Rahip Franchini: Şikâyetçi değilim

İzmir'deki saldırı

Saint Antuan Kilisesi rahibi Franchini, kendisini bıçaklayan R.B.'den şikâyetçi değil: "Ortada ne uluslararası komplo var, ne de hoşgörüsüzlük atmosferi. Tek dileğim o çocuğun tedavi edilmesidir."

İZMİR / ROMA - İzmir'in Bayraklı semtinde 19 yaşındaki R.B. tarafından bıçaklanan Rahip Adriano Franchini tedavi gördüğü hastanede yaptığı açıklamada zanlıdan şikâyetçi olmadığını söyledi. Franchini, "Ortada ne uluslararası komplo var, ne de hoşgörüsüzlük atmosferi... Tek dileğim, o çocuğun tedavi edilmesidir" dedi. İnşaat işçisi R.B. hakkında ise polisten 'bildik' açıklamalar geliyor. Emniyet yetkilileri, aynı Hrant Dink, rahip Santoro cinayetlerinde olduğu gibi 'saldırganın arkasında örgütlü bir yapı olmadığı' yönünde bilgi sızdırıyor.
Rahip Adriano Franchini, önceki gün pazar ayini bitiminde Bayraklı semtindeki Saint Antuan kilisesinde 19 yaşındaki R.B. tarafından karnından bıçaklandı. Hayati tehlikesi olmayan Franchini'nin tedavisi sürerken zanlının sorgusu İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde devam ediyor.
Polisin ve gazetecilerin yaptığı incelemelerle R.B.'nin hayat hikâyesi de ortaya çıkıyor. Ailesi Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki Boyacı Köyü'nde yaşayan R.B.'nin annesi 2000 yılında ölmüştü. Babası, onu okuması için İstanbul'daki akrabalarının yanına gönderdi. İstanbul'da okuduğu yatılı lisede bir arkadaşını bıçakla yaraladı ve okuldan atıldı. Üç yıldır zaman zaman köye uğruyordu. Ayvalık'ta inşaatlarda, Tekirdağ'da madenlerde çalışmıştı.
R.B.'nin babası Hüseyin B., "Ne yaptığını bilmiyorum. Arayıp sormazdı. Din değiştirmeyle ilgili bir şey söylemedi. Son olarak bir hafta kaldıktan sonra gitti. Pantolonumun cebindeki 400 YTL'yi benden habersiz almış" dedi.
Jandarma ve polis R.B.'nin babası Hüseyin B.'nin ifadesini aldı. Evinde arama yapıldı. R.B.'nin köyden ayrıldıktan sonra bir süre Balıkesir'deki Adalet Otel'de kaldığı, otobüse binerek İzmir'e gittiği tespit edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla bu yolculuğun tanıklarının ifadeleri alındı.
'Aceleci açıklamalar'
Ayrıca R.B.'nin, evi dahil çeşitli yerlerden yaptığı telefon görüşmesi kayıtları da mercek altına alındı. Zanlının yakalandığında üzerinde cep telefonu bulunmadığı öğrenildi.
Emniyet yetkililerinden ise Hrant Dink, Rahip Andreo Santoro cinayetlerinden sonra olduğu gibi 'aceleci bilgiler' sızıyor. Emniyet yetkilileri, ilk bulgulara göre zanlının arkasında, azmettirici konumunda bir örgüt veya kişi ortaya çıkarılmadığını belirtti. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkililer, R.B.'nin bağlantısının çıkmasının sürpriz olacağını vurguladı.
Soruşturma kapsamında, ayine katılan tüm kilise cematinin de ifadelerine başvuruldu. Cemaat üyelerinin R.B.'yi daha önceden görmediklerini söyledikleri bildirildi.
Rahip Franchini'nin bağlı olduğu Vatikan'a yakın bazı haber ajansları ise zanlının üç yıldır saldırının gerçekleştirildiği kilisenin müdavimi olduğunu öne süren haberleri servise koydu.
Franchini, halen tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden, Vatikan'a yakın haber ajanslarından MİSNA'ya telefonla açıklamalarda bulundu. Katolik rahip, "Polise hiç kimseden şikâyetçi olmadığımı söyledim. Olay, yasalar doğrultusunda yargıya intikal edecek. Ama ben mağdur olarak şikâyetçi olmayacağım. Tek dileğim, o çocuğun tedavi edilmesidir" dedi.
Franchini, "Türklere utanılacak bir durum olmadığını söylüyorum. İzmir'de olan hadisenin, dünyanın herhangi bir ülkesinde de olabileceğini anlatıyorum" diye konuştu. Franchini, kimi gazetelerin olayı büyütüp bir kriz biçiminde sunmalarına da tepki göstererek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortada ne uluslararası komplo var, ne de hoşgörüsüzlük atmosferi... O çocuk, ayak üzeri, benden kendisini vaftiz etmemi istemişti. Ben ise o sırada kendisinin sağlık sorunları olduğunu fark ettim. Öncelikle problemlerini çözmesi gerektiğini anlattım. Tam o sırada aniden bağırmaya başladı. Ben içgüdüsel bir şekilde geriye çekildim. Bana bir yumruk vurmuş gibi bir hisse kapıldım. Beni bıçaklamış olduğunu daha sonra anladım. Geri çekilmem ve üstümdeki giysilerim sayesinde, sadece çok hafif bir yara aldım. İç organlarımın yaralanması söz konusu değil."
Ege Üniversitesi Hastanesi'nde tedavisi süren 65 yaşındaki Rahip Franchini'nin sağlık durumu ise iyiye gidiyor. Bıçak darbesinin karın zarını deldiğini belirten doktorlar, operasyona gerek görmediklerini ve rahibin yarın taburcu olabileceğini ifade etti.
'Bu nasıl bir tesadüf'
Rahip Franchini'nin bıçaklanmasının ardından Türkiye'deki Katoliklerin İzmir Piskoposu Ruggero Franceschini, Asia News'e şöyle konuştu: "Şimdi yine bu eylemi dengesiz birinin yaptığını söyleyecekler. Bu durumda Türkiye'de bir buçuk yıldan beri akli dengesi yerinde olmayanların yaptıkları eylemlerde ciddi bir artış söz konusu demektir. Ne tesadüftür ki bu tür eylemler hep Hıristiyan din adamlarını hedef alıyor."
Avrupa Komisyonu'nun sözcüsü Krizstina Nagy de İzmir'de Rahip Adriano Franchini'ye yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirterek Türkiye'nin tüm sorumluları kısa zamanda yargı önüne çıkarmasını beklediklerini kaydetti.
Tehdit iddiası
Bu arada, Saint Antuan Kilisesi'ndeki görev süreleri iki ay önce dolan iki rahibin, aldıkları tehditler nedeniyle Türkiye'den ayrıldıkları öne sürüldü. Bu iki rahibin yerine başka iki rahibin görevlendirildiği, Franchini'nin iyi Türkçe bilmesi nedeniyle iki haftadır pazar günleri kiliseye gelip ayinleri yönetttiği ifade edildi. Ancak, emniyet yetkilileri, iki rahip ile bıçaklanan Adriano Franchini'nin tehdit almalarıyla ilgili kendilerine herhangi bir şikâyet başvurusunun yapılmadığını ifade etti.
(aa/dha)