Samatya'da Ermenilere yönelik saldırılar örgütlü mü?

Samatya'da Ermenilere yönelik saldırılar örgütlü mü?
Samatya'da Ermenilere yönelik saldırılar örgütlü mü?
Samatya'da 85 yaşındaki Maritsa Küçük'ün 28 Aralık 2012 tarihinde öldürülmesinin ardından yine Samatya'da 80 yaşındaki Sultan Aykar saldırıya uğradı.
Haber: EYLEM YILMAZ - eyilmaz@radikal.com.tr / Arşivi

Samatya’da oturan Sultan Aykar’a düzenlenen saldırı 22 Ocak Salı günü 17.00 civarında dairesine girdiği sırada gerçekleşti. Saldırganın yüzünde siyah bir maske olduğu, 35 yaşlarında ve kır saçlı bir kişi tarafından darp edildiği öğrenildi. Saldırıya uğrayan yaşlı kadının çığlıklarını duyan komşuların yetişmesi üzerine, saldırgan kaçarak olay yerinden uzaklaştı.

Samatya’da yaşayan Ermeni vatandaşlara yapılan bu saldırılar üzerine bugün İnsan Hakları Derneği (İHD), Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur de gibi sivil toplum kuruluşları Aksaray Emniyet Müdürlüğüne giderek saldırılar ile ilgili bilgi aldılar. Emniyette bir saat süren görüşmenin ardından basın açıklaması yapan sivil toplum kuruluşu üyeleri saldırıların örgütlü olabileceğinden endişeli olduklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu.

“BULGULAR AYNI: YAŞLI, SAVUNMASIZ VE ERMENİ OLMALARI”

İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe tarafından yapılan açıklamalar şöyle; Endişelerimiz, burada arka arkaya yapılan bu saldırıların organize olması, nefret ve ırkçılığa dayalı olmasıyla ilgili. Bulgular aynı: yaşlı, savunmasız, Ermeni olmaları. Marisa Küçük'ün ölmesi ve üç kadına saldırılması endişelerimizi arttırdı. Aksaray Emniyet Müdürlüğü, valiliğin ve kendilerinin gece gündüz çalıştıklarını ve olay üzerinde polisiye araştırmalar yaparak faillerin bulunması ve olayların önlenmesi için samimiyetle çalışmaya devam edeceklerini söylediler. Biz sistematik ve organize olduğu endişelerimizi ve bunun polisi de aşan noktaları olduğunu, daha kapsamlı soruşturmaların yapılması fikrimizi paylaştık. Bunun takipçisi olacağımızı ifade ettik. Kriminal ve polisiye çalışmaların sürdüğü ve faillerin bulunmasına yönelik çalışmaların devam ettiğine dair bilgileri onlar da bizimle paylaştılar. Son dönemdeki bu saldırılarda bir eşya çalınması söz konusu değil. Onlar da kriminal araştırmalarında bunların sistemli olmadığına yönelik kanılarını aktardılar.

Biz Ermenilerin ve bütün halkların kardeşçe ve barış içinde bir toplumda, korunaklı bir ortamda bir arada yaşamalarını savunuyoruz. Cuma günü de bu konuyla ilgili ayrıntılı bir rapor açıklayacağız, bunu İçişleri Bakanlığı'na da yollayacağız."

Ermenilere yönelik yapılan bu saldırıların artması üzerine konuştuğumuz Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur de Girişimi sözcüsü Cengiz Algan yapılan bu saldırıların 4’üncü olduğunu ve saldırıların örgütlü olabileceği endişesi taşıdıklarını belirtti. Konuyla ilgili İstanbul Valisi Avni Mutlu’dan randevu talep ettiklerini belirten Algan şu açıklamalarda bulundu;

“ERMENİLERE YÖNELİK BU SALDIRILAR SOYKIRIMIN 100. YILINA HAZIRLIK OLABİLİR”

“Son bir ayda Samatya'daki yaşlı Ermeni kadınlara saldırıların 4.'sü bu. Bir kadın öldü, biri bir gözünü kaybetti, diğer ikisi hastanelik oldu. Bunlara bir yakın zamanda Kadıköy'deki Ermeni Okulu Aramyan Uncuyan'ın bir öğretmeni öldürüldü. Artık bu saldırıların, hep söylendiği gibi 'münferit' olduğuna inanmak için bir sebep kalmadı. Emniyet Müdürlüğü Samatya'daki saldırılara ilişkin olarak bölgede 20 ekibin görevlendirdiğini açıklamıştı. 20 ekip ortada dolaşırken bu saldırıların nasıl tertip edilebildiğini anlamak zor. Oysa herhangi bir saldırıyla ilgili gözaltı bile yok.

Ezelden beri gayrimüslimlere yönelen bu saldırıların doğrudan nefret suçları olarak görülebileceğini düşünüyorum. Nefret suçlarında kurbanların ait oldukları gruba toplumda istenmedikleri mesajı verilir, korku salınır. Burada mesaj yerine ulaştı. O bölgede yaşayan insanlar korkudan evlerinden çıkamıyor. Kapıları kilitleyip oturuyorlar. Ama kapıların altından su dökülerek evi su basmış görüntüsü vermek gibi yöntemlerle kapıları açtırmak deneniyor.

Genel olarak Ermenilere yönelen saldırıların 2015'e, yani Ermeni Soykırımı'nın 100.yılına hazırlıklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Devletin bu tarihe hazırlıkları bu saldırılara uygun zemin sunuyor. Altından kalkılamayacak işler olmadan bir an önce faillerin yakalanması ve özellikle adi suçlardan farklı bir soruşturma yürütülmesi gerekiyor. Bu saldırılar çok büyük olasılıkla örgütlü çünkü.

Dur De Girişimi olarak bugün İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'dan bu konuda randevu talep ettik. Umarım bir an önce görüşmeyi kabul eder ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlarlar.”

19 Ocak 2007'de Hrant Dink'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan, 24 Nisan 2011'de Batman'da askerlik yapan Sevag Şahin Balıkçı'nın öldürülmesiyle büyük bir şok daha yaşayan Ermeni toplumu, Samatya'daki saldırıların ırkçı bir nefretin sonucu olup olmadığını öğrenmek istiyor. Bu saldırılar ile ilgili Emniyet yetkililerinden bir açıklama bekleniyor.