Saldırıda 14 bomba

Yakacık'taki mason derneğinde garson Hüseyin Kurugöl'ü öldüren canlı bombalar, 14 bombadan dördünü patlatmış. Saldırganlar binayı yakmak da istemiş.

İSTANBUL - Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın Yakacık'taki şubesine önceki gece düzenlenen bombalı saldırıyla ilgili soruşturma sürüyor. El yapımı boru tipi bombaların kullanıldığı saldırıda, patlayıcılarda birbirine bağlı bir düzenek bulunmaması büyük bir faciayı önlemiş oldu.
Vücutlarına sarılı 14 bombadan sadece dördünü patlatabilen saldırganların yanlarında getirdikleri dört plastik şişe içindeki benzinle de binayı yakmak istedikleri ancak bunu başaramadıkları anlaşıldı. Saldırıda yaralanan ve hastanede tedavisi süren saldırgan ismini Abdullah İslam olarak bildirdi. Ancak bu Emniyet birimlerince teyit edilmedi.
Yüzünden vurdular
Kartal Yakacık Caddesi Koruyolu Sokak'taki İngiliz Köşkü'nde bulunan 'Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Yakacık Şubesi'ne önceki gece saat 22.10 sıralarında iki saldırgan geldi. Tabancayla 54 yaşındaki güvenlik görevlisi Mehmet Lamba'yı yüzünden vuran teröristler daha sonra bahçede restoran olarak kullanılan ve toplantı yapılan bölüme ilerledi. Restorana pencereden kurşun yağdıran teröristler daha sonra tekbir getirerek içeriye girdi. Garsonların müdahale etmek istediği ve kimliği henüz belirlenemeyen teröristlerden biri üzerindeki bombayı patlattı. Restorandakiler kaçışırken ikinci saldırgan bombaları patlattı.
Saldırıda ilk bombayı patlatan terörist ile garsonlardan 46 yaşındaki Hüseyin Kurugöl olay yerinde hayatını kaybederken, ön masalarda oturan Ömer Aksu, Bilgehan Bilgen, Kadir Dabbagoğlu, Bedri Sevim ve adının Abdullah İslam olduğunu söyleyen diğer saldırgan da yaralandı.
Yaralı terörist uyutuluyor
Yaralılar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, ölenlerin cenazeleri de aynı hastanenin morguna kaldırıldı. Güvenlik görevlisi Lamba ile Bilgen'in durumları ciddiyetini koruyor. Sol kolu ve sağ eli kopan, karnı parçalanan yaralı saldırgan ameliyatın ardından yoğun bakımda uyutuluyor.
'Kasımdan farklı'
Saldırının ardından olay yerine gelen İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah incelemelerde bulundu. Vali Güler, "İstanbul'da 15 ve 20 Kasım'da gerçekleştirilen saldırılarla ilgisi olduğunu düşünmüyorum" dedi.
Dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir süre Cerrah ile görüşen Güler olayda dört adet bombanın parçalandığının tespit edildiğini belirterek,
"10 adet bomba ise patlamamış halde bulundu. Bombalar boru tipi ve el yapımı. Ayrıca olay yerinde benzin dolu 1.5 litrelik dört adet pet şişe bulundu. Bunlardan biri yakılmaya de çalışılmış, ancak başarılı olunamamış" diye konuştu.
Saldırıyı 'terör eylemi' olarak değerlendiren İstanbul DGM Savcılığı soruşturma başlattı.
Ek tedbir 'istenmemiş'
Öte yandan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, olay yerinde yaptıkları incelemelerde 7.65 milimetre çapında iki adet tabanca ve mermi çekirdekleri bulundu. Yapılan incelemede silahların daha önce başka bir olayda kullanılmadığı belirlendi.
Sinagoglara yönelik saldırılardan sonra dernek binasında güvenlik önlemi alındığını ifade eden polis yetkilileri, bir süre sonra dernek yetkililerinin kendi güvenlik görevlileri olduğu ve ek tedbire gerek bulunmadığını bildirmeleri üzerine polis önleminin kaldırıldığını kaydetti.



Bombalar maytaptan...
İntihar saldırısı düzenleyen iki saldırganın, olayda kullandıkları boru tipi bombaları maytaptan imal ettikleri belirlendi. Ankara'dan gelip olay yerindeki bomba kalıntılarını inceleyen Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığı'ndan uzman ekip, saldırganların boru tipi bombaları maytaptan imal ettiklerini saptadı. Saldırganların, maytaplarda kullanılan patlayıcı maddeyi boruların içine, boruları da avcı yeleklerinin ceplerine yerleştirdikleri belirlendi. Saldırganlardan alınan parmak izleri Emniyet arşivindeki parmakizleriyle karşılaştırıldı, sabıka kaydına rastlanamadı. Eylemi 'amatörce' bulan polis, saldırının ya örgüt bağlantısı olmayan iki gönüllü tarafından ya da Kaide bağlantılı yeni bir oluşum tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini düşünüyor.


Emekli olmuştu ama...
46 yaşındaki garson Hüseyin Kurugöl, Sivas'tan İstanbul'a 25 yıl önce göç etmişti. Önce çay bahçelerinde, sonra küçük lokantalarda çalıştı. İki yıl önce emekli oldu. İki oğlu ve bir kızı olan Kurugöl, geçimini sağlamak için 1.5 yıl önce evinin yakınlarındaki Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği Yakacık Şubesi'nde yevmiye karşılığı çalışmaya başlamıştı.


'Büyük Loca'nın 90 yıllık geçmişi var
Kendilerini 'ulusal bir temel üzerinde Büyük Localar olarak organize olmuş, insanı ve insanlığı seven, akıl ve hikmetin peşinden giden dernekler' olarak tanımlayan Masonların Türkiye'deki tarihi 90 yıl öncesine dek uzanıyor. Ancak Mason locasının asıl gelişimi 70'li yıllarda başlıyor. 14 Kasım 1970'te Türkiye Büyük Locası Tüzüğü tanzim edildi. 1973'te Dernekler Yasası'nda yapılan değişiklikle 'Türkiye' kelimesi kaldırılarak yerine Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası kullanılmaya başlandı. Bugün 'Muntazam Türkiye Masonluğu' denince 'Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası' akla geliyor. Çalışma merkezi
İstanbul Beyoğlu'ndaki Nuruziya Sokak'ta bulunan derneğin Beyoğlu ve Yakacık'tan başka, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Bodrum, Marmaris, ve Eskişehir'de 150 kadar locası ve 11 bin üyesi bulunuyor.