıkça,

Şiddetin her türünü bir devlet politikası olarak sistematik bir şekilde uyguladıkça ve şiddetin önlenmesi için bütüncül bir politika üretmedikçe,

Çocukları etnik kökenlerine göre, siyasi olaylarla ilişkilendirme biçimine vb. nedenlerle hak ihlallerine açık hale getirecek şekilde ayırdıkça,

İmzaladığı BM Sözleşmelerine karşın çocukların kaldıkları kapalı yerlerin kapılarını sivil toplum örgütlerine ve uzmanlara bağımsız izleme için kapattıkça,

Çocuklara kaldıkları kurumlarda yaşadıkları hak ihlalleriyle ilgili etkin hak arama ve bağımsız izleme mekanizmaları geliştirmedikçe,

Çocukların bu kurumlarda yaşadıkları her hak ihlalini önlemekle kendini yükümlü görmedikçe,

En önemlisi çocuk cezaevlerini kapatmadıkça,. 

Tüm bunlardan sorumlu olan Adalet Bakanlığı görevini yerine getirmedikçe bu tür dehşet verici haberleri ne yazık ki yeniden okuyacağız!”