Samast ve Hayal tabancayı hatırladı

Samast ve Hayal tabancayı hatırladı
Samast ve Hayal tabancayı hatırladı

Ogün Samast yoğun güvenlik önlemleri içinde mahkemeye getirildi.

Hrant Dink cinayeti davasında 'Ergenekon' iddiaları

 

RAKEL DİNK: DERİN BİR İRADE GERÇEĞİ KARARTIYOR

 

 

Taner YENER-Serkan AKKOÇ

 

İSTANBUL - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 5’i tutuklu 20 sanığın yargılandığı davanın 11. duruşmasında müdahil avukatlardan Fethiye Çetin, Ergenekon Davası tutuklu sanıklarından Durmuş Ali Özoğlu tarafından yürütüldüğü iddia edilen psikolojik savaş ile ilgili bilgi ve belgelerin Ergenekon savcılarından istenmesini talep etti.
 
 
 
TABANCA SALONA GETİRİLDİ
 
 
 
Cinayette kullanılan tabanca duruşma salonuna getirildi. Ancak daha önce sanıklar dışarı çıkırıldı. Her sanık tek tek salona alındı ve tabanca gösterildi. Salona ilk olarak Ogün Samast alındı ve tabanca gösterildi. Ogün Samast, önce, “Düğüne değil, adam öldürmeye gidiyordum. Ne bileyim" dedi. Daha sonra tabancayı Ogün Samast'ın eline verildi. Tabancayı inceleyen Ogün Samast, cinayette kullandığı tabancanın emniyetinde sorun olduğunu söyledi. Ogün Samast, elindeki silahta da benzer sorun olduğunu söyleyerek, "Bu silahtı" dedi. Daha sonra Ogün Samast dışarı çıkarıldı. Salona alınan sıradaki sanık Yasin Hayal de tabanca için "Yüzde yüz onaylıyorum. O silah bu silah" diye ifade verdi.
Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, bu taleple ilgili, Ergenekon Davası’nın tutuklu sanığı Sevgi Erenerol’un Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı SAREM ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda verdiği misyonerlik brifinginin, misyonerlik faaliyetlerin dışında Türkiye’deki Ermeni, Hıristiyan ve diğer azınlıkları hedef aldığını belirtti. Bu faaliyetlerin organize bir şekilde yürütüldüğü ve koordinasyonunun da Durmuş Ali Özoğlu’nun yaptığını söyleyen Fathiye Çetin, bu faaliyetlerin psikolojik harekat olduğunu anlattı.
Duruşmaya tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal, hakim ve savcıların kullandığı kapıdan alınırken, Ogün Samast ile ise ön kapıdan alındı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya diğer tutuklu sanıklar Ahmet İskender ve Ersin Yolcu da getirildi. Duruşmada müşteki sıfatıyla Rakel Dink, Orhan Dink ve Delal Dink’te yer aldı.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ndeki duruşmayı, Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, AK Parti Mersin Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Parlemento Komisyonu Eşbaşkanı Helen Fleutre, Avrupa Parlementosu (AP) Yeşiller Grubu Danışmanı Ali Yurttagül, Brüksel ve Paris Barosu başkanlıklarını temsilen avukatlar Vincent Niore ve Alexandre Couyoumdjian, Norveç PEN Yazarlar Birliği’ni temsilen 2 gözlemci de izledi. Duruşma nedeniyle, adliye ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.
Mahkeme Başkanı Erkan Canak, Niğde Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bayram Çağlar’ın yazdığı dilekçeyle ilgili bilgi verdi. Bayram Çağlar, Ergenekon savcısına mektup yazarak, Hrant Dink cinayetiyle ilgili elinde görüntü ve ses kayıtlarının bulunduğunu söyledi. Savcı Öz de Niğde Cezaevi’ne tutuklunun gizli tanık olabileceği, bu nedenle talimatla ifadesinin alınması konusunda talimat yazısı gönderdi. Ancak Bayram Çağlar, sadece Zekeriya Öz’e ifade vereceğini belirterek, kendisinin de İstanbul’a naklinin yapılmasını talep ederek, yoksa elindeki kayıtları vermeyeceğini belirtti.
Erhan Tuncel ile Avukat Fethiye Çetin arasında kısa bir gerginlik yaşandı. Erhan Tuncel’in savunması amacıyla tanık olarak dinlenmesini istediği Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru tanık olarak Ahmet Kurt’un dinlenmesini talep etmişti. Mahkeme Başkanı Canak, Kurt’un Trabzon’dan gelen ifade tutanağı okundu. Bunun üzerine Çetin Tuncel’e sorular sordu. Tuncel, "Avukatlar dersine iyi çalışmış" dedi. Başkan Canak, Tuncel’i uyararak "Sen avukatlara tahrik edici cümleler kullanma. Fethiye hanım yılların avukatı gözünü seveyim. Bak öyle söyleyince de (gözünü seveyim) yanlış anlaşılıyor" dedi. Çetin de Tuncel’e, "Sen yorum yapmayı bırak. Sorularıma cevap ver" dedi.
Gelen belgeleri okuyan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Erkan Canak, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün, daha önce istenen Ali Öz’le ilgili klasörün mahkemeye gönderildiğini söyledi. Canak ayrıca Erhan Tuncel’in mail ve MSN yazışmalarıyla ilgili cevap yazısı geldiğini belirtti. Bunun üzerine müdahil avukatlardan Bahri Belen, yazışma içeriklerinin istenmesi için ABD Başkonsolosluğu’na yazı yazılmasını talep etti.
Trabzon İstihbarat Şube’de görevli polis memuru Ahmet Kurt’un Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği ifade de, 2006 yılında İskenderun’dan Trabzon’a görevlendirildiğini Hrant Dink’in ölümünü görmediğini belirtti. Tutuklu sanık Erhan Tuncel’in tanık olarak ifadesinin alınmasını talep ettiği Kurt, "Erhan Tuncel’i ordaki arkadaşlar vasıtasıyla tanıştım. Tuncel’in ismini Hrant Dink’in ölümünden sonra basından öğrendim. Dink’in ölümüne ilişkin olayı görmedim. Basında gördüm. Tuncel ile diğer polis memuru arkadaşlarıyla birlikte kahvede oturduk. Tuncel arkadaşlarla güncel olaylar ve dersleriyle ilgili konuştu. Bildiklerim bundan ibarettir. Orhan Pamuk hakkında bir sürü ihbarlar şubeye gelirdi. Ben gelen ihbarları ilgili yerlere gönderirdim. Somut delillere rastlamadım" dedi.
Polis memuru Ahmet Kurt’un ifadesine ilişkin söz alan sanık Erhan Tuncel, "Kurt’un anlattıkları kısmen doğrudur. Bazı hususlar yanlıştır. Bana güvenilmez eleman diyorlar fakat isimlerini benim yanımda söylüyorlar. Vicdanı yokmuş. Ogün Samast konusunu anlatmamış" diye konuştu. Sanık Erhan Tuncel’in MSN kayıtlarına ilişkin yazının mahkemeye gönderilmesi üzerine müdafii avukat Bahri Belen, MSN kayıtlarında özel yazışmalardan dolayı ABD ile adli anlaşma bulunmamsı üzerine ABD konsolosluğuna yazı yazılması gerektiğini, İstanbul ABD Başkonsolosluğu’na yazı yazılmasını talep etti. Avukat Hakan Bakırcıoğlu ise, Orhan Pamuk’un hakkında gelen ihbar mektupların, Yasin Hayal ile ihbar mektubunu gönderen örgütün bağlantısının olup olmadığı ve ne tür çalışmalar yapıldığına ilişkin polis memuru Ahmet Kurt’a sorulmasını talep etti. Öğlen arası verilen duruşmanın görülmesine yeniden başlandı. (dha)