Sami Hoştan: Hedef temiz toplumsa, bunu benden çok isteyen olamaz

Sami Hoştan: Hedef temiz toplumsa, bunu benden çok isteyen olamaz
Sami Hoştan: Hedef temiz toplumsa, bunu benden çok isteyen olamaz
Suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla yargılanan Sami Hoştan, mahkemedeki savunmasında "Çete suçlarından nefret ederim, Hedef temiz toplumsa, temiz toplumu benden çok isteyen olamaz" dedi.

Sami Hoştan ile kardeşinin de aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 65 kişinin, "örgüt kurmak-yönetmek" ve "kumar oynatmak", "rüşvet vermek" gibi suçlardan 2 ile 454 yıl arasında değişen hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

"ÇETE SUÇLARINDAN NEFRET EDERİM"
Sanıkların kimlik tespitinin yapılmasının ilk olarak tutuklu sanık Sami Hoştan savunmasını yaptı.
Gözaltı ve adliyeye sevk sürecinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi polislerince kötü muameleye maruz kaldığını ve ailesiyle arkadaşlarının mağdur edildiklerini öne süren Hoştan, gözaltına alındığı dönemde kanser tedavisi gördüğünü ve hasta olduğu halde bazı polislerce kendisine kötü davranıldığını savundu. Adliyeye sevk edilirken kızına ve anne olan iki şüpheliye kelepçe takıldığını belirten Hoştan, adliye girişinde basının önünde otobüslerden indirilerek küçük düşürüldüklerini de öne sürdü. "Benim yaşantım çete suçlamasına uymaz. Çete suçlarından nefret ederim" diyen Hoştan, dinlemeye takılan telefon görüşmelerini anlattı ve bunların suç ihtiva etmediğini iddia etti.

Hoştan, daha önce legal kumarhaneleri olduğunu, 40 yılı aşkın süredir kumar oynayıp oynattığını, büyük servetler kaybettiğini, kumardan dolayı oluşan borçlarını kızının çeklerini kırarak ve gayrimenkullerini satarak ödediğini öne sürdü. Hoştan, kızı Ebru Hoştan'ın da kendi durumuna üzülmesi ve kendisini bu borçlardan kurtarmak istemesi sonucu, polisler tarafından örgüt üyesi yapıldığını da savundu.

"KUMAR SUÇUNUN KARŞILIĞI PARA CEZASIDIR"
Hoştan, hayatı boyunca namusu ve şerefi için yaşadığını, kimselerden hakkı olmayan 5 kuruş dahi almadığını savunarak, iddianamede kendisine yöneltilen yağma suçlarını da kabul etmedi. Hoştan, savunmasına şöyle devam etti:

"Polis tahsilatçıları dosyada müşteki göstermiş. Ben bu insanlara iddianamede belirtilen suçları işlesem ve polis de beni takip ediyorsa önlem alması gerekmez mi? Madem bu iddialar var, kimse hakkımda suç duyurusunda bulunmuş mudur? Bu insanları polis, organize şubede müşteki yapmıştır. Kumar oynamak ve oynatmak, kabahatler kanununa girer. Onun da karşılığı para cezasıdır, oynatanın da yeri mühürlenir. Bu dosyada örgüt üyesi olanların çoğu, yaşamlarında karakola dahi gitmemiştir. Örgüt yaratmak için polis bu insanların ailelerini perişan etmiştir"

"HEDEF TEMİZ TOPLUMSA, TEMİZ TOPLUMU BENDEN ÇOK İSTEYEN OLAMAZ"
Evinde silah bulunduğu iddialarını da kabul etmeyen Hoştan, "Hedef temiz toplumsa, temiz toplumu benden çok isteyen olamaz. Benim iki kız çocuğum var. Çeteyle işim olmaz. 25 senedir yurtdışında çok sayıda kumarhane işletiyorum. Ben 40 senedir kumar oynayan bir insanım, polis beni 40 senedir dinlese 40 tane roman yazardı. Tapelerdeki konuşmalarım alacaklarımı istememle ilgili konuşmalardır. İnsanların alacaklarını istemesi gasp mıdır? Abdullah Çatlı'yı Çatlı olarak bildiğim için 4 sene ceza aldım ve bedelini de ödedim, benden çete olmaz. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma diğer sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

439 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Göktürk tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Sami Hoştan'ın lideri olduğu iddia edilen suç örgütünün, 48 ayrı suç eyleminden toplam 1 milyon 632 bin 500 TL ile 218 bin dolar haksız kazanç elde ettiği ve örgütün Beşiktaş Etiler'de kumarhane işlettiği öne sürülüyor.

Sami Hoştan'ın, toplam 252 yıldan 439 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
DHA - Selahattin Günday / Cem Tursun