Sağ çıkmaları mucize olurdu...

Sağ çıkmaları mucize olurdu...
Sağ çıkmaları mucize olurdu...

Kapısı içeriden açılmayan ve servis niyetine kullanılan nakliye aracı, yedi kadın işçiye mezar oldu. İşçilerin arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.

Yedi kadın işçi, 'servis' diye bindirildikleri nakliye aracında boğuldu

İSTANBUL - Nebahat Salkım, Nuriye Taş, Bircan Karataş, Özden Binal, Fikriye Özen, Altın Yüksek ve Mevide Kırcı... Onlar Halkalı Pameks Tekstil fabrikasının işçileriydi. Her gün olduğu gibi dün fabrikanın ‘servis aracı’ diye tahsis ettiği, beyaz bir araca bindiler. Fabrikanın ‘servis aracı’ dediği aslında insan taşımanın yasak olduğu bir nakliye arabasıydı. Önde iki kapısı vardı. Aracın diğer kapağı arkadaydı ve dışarıdan açılıyordu. Kadın işçiler işte bu arka kısımdaydı. Araç fabrika önüne geldiğinde içinde 10 kişi vardı. Şoförle birlikte üç kişi önde oturmuştu, diğer kadınlar arkadaydı. Birden azgın sel suları aracın etrafını sardı. Görgü tanıklarına göre, suların boyu neredeyse aracı aşıyordu. Önde oturanlar kapıları açıp, çıktı. Arka taraftaki kadınlarınsa çıkışı mümkün değildi.  Onlar, selin Halkalı’daki yedi kurbanıydı.
Yaşamını yitiren kadınlardan biri tekstil fabrikasında çaycı olarak Naciye Karadeniz’di. Çocuklarını okutabilmek için üç yıldır çalışıyordu.
19 yaşındaki Özlem Ünal ise iki yıldır modelistlik stajı yapıyordu ve annesi Nezihe Ünal ile aynı işyerinde çalıyordu. Sabah annesi dişçiye gidecekti. Kızı Özlem’e yağmur nedeniyle işe gitmemesini söylemişti. Ancak Özlem ısrar edince annesi “Tamam o zaman şemsiyeni unutma” diye uyarıda bulunmuştu. Annesi dişçiye gidip kurtulurken genç kız yaşamını yitirdi.
21 yaşındaki Bircan Karataş ise ailesiyle beş yıl önce Ardahan’dan İstanbul’a geldi. Sağlık Lisesi’ni kazanınca ailesi çok sevinmişti. Ancak maddi durumları iyi değildi. Bircan Karataş, ekonomik durumu nedeniyle ‘açık lisede’ okumaya karar verdi. Dört yıldır modelist olarak çalışıyordu. Bircan Karataş’ın en büyük hayali görme özürlü olan babası ve dört kardeşine ev almaktı. Ancak bu hayaline yaklaşamadan nakliye arabasının arkasında gencecik yaşamı son buldu.

Kurtarayım derken...
31 yaşındaki Nuriye Can ise bir çocuk annesiydi.  Şoför kapıyı açtığında ön taraftan çıkabilen Can, hemen yakındaki bir inşaata tırmandı. Ardından da cep telefonuyla sel bölgesine yakın oturan kız kardeşini aradı. Onların iyi olduğunu öğrenince biraz rahatladı. Ancak aşağıya baktığında arkadaşlarından birinin sularla mücadele ettiğini gördü. Hemen aşağı inip onu kurtarmaya çalıştıysa da ne kendini ne de arkadaşını kurtarabildi.
31 yaşındaki üç çocuk annesi  Nebabat Salkım ise uzun süre iş aradıktan sonra bu firmada iş bulmuştu. Tek istediği çocuklarının okul masraflarını karşılayabilmekti.

‘Suyun içinde kayboldu’
Fabrika önünde bekleyenler gördüklerine inanamıyordu. Fabrika çalışanlarından biri “Bekçi şoförü uyarmıştı. Şoför bahçe içine girmeseydi. Araba girer girmez suyun içinde kayboldu. Hepimiz şoke olduk” dedi.
Başka bir tanığın anlattığına göre ön kapıdan çıkan kadınlardan birini kurtarmak için ip atıldı. Kadın ipi zorlukla tutup kurtarılabildi.