Sakine Cansız öldürülmeseydi ne anlatacaktı?

Sakine Cansız öldürülmeseydi ne anlatacaktı?
Sakine Cansız öldürülmeseydi ne anlatacaktı?
12 Eylül döneminde 10 yıl Diyarbakır Cezaevi'nde hapis yatan Hasan Hayri Aslan, PKK'nın kurucularından olan ve Paris'te 9 Ocak 2013'te suikaste uğrayan Sakine Cansız'la ölümünden 5-6 önce Almanya'da yaptığı çarpıcı bir anekdotu paylaştı. Aslan'ın anlatımı, Paris suikastiyle ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

RADİKAL - Almanya’da yaşamını sürdüren Hasan Hayri Aslan, “Diyarbakır 5 No’lu Cehenneminde Ölümden de Öte” adlı kitabında oldukça çarpıcı bilgilere yer verdi. Kitapta o dönem, cezaevinde yaşanan ağır işkenceler ve olaylar yer alırken, Paris’te uğradığı suikastte öldürülen PKK’nın kurucularından Sakine Cansız’la ilgili çarpıcı bir bilgi de paylaşıldı.

‘TEDİRGİN OLAN SAKİNE CANSIZ BİR ŞEYLER ANLATMAK İSTİYOR GİBİYDİ’

CNNTÜRK’ten Murat Aydın, söz konusu kitapta, Sakine Cansız’la ilgili olan bölümü şöyle haberleştirdi:

“Cezaevinde zaman zaman ismini duyduklarını belirten Hasan Hüseyin Aslan, Paris’te katledilmeden 5-6 ay önce Hamburg’ta Sakine Cansız’ın talebi üzerine görüştüklerini belirterek şu anısını anlatır: Bir kafeteryada görüştük, yanında tanımadığım bir kaç arkadaşı daha vardı.

Bir şeyler anlatmak istiyor gibi bir hali vardı, ama bir türlü esas konuya giremeden cezaevi anılarına dalıp gittik ve harekat saatim gelip çattı. ‘Başka bir zaman daha uygun bir süre ve yerde görüşmek dileğiyle’ beni yolcu ettiler.

Cansız, daha sonra Paris’te katledildi. Bu olaydan sonra Hamburg görüşmesindeki tedirginliği bende daha derin bir anlam kazanmıştı.

Sahi ne konuşmak istiyordu, kendisini tehlike altında mı hissetmişti?”

NE OLMUŞTU?

Sakine Cansız 9 Ocak 2013’te Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’le birlikte Paris’teki “Kürdistan Enformasyon Bürosu”nda susturuculu silahla başından vurularak öldürülmüştü.

Cinayetlerden kısa süre sonra Paris Cumhuriyet Savcısı François Molins, suikastin zanlısı olarak Ömer Güney’in gözaltına alındığını duyurmuştu. Güney’in zaman zaman Ankara’ya geldiği ortaya çıkmış ve istihbaratçılarla ilişkili olduğu öne sürülmüştü.