@ismailsaymaz

Sabri Uzun: OdaTV davasında tutuklanmayacağımı üç ay önce öğrendim

Sabri Uzun: OdaTV davasında tutuklanmayacağımı üç ay önce öğrendim
Sabri Uzun: OdaTV davasında tutuklanmayacağımı üç ay önce öğrendim
Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun yeni kitabı 'İn'de 'cemaat'i yazdı. Radikal'e konuşan Uzun, "OdaTV davasında tutuklanmayacağımı davadan üç ay önce bana söylediler" dedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’dan sonra eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun da ‘cemaat’i yazdı. Uzun, ‘ Kırmızı Kedi’ yayınlarından çıkacak ‘İn’ adlı kitabında, OdaTV davasında tutuklanmak üzereyken son anda bundan vazgeçildiğini ve bu bilginin kendisine dava açılmadan üç ay önce bir emniyet görevlisi tarafından bildirildiğini dile getiriyor.  Radikal'e konuşan Sabri Uzun kendi telefonunun, intihar ettiği iddia edilen eski Emniyet Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay’la aynı gün dinlemeye alındığını belirterek, “ O beni başka bir yere götürüyor” dedi. 

'SON ANDA VAZGEÇTİLER'

Memuriyet hayatı boyunca yaşadıklarının tümünü not aldığını ve notları ve elindeki dokümanları da kitaplaştırmaya karar verdiğini söyleyen eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, “2007’den sonra bu cemaat entrikasını ve düzenbazlığını, benim yaşadım olaylarla ters düşen boyutlarını da not alıyordum. Bir kültür ve hafıza bilgi oluşsun istedim. Bu tür entrikalar bir daha yaşanmasın diye düşüncelerimi yazdım” diye konuştu. OdaTV soruşturması kapsamında tutuklanacakken son anda bundan vazgeçildiğini ileri süren Uzun, bu bilginin de dava açılmadan üç ay önce bir emniyet görevlisi tarafından kendisine ulaştırıldığını ifade ederek, şunları anlattı: “Kitabın içerisinde, beni neden tutuklanmadığım da var. Savcı iddianameyi açıklamadan üç ay önce o iddianamede adımın geçmeyeceğini öğrenmiştim. ‘Sanık, tanık veya müşteki her ad olursa olsun, senin adın geçmeyecek’ diye bana haber gönderdiler. Emniyet içerisinden geldi bu bilgi. Ben ‘cemaat’ demiyorum. Bana ‘cemaat’ adına değil, şahıs olarak haber gönderdi. Kitabımda, haber gönderenin ön ismini yazdım. Ben o dosyaya girseydim çok memnun olurdum. Beni beş defa Ergenekon, Balyoz ve OdaTV davalarında tanık gösterdiler. Beşinden de çağırmadılar. Beş ayrı mahkemenin de üzerinde ‘Bu adamı çağırmayın’ diyen bir otorite olması lazım. (Cezaevine girmek için) Benim 2011’den beri valizim hazır, hala daha duruyor.”