@ismailsaymaz

Ramazan Akyürek Cerrah'ı suçladı

Ramazan Akyürek Cerrah'ı suçladı
Ramazan Akyürek Cerrah'ı suçladı
Dink cinayeti ile ilgili yeniden ifade veren eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, Trabzon Emniyeti'nin İstanbul'a gönderdiği yazıya dikkat çekip, eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı suçladı. Akyürek, "Trabzon Emniyeti'nin İstanbul'a gönderdiği yazıya değinerek, "Bu yazıdan silahlı eylemin anlaşılacağı çok açıktır. Anlaşılmayan bir durum varsa İstanbul'un bu durumu Trabzon'a sorması gerekirdi" dedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL-Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin olarak, 'Kamu görevlilerinin ihmali olduğu' iddiasıyla yürütülen soruşturmanın seyri değişti. Dördü tutuklu dokuz emniyet amiri ve görevlisi, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tasarlayarak öldürme, resmi belgeyi bozma, yok etme ve gizleme” suçlamasıyla İstanbul 2. Sulh Ceza’ya sevk edildi. Mahkeme sorgusu sonunda tüm şüpheliler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Şüphelilerin ifadelerine Radikal ulaştı.  Şüpheliler sorgularında daha önce verdikleri ifadeleri tekrarladı. Hrant Dink suikasti soruşturması kapsamında, "Kasten öldürmenin ihmalî davranışla işlenmesi" suçundan tutuklanan dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Trabzon Emniyeti’nin İstanbul’a gönderdiği yazıya dikkat çekip cinayete ilişkin eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı suçladı.

İŞTE O İFADELER:

AKYÜREK: DİNK'İN TEHDİT ALTINDA OLDUĞUNU HERKES BİLİYORDU 

Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, Dink’in öldürüldüğünde Trabzon Emniyeti’nin başında Reşat Altay, İstanbul Emniyeti’nin başında Celalettin Cerrah’ın bulunduğunu hatırlattı. Akyürek ifadesinde şunları söyledi: “Dink’in bizatihi kendisi dini liderleri Mutafyan aracılığıyla İstanbul’da ilgili makamlara can güvenliği açısından tedbir alınmasını isteyen talepte bulundu. İstanbul Valiliği’nde MİT bölge başkanı ve personeli ile Dink yakın tehlikeler konusunda uyarıldı. Dink, 'Türklüğe hakaretten' yargılanırken İstanbul Emniyeti’nce, sözlü veya fiili saldırıya muhatap olabileceği endişesiyle güvenlik tedbirleri aldırıldı. Dink’in açık tehditlere maruz kaldığı normal vatandaşlar gibi, İstanbul Emniyeti ve istihbaratının da bilgisi dahilindedir." İstanbul Eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı suçlayan Akyürek, Trabzon Emniyeti’nin İstanbul’a gönderdiği yazıya değinerek, “Bu yazıdan silahlı eylemin anlaşılacağı çok açıktır. Anlaşılmayan bir durum varsa İstanbul’un bu durumu Trabzon’a sorması gerekirdi” dedi. 

Akyürek'in ifadesinde, Hrant Dink öldürülmeden önce, Ekim 2006 tarihinde 81 ilin istihbarat birimlerine İstihbarat Başkanı olarak imzasını taşıyan, 'Ermeni vatandaşlarımıza yönelik tepkisel eylemler konusunda muteyakkız bulunulması, gelişmelerin takip edilmesi bu beyanda bilgi verilmesi' hususunun yer aldığı bir yazı gönderdiğini, bu yazının şuan Silivri Cezaevi'nde yatmakta olan C şube müdürü Ali Fuat Yılmazer tarafından hazırlandığını söylediği belirtildi.

"CİNAYETİN YASİN HAYAL TARAFINDAN İŞLENECEĞİNDEN BİLGİM VARDI"

Akyürek, "Benim Ogün Samast'tan hiçbir şekilde haberim olmadı. Cinayetin Yasin Hayal tarafından işleneceğinden haberim vardı. Haber elemanının cinayete ortak olacağını bilmiyordum. Cinayet büro da bunu bilmiyordu. Cinayet esnasında orada bulunduğu ve cinayete gözcülük yaptığı iddia edilen ve benim elemanlarım olduğu iddia edilen, soruşturma savcısı tarafından da şahsıma gösterilen iki-üç kişinin açığa çıkarılmasını ben de istiyorum" şeklinde konuştu. 

Halen Van Emniyeti’nde çalışan eski İstihbarat Daire Başkanlığı C-2 Bürosu Amiri Yılmaz Angın ise “C-5 diye bir büroda çalıştığımı hatırlamıyorum” dedi. Angın, Şubat 2006’da Trabzon Emniyeti’nden gönderilen, Hrant Dink’e yönelik ses getirici eylem yapılacağını bildiren evrakın, gereğinin yapıldığının belli olması için üzerine not düştüğünü anlattı. Bu durumu, Amiri Tamer Bülent Demirel’le de paylaştığını ve kendisinin bunu uygun bulduğunu ifade etti. Eski İstihbarat Dairesi C Şube Müdür Yardımcısı Osman Gülbel ise Angın’ın imza attığı yazıdan kendisinin sorumlu olmadığını vurguladı.

SARI: TUNCEL'E PARA VERDİK AMA...

Eski Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı da görev yaptığı dönemde Erhan Tuncel’le bir kez buluştuklarını, kendisine okul taksiti için ödeme yapıldığını, ancak buluşmanın içeriğini ele alan bir F4 raporunun bulunmadığını belirtti. Cinayetten sonra Samast’ın ilişkide bulunduğu Yasin Hayal, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu’yu gözaltına alarak, jandarma ve MİT görevlilerinin de hazır bulunduğu bir ortamda “mülakat” adı verilen sorguya tabi tuttuklarını anlattı. Bu şüphelileri İstanbul Emniyeti’in istediği üzerine mülakat işlemi gerçekleştirmeksizin İstanbul’a gönderdiklerini belirtti. Erhan Tuncel’in isminin ise İstanbul Emniyeti tarafından kendilerine bildirildiğini anlatarak, “Erhan Tuncel son dönemlerde yalan bilgiler veriyordu. Samast ve diğer arkadaşlarının ismi gündeme gelince onlarla alakasını bildiğimiz için o saatten sonra bizim için de şüpheli oldu ve takibe başladık” diye ifade verdi.

SIZDIRMA HEDEF ŞAŞIRTMA AMAÇLI...

Eski Trabzon İstihbarat Şubesi görevlisi Özkan Mumcu asıl sorumlunun, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü ve İstihbarat Şube Müdürü olduğunu savunarak, “Yazdığım rapor doğrultusunda oluşturulan bilgiler çerçevesinde gereğini yapmayan, esas görevini ihmal eden dışarıdayken, ben dokuz aydır tutukluyum” dedi. Muhittin Zenit de cinayetten sonra Ali Fuat Yılmazer’in isteği üzerine Erhan Tuncel’i aradığını belirterek, “O görüşmenin dışarıya sızdırılması, cinayetin sorumlularının hedef şaşırtmasıdır” dedi.

Ercan Demir de “Erhan Tuncel’in ‘Cinayeti haber verecektim, benimle görüşülmedi’ beyanlarına şube müdürünün makamını, bizim yerimizi, 155 telefon numarasını bilen bir şahıs olarak, ne kadar itibar edilir?” diye sordu. Halen Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi’nde görev yapan polis Onur Karakaya, cinayetin öncesinde Erhan Tuncel’le görüşmelerde yardımcı eleman olarak bulunduğunu, cinayet günü ise Ercan Demir’in isteği üzerine Erhan Tuncel’le telefonda görüştüğünü ifade etti. Görüşmelerde, Tuncel’in cinayet hakkında bilgi vermediğini, Ogün Samast’tan söz etmediğini, yalnızca medyatik olaylar hakkında konuştuğunu ve para istediğini söyledi.