'Satılık kıymetli arsa' kavgası

Yıllar önce 'plajlı modern kent' diye sunulan Ataköy'den ev alanlar, yıllar içinde kaybettikleri plajların ardından, şimdi sahil şeridinden kopmama savaşı veriyor


MEHMET ÖZDOĞAN 

İSTANBUL - “Ataköy sakinleri olarak biz, dairelerimizi, Cumhuriyetimizin mesken politikasını yürüten T.C. Emlak Kredi Bankası’ndan satın aldık. Ataköy 1. ve 2. kısımlar Cumhuriyet’in ilk toplu yerleşim uygulamasıdır. Mahallemizin adı dahi yarışma neticesinde belirlenerek, devletimizin kurucusu Büyük Atatürk’ün adıyla adlandırılmıştır. Yeşil alanların ağaçlandırılması, yarışmalar açılarak ve büyük meblağlar ödenerek yapılmıştır. Lüften bizi artık tedirgin etmeyin!”
Emekli avukat Mustafa Aydın, 90 yaşında bir Ataköy sakini ve çevre gönüllüsü... TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’a yazdığı mektupta ‘Ataköy’ünü’ böyle anlatıyor. Aydın’ın mektubu, Ataköylülerin son günlerde yaşadığı sıkıntıları yansıtıyor... Sıkıntıların kaynağında ise Ataköy sahilinde Galleria Alışveriş Merkezi’nin yanında ‘satılık kıymetli arsa’ olarak ihaleye çıkarılan 153 dönümlük arazinin rant alanına çevrileceği korkusu var. Kurdukları ‘Sahiline ve Yeşiline Sahip Çık Platformu’yla çevre semtlerden de destek toplayan Ataköy sakinleri, gerektiğinde rant alanına dönüşmesi olası alanları korumak için kendi paralarıyla satın alacak kadar da ‘yeşile, maviye’ bağlı... Ataköylüler pazar günü gerçekleşen olaylı eylemin ardından, dün yaptıkları basın toplantısında da ‘yeşil için destek’ aradı. TOKİ ise açıklama yapmadı.

Plajlı modern kent vaadi
‘Sahilde, plajlı modern bir kent’ temasıyla inşa edilip pazarlanan Ataköy’de sakinler bölgenin giderek sahilden uzaklaştığını düşünüyor. Yıllar önce kaldırılan plajdan sonra Ataköy sakinleri şimdi de sahil alanının satışa çıkarılmasına tepkili. Plaja ilk darbe 80’lerin başında vurulmuş. Gündemdeki tartışmalara neden olan alandaki plajsa birkaç yıl önce kapatılmış, bölgedeki ekolojik zenginlik bakımsızlığa terk edilmiş.
Prof. Ayfer Kaynar, Ataköy’deki ‘sahil tartışması’nın en yakın takipçilerinden... Sahiline ve Yeşiline Sahip Çık Platformu üyelerinden Kaynar, Ataköy’deki sıkıntıları şöyle anlattı:
“Ataköy projesi bir bütündür. Yeşiliyle, mavisiyle, doğallığıyla. Burayı turistik tesise çevirmek istiyorlar. Biz buna kesinlikle karşı çıkıyoruz. Üstelik tek karşı çıkan da biz değiliz. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen de bu projeyi desteklemiyor. Hatta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bile Ataköy’deki yeşil alanların korunmasından yana. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la yaptığımız bir görüşmede de kendisi Ataköy sahilindeki, turizm gerekçeli yoğunlaşmanın karşısında olduğunu belirtmişti. Tüm tepkilere rağmen Ataköy’deki yeşil alanlar yıllardır rant tehlikesi altında. Türkiye’de kişi başına 2.5 metrekare yeşil alan düşerken, İstanbul’un göbeğindeki Ataköy’de bu oran 11 metrekareye çıkıyor. Gücümüz yettiğince evlerimizin alanında kalan yeşil alanları satın alıp, belediyeye yeşil alan olarak teslim ettik. Ancak 120 bin metrekare civarındaki bir alanı satın almamızı kimse bizden bekleyemez. TOKİ’nin yeşilimizden elini çekmesini istiyoruz.”
Platformun üyelerinden Doğu Coşkunfırat, alandaki plaja yeniden hayat verilebileceğini ifade ederken, bölgede oluşacak yapının asıl imar planına göre 6.5 metreyi aşamayacağına işaret etti: “İçinde marina olan Kültür ve Sağlık Kompleksi adı altında yeni bir alışveriş merkezi planlanan... Bu bölge yeşil kalmalı, projeye şiddetle karşıyız.”
TOKİ’nin 19 Ağustos’ta satışa sunacağı sahil bölgesindeki balıkçı kulübelerini hatırlatan bir başka Ataköylü ise “Bu balıkçıların geçim kaynağı burası... Muhtemelen İstanbul’un ücra bir köşesine yönlendirilecekler. Buradaki yaşam şeklinin değişmesini istemiyoruz. Ataköy’ün hak ettiği doğal, huzurlu bir sahil ortamı...” görüşünde.

‘TOKİ destekçileri’ kim?
Pazar günü, ‘Sahiline ve Yeşiline Sahip Çık’ platformunun eyleminde muhalif bir grup da bu gösteriyi protesto etti. Platform üyeleri, kendilerini Ataköylü olarak tanıtan bu eylemcilerin TOKİ işçileri olduğunu öne sürüyor. Ayfer Kaynar, pazar günü taşıdıkları pankartlarda ‘Yeşile dokunmayacağız’, ‘Teşekkürler TOKİ’ gibi ifadelere yer veren karşı grup eylemcilerin ellerinde sopa taşıdıklarını da söyledi.

517 milyon liraya alıcı bekliyor
TOKİ’nin 517 milyon 540 bin lira muhammen bedelle satışa çıkardığı arsanın geçmişi de olaylı. Bölge daha önce plajdı. Emlak Bankası’na ait olan arazi Ataköy projesinin turistik tesisleri olarak görünüyordu. Daha sonra turizme açıldı, plaj kapatıldı. Bir dönem üzerine Ataköy C Motelleri adlı tatil köyü inşa edilen arsayı, ‘emlak kralı’ Yafes Öztürk, 1981 yılında Emlak Bankası’ndan yap-işlet-devret modeliyle kiraladı. Emlak Bankası 1992 yılında, sözleşmeye uyulmadığı gerekçesiyle Öztürk’ün araziyi tahliye etmesi talebiyle dava açtı. Emlak Bankası 2002 yılında kapatılınca gayrimenkulleri TOKİ’ye devredildi. TOKİ de tahliye davasını devam ettirdi. Yafes Öztürk 2003’te ölünce biri resmi nikâhlı dört eşi davada taraf oldu.
Dava 16 yıl sürdü. TOKİ geçen yıl tahliye davasını kazandıktan sonra araziyi satışa çıkardı. Üstündeki moteller yıkılan arsa Ataköy Marina, Sheraton Oteli ve Galleria’yla komşu.


    ETİKETLER:

    Kadir Topbaş