Sakık: Tahliye olursam askere gideceğim

Sakık: Tahliye olursam askere gideceğim
Sakık: Tahliye olursam askere gideceğim
Ergenekon davasında Şemdin Sakık'tan yine ilginç açıklamalar geldi: Yaptığım hizmetleri ya bilmiyorlar ya da vicdansızca inkar ediyorlar. 15 yıl sonra tahliye olursam askerlik yapacağım.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

İSTANBUL - Sakık, Ergenekon davasının 256. duruşmasında Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını yanıtlamadan önce mahkeme başkanından müsaade isteyerek açıklama yaptı. Sakık, yaptığı açıklamada İlker Başbuğ'un 'terörist tanık, asker sanık' açıklamasına sert yanıt verdi. Sakık, ''yaptığım hizmetleri ya bilmiyorlar yada vicdansızca inkar ediyorlar'' diyerek, şu ifadeleri kullandı:

'TÜRKİYE ORDUSUNA HEP SAYGI DUYDUM'
15 Yıldır kaldığım cezaevinde 15 kitabım yayınlandı. Bu mahkemede terörist tanıklık etmemeli diyenlerin sözü havada kalıyor. Ben PKK 'nın elinden gençleri kurtarmak için uğraştım. Ben savaşçı doğmadım. 12 Eylül beni şiddete itti. Bir ordunun gücü cephede belli olur. Türkiye ordusunun ne kadar güçlü olduğunu ben orda gördüm. Cephede Türkiye ordusuna hep saygı duydum.

'TAHLİYE OLUNCA ASKERLİK YAPACAĞIM'
15 Yıl sonra da tahliye olduğumda çürük raporu alma hakkım bulunmasına, bedelli askerlik yapma imkanına sahip olmama rağmen sembolik olarak da olsa askerlik yapacağım. Kürt gençliğine Türkiye ordusu sizin de ordunuzdur, askerlik yapın mesajı vereceğim.

'ORDU ÖNCE KENDİ SİLAH ARKADAŞLARININ DURUMUNU İNCELEMELİ'
1993'teki felaketten esas zarar gören ordunun kendisiydi. Bunun ortaya çıkarılmasını istemek orduya hizmettir, orduyu yıpratmak değil. Bu karargahtakiler benden önce kendileri silah arkadaşlarının durumunu incelemelilerdi. Oysa onlar bunu gizlediler. Benim ifade vermem karanlık noktaların aydınlatılması isteğidir. Başka hiçbir niyetim yoktur. Eğer Balyoz, Ergenekon ve KCK davaları olmasaydı bugün kan oluk oluk akacaktı. Ben hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum.

ÖCALAN'IN ÇIKARILIŞI BENİM PLANIM
Sakık, Öcalan’ın Şam’dan çıkarılışı sürecine ilişkin şunları anlattı: “Sorguda benden bana ekmek veren köylülerin, çobanların isimlerini sordular, bunu reddettim. ‘Şiddeti bitirmek istiyorsanız Abdullah Öcalan’ı Şam’dan çıkartın’ dedim. ‘Nasıl’ dediler. Ben ‘Birkaç taburu, Hatay sınırına yığın. Bir komutan uyarı yapsın. Bu uyarıya cevap vermezlerse bir iki obüs sallayın. Hafız, Öcalan’ı çıkarır’ dedim. ‘Nereden biliyorsun’ dediler. Hafız Esad’ın ‘Artık Öcalan boğazımıza takılı bir jilet. Ne çıkarabiliyoruz, ne de yutabiliyoruz’ sözünü hatırlattım. Bu değerlendirme üzerine komutan Atilla Ateş bir konuşma yaptı. Abdullah Öcalan Şam’dan çıkarıldı.”


KÜRT SORUNU OSLO İLE ÇÖZÜLMEZ

Sakık, Kürt sorununa ilişkin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’a “Kürt şiddeti ne İmralı ne Oslo ile çözülemez. Askerle de çözülebilecek sorun değil. Dağdakilerin inmesiyle Kürt şiddeti çözülür. Kürt sorunu ise başka bir şeydir”’ şeklinde mektup yazdığını ifade etti.


AĞZIMDAN YALAN ÇIKMAYACAK


Şemdin Sakık, davada tutuksuz yargılanan emekli orgeneral Tuncer Kılınç’ın ' Sakık dürüst adamdır' şeklindeki sözlerine dikkat çekerek “Söz veriyorum ağzımdan tek bir yalan söz çıkmayacak” diye konuştu.Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in “1993’te 12 Eylül’den bile kanlı bir darbe yapıldı” sözlerini açıklamasını istemesi üzerine Sakık “Darbe suçu öyle yumuşatıldı ki yumuşatıldığını ifade eden Sakık, Yalçın Küçük’ün “Benimle hiç karşılaştınız mı” sorusu üzerine “Evet, Şam’da Türkçe eğitim okulunda karşılaştık, bir süre sohbet ettik” dedi.


YALÇIN KÜÇÜK: NE ÖCALAN VARDI NE SAKIK

Yalçın Küçük ise “Şam’da tutuklu olduğunuz zaman özel izin alarak görüştük” dedi. Bunun üzerine Başkan Özese, kim tarafından nerede tutuklu olduğunu sordu. Şemdin Sakık, 1996 yılında örgüt göreviyle gittiği Şırnak’ta örgüt tarafından tutuklanıp Şam’a götürüldüğünü, 2 yıl mezar gibi bir mağarada tutulduğunu anlattı. Şam’da da bir süre örgütün tutuklusu olarak kaldığını anlatan Sakık “Daha sonra beni Hatay’a gönderdiler. Aslında öldüreceklerdi. KDP’ye teslim oldum. 12 Nisan 1998’de Türkiye’ye getirildim” diye konuştu. Yalçın Küçük, Aralık 1970 tarihinde yayınlanan Emek adlı dergiyi göstererek “Burada Kürtlerin hakları üzerine yazım var. Ben bu konular üzerine yazarken en Abdullah Öcalan vardı, ne de Şemdin Sakık. Benim ne PKK’ye ne de Abdullah Öcalan’a ihtiyacım var” dedi. Yalçın Küçük, şöyle devam etti: “Şam’da Türk devletinin Abdullah Öcalan’a yönelik bombalı saldırıyı Yalçın Küçük haber verdi” iddiasına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Benim bu saldırıdan haberim yok. Kimseye de bir şey bildirmedim. 1995 yılı seçimlerinden önce Tansu Çiller, Öcalan’ı getirip kafes içinde gezdirmek istiyordu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve diğerleri bunu bana söylediler. Devlet benden bunu bildirmemi istedi. Ben de Paris’te bir kahveye giderek yüksek sesle söyledim.” Yalçın Küçük, Şemdin Sakık’ın “Öcalan 1993’te Şam’dan çıkarılınca Türkiye’ye döndü” iddiasına ilişkin “Ben hapishaneye göndüm. Kemal Bey’e ‘gel birlikte dönelim’ dedim” şeklinde açıklamada bulundu.


PERİNÇEK DURUŞMAYA KATILACAK

Ergenekon Davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklardan Doğu Perinçek'in mahkeme salonundaki uygunsuz tavırlarını gerekçe göstererek daha önce Perinçek'in duruşmalardan esas hakkındaki savunmasına kadar men edilmesine karar vermişti. Bugün ise mahkeme, Perinçek'in Sakık'a soru sorabilmesi için duruşmaya girme talebinde bulunması üzerine, mahkeme heyeti Perinçek'in talebini kabul etti.