Safranın geni korumada

Anadolu kökenli olduğu bilinen ve Eski Yunan, Roma ve Mısır uygarlıkları döneminden beri altınla eşdeğer tutulan bir bitki safran. Osmanlı döneminde de topraklarımızda yoğun bir şekilde tarımı yapılan bu değerli bitkinin Türkiye'de, şimdilerde nesli tükenmeye yüz tuttu.
Haber: MELİS DABAĞOĞLU / Arşivi

İSTANBUL - Anadolu kökenli olduğu bilinen ve Eski Yunan, Roma ve Mısır uygarlıkları döneminden beri altınla eşdeğer tutulan bir bitki safran. Osmanlı döneminde de topraklarımızda yoğun bir şekilde tarımı yapılan bu değerli bitkinin Türkiye'de, şimdilerde nesli tükenmeye yüz tuttu. Yapı Kredi Emeklilik sponsorluğunda, TEMA ortaklığında ve Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi desteğiyle geçen yıl başlatılan 'Safran Bitkisinin Gen Kaynaklarının Korunması ve Tarımının Yeniden Yaygınlaştırılması' adlı pilot projede, Şanlıurfa'da safran tarımının canlandırılması ve bölgede alternatif tarım imkânlarının yaratılması amaçlanıyor.
Mezrada üretiliyor
Harran Ovası'nda, Kuruyer Köyü'nün Çütlük mezrasında 800 metrekarelik bir alana ekilen safran çiçekleri, geçtiğimiz günlerde ikinci kez açtı. Projenin amaçlarından biri de; GAP bölgesindeki tek tip tarımın olumsuzluklarını azaltıp toprağın verimini artırmak ve çiftçilerin alternatif tarım imkânlarıyla gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlamak. Şu an Harran Ovası'nda sadece pamuk ve buğday ekiliyor. Atatürk Barajı sayesinde rahatlıkla sulama yapılabilen tarlalarda, özellikle pamuk bol sulama istediği için toprakta mineral kaybına ve tuzlanmaya neden oluyor. Bu nedenle bölgede daha az sulama gerektiren ve ekonomik değeri daha yüksek, safran gibi tarım bitkilerine ihtiyaç var.
İhraç ediyorduk
19. yüzyıla kadar Anadolu'nun birçok yöresinde üretilen safran bitkisi, bugün sadece Safranbolu, Şanlıurfa ve Kastamonu'da 4-5 dönümlük bir alanda üretiliyor. Birinci Dünya Savaşı'ndan önce Osmanlı'nın İngiltere'ye 10 tona yakın safran ihraç ettiği biliniyor. Ancak bugün Türkiye safranı ithal etmek durumunda.
Safran yalnızca pilav, zerde gibi yemekleri tatlandırıp renklendirmekte kullanılan bir baharat değil. Kendi ağırlığının 100 bin katını boyayabilen bir madde olduğundan tekstil ve boyama sanayisinde; parfüm, sabun gibi ürünlerin yapımı için kozmetik sanayisinde ve ilaç üretiminde kullanılıyor. Kanser tedavisi araştırmalarında, farelerin ömrünü uzattığı tespit edilmiş. Yemeklerde baharat olarak kullanıldığında kan dolaşımını artırıyor, beyni dinlendiriyor ve zindelik kazandırıyor.
150 bin çiçekten 1 kilo
Peki safran niye bu kadar değerli? Bu bitkinin aslında doğada pek çok cinsi, bu cinslerin de alt türleri bulunuyor. Ekonomik değeri olan türüne Crocus Sativus deniliyor ve bu türün bulunup üretiminin yapılması zahmetli bir iş. Bir dekar safran ekimi için 250-300 kg. safran soğanına ihtiyaç var. Bir dekardan 150-160 bin arası safran çiçeği alınıyor. Bu çiçeklerden de ortalama bir kilo safran elde ediliyor. Çünkü sadece çiçeğin orta kısmında yer alan, tepecik denilen ve çok küçük bir otu andıran bölümü toplanıyor. Bir gram safran için ise 150 tane tepecik elde etmek gerekiyor.
Safranın tarımı da incelikli ve zahmetli bir işçilik gerektiriyor. Bu nedenle safran üretimi yapacak çiftçilerin eğitim alması gerekli. Üretim için gereken safran soğanının temini de çok zor. Devlet pamuk üretimi için çiftçiye mali destek sağlarken safran soğanı temini için destek vermiyor.
Gramla satılan safranın bir gramının Türkiye'deki perakende fiyatı ortalama 3.5 milyon lira.
Safran projesiyle Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) ile Birleşmiş Milletler'den bir ödül alan Yapı Kredi Emeklilik, Çütlük mezrasındaki köylülerin sağlık, eğitim gibi alanlarda yaşam standartlarını yükseltmeye çalışıyor.
Dünyada 70 cinsi 1800 türü var
Safran, soğanla üreyen bir bitki. Toprak üstü kısmı bir yıllık. Toprak altındaki soğan kısmı üç yıl süresince yeni soğanlar oluşturur. Yeni ekilen soğan çiçek verir ve gelecek yılın soğanını oluşturur.
Safranın dünyada 70 cinsi ve 1800 türü var. Türkiye'de ise bir adet cins ve 40 adet türü saptanmış. Bu türler arasında sadece 'Crocus Sativus'un tarımı yapılıyor.
Osmanlı döneminde en kaliteli safran üretimi Şanlıurfa'da yapılıyordu.
Karabük'ün Safranbolu ilçesi ile Mardin'deki Darülzaferan Manastırı ismini safrandan almış. Bir rivayete göre manastırın duvar harcında safran kullanılmış.
ABD'de safranın 1 gramı 7-8 dolar. Bu ülkede safran satışı market reyonlarında yapılmıyor. Safran market yöneticisinin ofisindeki kasada saklanıyor. Müşteri peşin ödemeyi yapıp safranı alıyor, kredi kartı kabul edilmiyor.
En büyük safran üreticisi olan İran, tüketimde de yılda 49 tonla başı çekiyor. Suudi Arabistan 39 ton ithal ediyor. Fransa, İtalya, İsveç, Finlandiya ve Hong Kong'da ithalat 5-11 ton arasında.