Reyhanlı-Niğde-sarin gazı: Kim bu Heysem Topalca?

Reyhanlı-Niğde-sarin gazı: Kim bu Heysem Topalca?
Reyhanlı-Niğde-sarin gazı: Kim bu Heysem Topalca?
Heysem Topalca, Adana'daki sarin gazı davasında önce bırakıldı, şimdi de 12 yıl hapse mahkum edildi. Kamuoyu onun adını Türkmenlerin kurduğu bir tugayın komutanı olarak duydu. Oysa, Reyhanlı'dan Niğde'ye pek çok saldırının kilit ismi olarak adı geçiyordu.

RADİKAL - Adana'da görülen sarin gazı davasından karar çıktı. Yargılanan 5 Türk vatandaşı beraat ederken, o dönem tutuklanan ancak ilk duruşmada serbest bırakılan Suriyeli Heysem Topalca (Hytham Qassap) hakkında 12 yıl hapis cezası verildi. Ceza, terör örgütü üyeliğinden verilirken, kimsayal silah temin etme suçunun hazırlık aşamasında kaldığı belirtildi.

Böylece hem Türkiye'yi uluslararası arenada tartışma konusu haline getiren 'sarin davası' kapanırken, hem de Türkiye'deki pek çok saldırının ve Suriye'yesilah sevkıyatında kilit isim olduğu söylenen Heysem Topalca kayıplara karışmış oldu.

Peki kim bu Heysem Topalca?

'KAHRAMAN' OLARAK SUNULDU

Topalca'nın adı ilk kez Esad güçlerine karşı savaşan 'kahraman Türkmen' olarak duyuldu. O dönem basında yer alan haberlere göre Topalca; Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki Türkmenlerin kurmuş olduğu Bayır Bucak Türkmen Tugayı’nın bileşenlerinden El Huva Billa Taburu’nun lideri konumundaydı.

Topalca'nın o dönemde adının geçtiği bir diğer olay da Milliyet foto muhabiri Bünyamin Aygün'un kaçırılmasıydı. Aygün, röportaj yapmak için Suriye'ye gitti ve Heysem Topalca'yla buluştu. Topalca'nın kullandığı araçla ilerlerken önleri kesildi, kaçırıldılar. Aygün ve Topalca, 17 gün boyunca aynı hücrede tutuldular. 17 günün sonunda Topalca serbest bırakıldı. Pazarlıklar sonucu Aygün de daha sonra serbest kaldı.
Kamuoyuna bu bilgiler yansırken, Topalca'nın faaliyetlerinin ise aslında bambaşta olduğu çok daha sonra ortaya çıkacaktı. Topalca'nın Türkiye'deki kilit rolünü çözebilmek için bir dizi saldırıyı hatırlamak gerekiyor...

*Tarih 11 Mayıs 2013. Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde iki araçla bombalı saldırı oldu. Ve 53 kişi hayatını kaybetti. Henüz soruşturma yenhi başlamışken resmi yetkililer suçlunun Esad yanlıları olduğunu işaret etti.

*Bu saldırıdan 19 gün sonra, Adana ve Mersin'de El Nusra üyelerine yönelik düzenlendiği açıklanan operasyonda 5'i Türk, biri Suriye vatandaşı 6 kişinin 2 kilo sarin gazı ile yakalandığı haberleri düştü ajanslara. Ancak ilk resmi açıklamada maddenin sarin gazı olmadığını, antifriz olduğu açıklandı. İLk duruşmada 5 Türk vatandaşı serbest bırakıldı. Topalca ise bir sonraki duruşmada kendisinin ÖSO mensuplarına gıda ve insani yardım temin ettiğini ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Topalca'yı da serbest bıraktı.

*Soruşturmadaki tuhaflık bununla da sınırlı kalmadı. Ele geçirilen malzemenin laboratuvar sonuçları, herkes bırakıldıktan sonra geldi. Raporda ele geçirilen malzemelerin kimyasal silah üretmede kullanılabileceği, bu kişilerin de kimsayal silah elde etme girişiminde bulundukları belirtildi. Rapor iddianemeye girince savcılık, daha önce bırakılan Heysem Topalca hakkında yakalama kararı verdi. Ne var ki iş işten geçmişti...

*Türkiye Reyhanlı saldırısının şokunu daha atlamadan bu kez de Niğde'de IŞİD üyeleri 20 Mart 2014’te yol kontrolü yapan güvenlik güçlerine ateş açtı, bir sivil, bir polis ve bir asker hayatını kaybetti. Bir IŞİD üyesi yakalandı.

*Bombalı saldırılar sonraki yıllarda da devam etti. 2015'te HDP'nin Adana ve Mersin büroları, Diyarbakır mitingi bombalandı. Ve ardından Suruç, Ankara geldi...

BOMBALI SALDIRILARIN KİLİT İSMİ

Tüm bu olaylarla ilgili soruşturmalar sürerken Heysem Topalca'nın adı hiç gündeme gelmedi. Ta ki, Niğde'deki saldırıya dair davada saldırganlardan birinin kullandığı telefon kendi üzerine kayıtlı olduğu için yargılanan sanık Mehmet Aşkar'ın ifadesine kadar...
Sınırdan yasadışı yollarla Suriye’ye nasıl silah sevk edildiğini anlatan Aşkar, MİT’e çalıştığını söyleyen Heysem Topalca ile birlikte Yayladağı sınırında silah taşırken yakalandıklarını ama birkaç telefon görüşmesinden sonra bırakıldıklarını ve teslimatı gerçekleştirdiklerini söyler. Topalca da Niğde’deki saldırganları Suriye’ye geçiren kişi olarak da bu davanın zanlıları arasındadır. 

Hemen ardından Reyhanlı’daki saldırı davasında da Topalca’nın adı soruşturma dosyasına girer. İddianamede Jandarma Genel Komutalığı’nın 9 Haziran 2014 tarihli raporuna atıf yapılarak Topalca’nın Adana’da roket başlıkları ile birlikte yakalandığı, Suriye’den kaçak yollarla tarihi eser getirip Türkiye’de sattığı, El Kaide ve Nusra Cephesi’ne sürekli mühimmat temin ettiği, Reyhanlı’da patlayan araçları gönderen kişi olduğu belirtildi. Savcılık başka bir belgeye dayanarak Topalca’nın Adana’da ele geçirilen 931 adet havan mermisinin sahibi olarak yakalandığını ancak emniyet güçleri tarafından bırakıldığını, Reyhanlı saldırısını organize ettiğini ve ayrıca Cund el Şam örgütü ile ilişkisi olduğunu öne sürdü.

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nın raporuna göre de Topalca 2011-2014 arası Türkiye’ye tam 873 kez giriş çıkış yaptı.

Tüm bu bilgiler gıyabında hapis cezası verilen Topalca'nın aslında üç yıl boyunca herkesin gözü önünde faaliyet yürüttüğünü gösteriyor.