Roboski için sahadaki komutanlar da uyarmış: Bunlar terörist değil, kaçakçı

Roboski için sahadaki komutanlar da uyarmış: Bunlar terörist değil, kaçakçı
Roboski için sahadaki komutanlar da uyarmış: Bunlar terörist değil, kaçakçı
Roboski'de 34 sivilin hava bombardımanıyla öldürülmesine yol açan istihbarata ilişkin Genelkurmay'ın MİT'i suçlamasının ardından, dava dosyasına 'Tüm komutanların, grubun terörist olmadıklarına' dair verdikleri ifadeler de girdi. Bombardıman, sahadaki komutanların, 'gruptakiler kaçakçı' uyarılarına rağmen yapılmış.

RADİKAL - Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı Köyü'nde (Roboski) çoğunluğu çocuk 34 vatandaşın savaş uçaklarıyla bombalanıp öldürülmesiyle ilgili dava, bombardımandan önce ilgili tüm askeri birliklerin kanaatinin, "sınıra yaklaşan grubun terörist değil, kaçakçı olduğu”, buna karşın Genelkurmay’ın bombalama kararı verdiğini ortaya çıkardı.

Cumhuriyet gazetesinden Kemal Göktaş'ın haberine göre, İHA’yı (insansız hava aracı) kullanan yüzbaşı ile İHA Filo Komutanı, Sınır Tümen Komutanı, Jandarma Komanda Tugay Komutanı, 2. Ordu İstihbarat Komutanı’na kadar birçok subay, grubun kaçakçı olduğu yönünde üstlerini uyarmaya çalıştıklarını, ancak bombardımana karar verilince kendilerinin bilmediği önemli bir bilginin Genelkurmay’da olduğunu düşündüklerini belirten ifadeler verdi. Dosyadaki en trajik ifadelerden biri de grubun kaçakçı olduğunu düşünen İHA kullanıcısı subayın, savaş uçakları için hedefi lazerle işaretlemekle görevlendirildiğini anlatması oldu.

Cumhuriyet gazetesi, takipsizlik kararıyla kapatılan Roboski soruşturmasında yer alan tanık ve şüpheli ifadelerine ulaştı. Şimdiye kadar, sadece 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Komutanı Albay Aygün Eker’in Genelkurmay’ı grubun kaçakçı olabileceği yönünde uyardığı ortaya çıkmıştı. Gün yüzüne çıkan yeni ifadeler ise sadece Albay Eker’in değil, askeriyedeki genel kanaatin bu olduğunu ortaya koyuyor.

‘ÜZERİNE VAZİFE DEĞİL!’

Batman 2. İHA (İnsansız Hava Aracı) Filo Komutanlığı emrinde görev yapan Hava Pilot Kurmay Binbaşı Ali İhsan Şahin, 25 Kasım 2013’te Genelkurmay Askeri Savcılığı’nda tanık olarak verdiği ifadede, olay günü görüntülerde yük hayvanı ve insanlardan oluşan kalabalık bir grubun kuzeye doğru intikale başladıklarını gördüğünü ve grubun kaçakçıya benzediğini 2. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’ne (BHHM) telefonla bildirdiğini anlattı. Bu sırada odaya giren 14. İUS Üs Komutanı Albay Fidan Yüksel’in kendisine “üzerine vazife olmayan işlere karıştığını” belirterek kızdığını belirten Şahin, şöyle devam etti:

‘YANLIŞ YAPARSANIZ...’

“Bu görüşmeden yarım saat sonra telefonda görüştüğüm 2. BHHM Amiri Kurmay Albay Ahmet Kazdal’ın söylemlerinden ilerleyen saatlerde hava operasyonu düzenlenebileceği izlenimi edindim ve kendisine ‘Komutanım yanlış yaparsınız, bunlar kaçakçıya benziyor’ dedim. Kazdal Albay bana ‘Bir şey olacağı yok, izliyoruz’ dedi. Bu görüşmelerimiz gayri resmi olduğundan harekât odası ceridesine yazmadım.”

Olayda grubun hangi gerekçelerle terörist olarak vasıflandırıldığını ve hava taarruzuna ne şekilde karar verildiğini bilmediğini belirten Şahin, hava harekâtı konusunda karar verme yetkisinin Genelkurmay’da olduğunu, kendilerinin ise konu hakkında 2. BHHM ve 2. Ordu Komutanlığı ile görüştüklerini söyledi. Şahin “Normal şartlarda bir grubun terörist olup olmadığına ilişkin karar alınırken bölgeden sorumlu tüm birlik komutanlarından görüş alınması gerekir. Neticede tüm görüşmeler sonrası alınan kararın icrası için emir verilmesi gerekir. Somut olayda sorumlu birlikler ile karar organları arasında bir koordinesizlik yaşanmış olabileceğini düşünüyorum” dedi.

‘İLK BİLGİ ABD 'DEN’

Şahin, hava harekâtına yönelik istihbaratlar konusunda da daha önce gündeme getirilen önemli bir iddiayı ifadesinde dile getirdi:

“Emin olmamakla birlikte görüntülerin ilk tespit edildiği bölgede bir hareketlilik olduğu bilgisinin Irak’ın kuzeyinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri’nin predatör İHA’sı tarafından Türk makamlarına bildirildiğini, bu bilgi üzerine sorumlu birliklerin tamamının görüntüyü izlemeye başladığını biliyorum, bu bilgim duyuma dayalıdır. Kim ya da kimlerden duyduğumu hatırlamıyorum. Buna ilişkin bilgi predatör faaliyetlerini takip eden Genelkurmay Karargâhı’nda olsa gerek.”

HAREKAT ŞUBESİ: KAÇAKÇILAR

Şahin’in telefonla arayarak grubun kaçakçı olduğunu bildirdiğini teyit eden Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Şubesi’nde Harp Subayı olarak görev yapan Binbaşı İsmail Gökhan Humalı da ifadesinde “2. İHA Filo Komutanı Ali İhsan Şahin telefonla aradı. Hedeftekilerin terörist olmayabileceğini ve yapılması planlanan hava taarruzundan haberdar olduğunu söyledi. Telefonla konuşurken yanımda olan 2. BHHM amiri Albay Ahmet Kazdal’a, Ali İhsan Binbaşı’nın söylediklerini aktardım. Ahmet Kazdal Albay herhangi bir girişimde bulundu mu bilmiyorum” dedi.

KAZDAL: HATIRLAMIYORUM

2. BHHM Amiri Kurmay Albay Ahmet Kazdal da Batman İHO Filo Komutanlığı ile yaptığı görüşmelerden sonra gruptakilerin kaçakçı olduğuna dair kanaatleri olduğunu belirterek bu kanaatin hava taarruzuna karar verilmeden önce kendisine iletildiğini kabul etti. Kazdal, hava taarruzuna karar verildikten sonra da grubun kaçakçı olduğuna ilişkin kanaatinin devam ettiğini belirterek “2. Ordu Komutanlığı ile ya da üst komutanlıklarla yeniden mutabakata varılması için görüşme yapılması talebinin iletilip iletilmediğini hatırlamıyorum. Bu tür bir talep iletilmişse de bu talebi karşılayıp üst makamlarla görüşme yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum” dedi.

Kazdal, hava taarruzu için emir geldikten sonra bunu “askeri hiyerarşiye aykırı olacağı için” tartışmadıklarını da söyledi.

‘TERÖRİSTE BENZEMİYORLARDI’

Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komanda Tugay Komutanı Tuğgeneral Niyazi Erhan Patır da Genelkurmay Askeri Savcılığı’na verdiği ifadede İHA’nın aktardığı görüntülerdeki kişilerin kaçakçı olduklarını değerlendirdiklerini belirterek, görüntüleri izlerken Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük’ün de grubun kaçakçı olduğu görüşünü paylaştığını ve “terörist olmaları halinde aydınlatma mermilerini ve top atışlarını fark edince dağılmaları” gerektiğini söylediğini aktardı. Patır, görüntülerle ilgili konuşmalar devam ederken uçakların grubu bombaladığını gördüklerini anlatarak “Tümen Komutanı ve ben şaşırdık. Çünkü harekât merkezindeki genel kanaat ısı kaynaklarının kaçakçılara ait olma ihtimalinin daha yüksek olduğu yönünde idi” dedi. Patır, süreç boyunca üst komutanlıkların sınıra yaklaşan grubun Tümen Komutanlığı’nca nasıl değerlendirildiğini sorduklarını da hatırlamadığını söyledi. Patır, Tümen Komutanı Bölük’ün bombalamadan sonra “kendisince bilinmeyen önemli bir sebebe binaen bombalamanın gerçekleşmiş olabileceğini söylediğini” belirtti.

İHA’yı kullanan Yüzbaşı: Kaçakçıydılar

2. İHA Filo Komutanlığı’nda “uçucu” olarak görev yapan ve olay günü İHA’yı kontrol eden Yüzbaşı Duran İspir de baştan itibaren görüntülerdeki kişilerin kaçakçı olduğunu değerlendirdiğini söyledi. İspir, 27 Kasım 2013’te askeri savcılığa verdiği ifadede, görüntülerdeki kişilerin yol boyunca İHA alçak irtifada uçtuğundan sesini duymuş olmaları gerekirken düzenlerinde bir değişiklik olmadığını belirterek “Bu durum klasik terörist harekât tarzıyla uyuşmuyordu. Teröristler İHA sesi duyduklarında ya hareket etmeden beklerler ya da ısılarının algılanmasını engelleyecek yerlere saklanırlar” dedi. Yaklaşan gruba top atışı yapılmasına da “geçmişteki tecrübelerime binaen güvenilir olmadığı, kötü sonuçlar doğurabileceği” gerekçesiyle karşı çıktığını ve bunu Filo Komutanı Binbaşı Şahin’le de paylaştığını söyleyen İspir, “Nihayetinde bizden grubun lazerle işaretlenmesini istendi. İşaretlemeyi yaptım. Uçaklar taarruzlarını gerçekleştirdiler” dedi.

İstihbarat Komutanı Eker de uyarmıştı

Dönemin 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Albay Aygün Eker’in, İHA’ların geçtiği görüntülerdeki kişilerin “kaçakçı olduğu” yönündeki değerlendirmelerini üstleriyle paylaştığı daha önce ortaya çıkmıştı. Eker, 2. Ordu’nun da son ana kadar grubu sınırı geçtikten sonra yakalamak için hazırlık yaptığını söylemişti. Genelkurmay’ın hava harekâtına karar verildiğini 2. Ordu Komutanlığı’na iletmesinden sonra 2. Ordu Komutanı Servet Yörük’e kararın yanlış olduğunu ve sonuçlarının vahim olacağını söylediğini belirten Albay Eker, Ordu Komutanı’nın “Genelkurmay’ın elinde kesin bilgiler olmasa bu kararı vermez” dediğini anlatmıştı. Eker, ayrıca Genelkurmay’ın 2. Ordu’ya danışmadan hava harekâtı kararı almasını yadırgadıklarını da belirterek “Çünkü önceki tecrübelerimizde bu tür bir operasyon kararı alındığında Ordu’ya danışılmaması gibi bir durum genellikle olmamıştı” demişti.

Yzb. Pakkan: Vicdani kanaatimi bildirdim

İHA Filo Komutanlığı’nda görev yapan Yüzbaşı Baha Pakkan da görüntüleri izleyince gelenlerin kaçakçı olduğunu düşündüğünü ve top atışı yapılmaması için 2. İHA Filo Komutanlığı’nı iki kez telefonla uyardığını söyledi. Pakkan, askeri savcılıktaki ifadesinde “Bu husus benim yetkime girmemekle birlikte vicdani kanaatimi, bağlı olduğum komutanlığa ilettim” dedi. Pakkan, kendisinin ilettiği kanaatin üst komutanlıklarla paylaşılıp paylaşılmadığını bilmediğini söyledi.