Resepsiyonda 'en' ve 'ilk'ler

Resepsiyonda 'en' ve 'ilk'ler
Resepsiyonda 'en' ve 'ilk'ler
Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyonda bu kez kadın ağırlığı vardı. İlk kez davetliler 'eş'li gelmişti. Gece, ayrıca Emine Erdoğan'ın da Çankaya'da katıldığı ilk resepsiyondu.

Çankaya Köşkü’ndeki 29 Ekim resepsiyonu birçok ilke vesile oldu. İlk kez bütün davetliler eşli davetliydi. İlk kez Başbakan’ın eşi Emine Erdoğan Çankaya’da resepsiyona katılıyordu. İlk kez Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının eşleri, devlet kutlamasında birlikteydi, askerler ile BDP ’liler aynı çatı altındaydı. Bir de ‘en’ler vardı:

Bugüne kadarki ‘en yüksek’ kadın katılımı yaşandı. Geçmişteki çoğunlukla erkek erkeğe sohbet öbeklerinin olduğu resepsiyonların aksine homojen bir cinsiyet dağılımı vardı.

Resepsiyonun en popüler isimleri Gül çiftiydi. Kendileri tokalaşmayı bitirip salona gelinceye dek popülerite nöbeti Başbakan Tayyip Erdoğan ile eşinde idi ancak Gül çifti salona girdiği andan itibaren bütün ilgi kendilerine yöneldi.

’En sabırlı’ kategorisinin tek galibi yine Gül çiftiydi. Yaklaşık 2 bin kişinin elini tek tek sıkarken bir buçuk saat ayakta beklediler.

Şıklık konusunda başörtülü hanımlar arasında Hayrünnisa Gül, Emine Erdoğan ve Zeynep Babacan ön plandaydı. Başörtülü kadınlarla ilk buluşmanın etkisinden olsa gerek pek kaynaşamayan asker eşleri içinde ise en dikkat çekici olan siyah kürkü ve 60’lı yılları andıran saç modeliyle Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in eşi Kamuran Özel’di.

Boy ortalaması Türkiye standartlarındaydı. Ancak kadınlarda CNN’in sempatik programcısı Özge Uzun ve erkeklerde aktör Mehmet Arslan’ın boyu dikkat çekiciydi.

Çankaya’nın 2 bin kişiyi rahatça alan balo salonunda ‘en yalnız’ siyasetçi CHP ’li Faik Tunay oldu. Resepsiyonda genç vekilin partisinden kimse yoktu.

Sanat dünyasının katılımı açısından ‘en vasat’ resepsiyondu. Gencay Gürün, Tan Sağtürk, Burak Kut, Sinan Özen, Metin Şentürk dışında kimseyi görmek mümkün olmadı. Salonda konuşacak pek kimse bulamayan Burak Kut ‘en yalnız’ şarkıcıydı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan her söylediğinden manşet çıkarma potansiyeline sahip gazeteciler karşısında ‘en tedirgin’ bürokrattı.

Yemekler, hele tatlılar muhteşemdi. En çok ilgiyi küçük sandviç ekmeklerinin arasına konulmuş Ankara döneri gördü. Baklavalar parmak ısırttıran cinstendi ve Erdoğan’ın popüler ettiği altın çileğin tazesi de ‘en cazip’ meyveydi.

En komik sohbet konusu ise karafatmalardı. Gazetecilerin Başbakan’a sözü dolandırarak sorma geleneği bozulmadı ve Çankaya’ya çıkma konusu köşkün mimarisi üzerinden soruldu. Başbakan mimariyi beğendiğini anlatırken, bu kez de ilk geldiğinde Başbakanlık’ı nasıl bulduğu soruldu. Başbakan’ın yanıtı şoke ediciydi: “Her tarafta karafatmalar cirit atıyordu”. Bunun üzerine bir gazeteci, “Ama orayı da Sayın Gül’den devraldınız” dedi. Başbakan “Burayı da Gül’den devralacaksınız” vurgusunu tekrar görmezden gelerek, “Ama o devraldığında da karafatmalar varmış” diye geçiştirdi.