'Reis' için 57 yıl hapis istendi

'Vatansever'ler davası

Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği'ne çete davası açıldı. Dernek Başkanı Tüner Ünal dahil 19 kişiye, 23 yıl ile 57 yıl arasında hapis cezası istendi. Suçlamalar: Çete kurma, 'koruma' adıyla çıkar temini, yağma, silah bulundurma...
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) Hareketi Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma çete tespitiyle sonuçlandı. Ankara Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, çete liderliğiyle suçlanan dernek genel başkanı Taner Ünal'ın da aralarında bulunduğu 19 sanık için, çete, yağma, kişileri hürriyetinden yoksun bırakma ve izinsiz kazı ile ruhsatsız silah suçlarından 23-57 yıl hapis cezası istendi.
Ankara'da 'Girdap Operasyonu' adıyla sürdürülen kapsamlı soruşturma tamamlandı. Ankara Savcısı Mehmet Tamöz, dernek başkanı Ünal'ın da aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında dava açtı. Suçlama 'sanıklardan Taner Ünal ve Ahmet Cinali'nin liderliğinde ve diğer sanıklardan Vehbi Şanlı, Salih Zeki Balaban, Halit Bozdağ Güngör, Mesut Sezer, Savaş Karabali, Levent Bakıray, Yasin Alparslan ve İlhami Demirtaş'ın katılımıyla Nisan 2006'dan itibaren VKGB adı altında suç örgütü kurmak' olarak gösterildi.
Kamu düzenine tehdit
Örgütlenmenin yapısı hakkında bilgi verilirken sanıkların 'aralarında hiyerarşik bir birleşme ve işbirliği olduğu'na yer verildi, Örgütün, toplum düzenini, kamu güvenliğini ve barışını tehlikeye soktuğu' tespiti yapıldı. İddianamede sanıkların, bazı kavramları nasıl suiistimal ettikleri de "Örgütün, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşında olması gereken ve olan, vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisini kendi kişisel ve maddi menfaatleri için kullandığı görülmüştür" diye anlatıldı. Savcılık, sanıkların nasıl çalıştığı ve hangi suçları nasıl işlediklerini ise iddianamesinde şöyle özetledi:

  • "Soruşturma safhasında telefonları dinlenen sanıkların, birbirleriyle hiyerarşik bir birleşme içinde olduklarının anlaşıldığı, ilişkide oldukları emekli veya görevde olan kamu görevlilerinin nüfuzlarını kullanarak kimi şahıslar üzerinde tehdit ve cebir uygular bir konuma geldikleri,
  • Kendilerini üst düzey güvenlik görevlisi olarak tanıtan sanıkların bir kısmının ilkokul ve ortaokul mezunu oldukları, birbirleriyle yaptıkları konuşmalardan isimlerini kullandıkları kamu görevlileriyle aynı kültür seviyesinde olmadıklarının anlaşıldığı,
  • Örgüt lideri sanık Taner Ünal'ın, dernek aleyhine yayın yapan bazı basın mensuplarına baskı ve cebir uygulayarak dernek lehine yazılar yazdırdığı ve derneğin, Nisan 2006'dan itibaren düşünce kuruluşu olmaktan çıktığı..."
    Savcılık, sanıkların işledikleri suçları da şöyle sıraladı:
    "Kurdukları VKGB'nin imaj ve gücünü kullanarak, işadamlarını koruma adı altında maddi menfaat temin etmek, cebir, tehdit ve baskıyla para toplamak, izinsiz kazı ve ticaretini yaparak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet etmek, nitelikli yağma, el bombası ile ruhsatsız silah bulundurmak ve bazı askeri ihalelere fesat karıştırmak."
    İddianamede, sanıklar Taner Ünal ile birlikte Ahmet Cinali, Salih Zeki Balaban, Halit Bozdağ Güngör, Mesut Sezer, Vehbi Şanlı ve İlhami Demirtaş'ın bazı askeri ihalelere fesat karıştırmak suçuyla ilgili dosyasını ise ayırarak, Genelkurmay Askeri Başsavcılığı'na gönderildiği belirtildi.
    15 kişi tutuklu
    Operasyonda, aralarında dernek başkanı Ünal, Konya İl Başkanı Vehbi Şanlı ve Mersin İl Başkanı Mesut Sezer'in de bulunduğu 15 sanık tutuklanmıştı. Şüphelilerin Mersin, Diyarbakır, Ordu, Bilecik ve İzmir'de seçim öncesinde Cumhuriyet mitingleri adıyla provokatif eylemler düzenledikleri ortaya çıkmıştı. Sanıklardan Vehbi Şanlı'nın telefonda konuştuğu saptanan ve 'bir numara' diye geçen emekli komutanın kimliği de merak konusu olmuştu.


    Danıştay'a saldırı izleri
    VKGB'nin ismi, 17 Mayıs 2006'daki kanlı Danıştay saldırısı sonrası gündeme gelmişti. Danıştay'ı basarak hâkim Mustafa Yücel Özbilgin'i öldüren Alpaslan Arslan'ın otomobilinde, dernek genel başkanı Taner Ünal'ın kartviziti bulunmuştu. Savcı da iddianamesinde çetenin Nisan 2006'da yani Danıştay saldırısından bir ay önce suç işlemek üzere harekete geçtiğine yer verdi.
    Derneğe yönelik 'Girdap Operasyonu'nda sanıkların bazı askerler, hâkimler-savcılar ile polislerle görüştükleri de ortaya çıkmıştı. İlgili kurumlardan bu kişilerle ilgili soruşturma açmaları istenmişti.
    İddianamede çete liderliğiyle suçlanan Taner Ünal'ın, tutuklanmadan önceki ifadelerinde Danıştay saldırısıyla bağlantılarının olduğu iddiasını reddederken, "Danıştay saldırısının ardında Ümraniye soruşturmasında adı geçenler var" dediği öne sürülmüştü. Operasyon kapsamında sanıkların üstünde, ev ve işyerlerinde sekiz tabanca, dört av tüfeği ve bir el bombası, çok sayıda asker ve polis kimliğiyle basın kartları, Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) ve Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile jandarma giriş kartları bulunmuştu.