Savaşanların torunları barış için toplandı

Savaşanların torunları barış için toplandı
Savaşanların torunları barış için toplandı
Çanakkale Kara Savaşları'nda yaşamını yitirenler Gelibolu Yarımadası'ndaki Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törenle anıldı





BUNAM GEZEN- ERDEM SÜREK-TURAK GÜLTEKİN- ERSAN KÜÇÜKKURU

GELİBOLU - Çanakkale Savaşları’nda yaşamlarını yitiren askerler Gelibolu Yarımadası’nda Seddülbahir Köyü yakınlarındaki Hisarlık Tepe’de bulunan Şehitler Abidesi’nde düzenlenen uluslararası törenle anıldı. 2'nci Kolordu Komutanlığı’nın ev sahipliği yaptığı törene Türk hükümetini temsilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türk Silahlı Kuvvetlerini Temsilen 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, Avustralya’yı temsilen Dışişleri Bakanı Stephen Smith, Avustralya Genelkurmay İkinci Başkanı David Hurley, Yeni Zelanda’yı temsilen ise Genel Vali Anand Satyanand, İngitere Kara Kuvvetleri Komutanı Richard Dannatt ile savaşta yer alan diğer ülke temsilcileri katıldı. Şeref holünde kurulan 1500 kişi kapasiteli iki portatif tribünde boşlukların olduğu dikkat çekti.
Şehitler Abidesi önündeki şeref holünde düzenlenen tören, saat 09.05’de savaşa katılan Türkiye, Yeni Zelanda, Avustralya, İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, Hindistan, İrlanda, Pakistan ve Bangladeş’in ülke temsilcilerinin Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda mehmetçiğin cephedeki kahramanlığını anlatan rölyef önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başladı. Çanakkale Savaşları’nda yaşamlarını yitiren askerler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve üç el saygı atışı gerçekleştirildi.
Ülkelerin milli marşlarının çalındığı ve bayraklarının göndere çekildiği törende, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına konuşan Topçu Albay Murat İşözen, dünya savaş tarihinde özel bir yeri olan Çanakkale Zaferi’nin, vatanı uğruna kanını, canını hiç tereddüt etmeden feda etmeye hazır evlatlara sahip bir milletin, sonsuza kadar şerefle yaşayacağının kanıtı olduğunu söyledi. İşözen, Çanakkale Zaferi’nin, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koyan müstesna bir başarı olduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti:


ÇANAKKALE SAVAŞININ TARİHTE BIRAKTIĞI İZLER UNUTULMAYACAK
“Bu öyle bir savaştır ki; her açıdan ilklerin denendiği bir savaştır. Üzerinde uçakların kalkış yapabildiği gemiler, petrol kullanarak yüzen çelik zırhlılar, bir bölgenin askeri hedef olarak alınıp ilk defa denizden kuşatılması ve saldırısı, kara, deniz hava işbirliği ile ilk müşterek harekatın yapılması ya da bir çok farklı memleketten getirilen insanların koordineli olarak ilk kullanılışı hep Çanakkale Savaşları’nda olmuştur. En önemli özelliği ise, modern çağda görülen geniş çaplı ve en büyük ilk amfibi harekatı da Çanakkale çıkartmasıdır. Bu savaşta denizaltılar Türk askeri tarafından su altında tel engellerle durdurulmuş ve tarihte ilk defa bir denizaltı, karadan yapılan topçu atışıyla periskopundan vurularak ele geçirilmiş ve onu vuran Müstecip Onbaşı tarihe mal olmuştur. Bu savaşın tarihte bıraktığı izler asla unutulmayacaktır. Çanakkale Savaşı’nın da içinde bulunduğu Birinci Dünya Harbi’nin sonucunda, Çarlık Rusya’sı yıkılmış, İngiliz İmparatorluğu sarsılmış ve zafer elde ettiğimiz halde Türk toprakları işgal edilmekten kurtulamamıştı. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan topraklarının bu işgaline direnen ve Türk milletinde İstiklal Ateşini yakan; Çanakkale’de savaşan komutanlar olmuştur. Çanakkale Savaşı, tarihin kırılma noktasında, bölge ve güç dengelerinin alt üst olduğu bir süreçte hem savaş verip, hem de devrim yaparak kurtuluş savaşına giden yolda kahraman, kahraman olduğu kadar savaş alanında da düşmanına karşı mertçe hareket eden büyük bir ulusun evlatlarınca yaratılan bir destandır.”


ATATÜRK’ÜN MEKTUBU DOSTLUĞU GÜÇLENDİRDİ
Topçu Albay Murat İşözen, Atatürk’ün hayatını kaybeden Anzak askerleri için yaptığı konuşmanın günümüzdeki dostluğun daha da kuvvetlenmesine ve milletlerin yakınlaşmasına yol açtığını belirterek, “Atatürk şöyle demektedir; ‘Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız... Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuştur...’ Dünyada, başlangıçta düşman olup sonucunda dostluk tohumlarının serpildiği böyle bir savaş daha yoktur” diye konuştu.


İNSANLIK OLARAK EN BÜYÜK HAZİNEMİZ BARIŞTIR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Çanakkale Savaşları’nın gerçekleştiği dönemde tarihin akışına etki ettiğini vurguladı, “Çanakkale Savaşları, savaşan tarafların ağır kayıplarına rağmen, günümüzde, her yıl kalıcı bir hal alan dostluk ve barışın adıyla anılır olmuştur. Bu yönüyle Çanakkale Savaşları, benzerlerinden ayrılmaktadır. Genel olarak savaşlar, aradan yıllar geçse de tarafları birbirinden uzaklaştırırken, Çanakkale Savaşları sonrasında savaşan taraflar için tam tersi bir süreç yaşanmıştır” dedi. 94 yıl önce dünyanın dört bir yanından Çanakkale’ye savaşmaya gelen askerlerin yakınlarının bugün Çanakkale’ye gelerek, ortak barış için dualar ettiğini ve atalarını yadettiğini belirten Çelik şöyle devam etti:
“Biz Türkiye olarak, kendi aziz şehitlerimiz gibi bu topraklarda yatan ve dili, dini, ırkı ne olursa olsun her askeri, Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle ‘bağrımızda’ yatıyor kabul ediyoruz. İnsanlık olarak en büyük hazinemiz barıştır. Ülkemiz, gerek kendi bölgesinde gerekse dünyanın tüm meselelerinde izlediği barışçı politikalarla, bu hazineye her zaman sahip çıkma kararlılığında olmuştur. Biz istiyoruz ki, 21’inci yüzyıl savaşların değil, barışın, demokrasinin ve insan onurunun yüceltildiği bir yüzyıl olsun. İnanıyoruz ki, her yıl tekrarlanan bu törenlerle kalıcı bir dostluğa dönüşen Çanakkale ruhunun, dünya barışının sağlanmasındaki rolü büyük olacaktır.”


ORTAK ACILAR BAĞ OLMUŞTUR
Yeni Zelanda Genel Valisi Anand Satyanand ise, Çanakkale Savaşlarındaki ortak acıların bir bağ olduğuna dikkat çekti. Satyanand, “Yeni Zelandalılar için 1915 yılında gerçekleştirilen Gelibolu çıkarması ülkemizin kimliğimizle ilgili anlayışını değiştirmiştir. Savaşa katıldığımızda, bizler kendimizi Britanya İmparatorluğu’nun bir parçası olarak görüyorduk. Gelibolu travmasında genç bir ulus olarak bağımsız kimliğimizi daha net bir biçimde algılayarak çıktık. Yine burada, muazzam fedakarlıklarda bulunarak, uğrunda savaştığımız bu topraklarda kendisini ispatlayan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yeni Türkiye’nin doğuşuna yardım etmiş olan düşmanımıza da derin saygı duyduk. Atatürk’ün ifadesiyle, tüm bu toprakların evlatları burada dost bir vatanın toprağındadırlar” diye konuştu.


GELİBOLU KALICI VE GÜÇLÜ BİR SEMBOL OLMUŞTUR
Avustralya Dışişleri Bakanı Stephen Smith ise, “94 yıl önceki kahramanlıkları milletlerimizi birleştirmekte önemli rol oynayan binlerce gencin anılarına saygı göstermek için her yıl burada toplanıyoruz. Bizlerin tahayyül bile gösteremeyeceği korkular karşısında gösterdikleri cesarete saygı duyuyoruz. Birbirlerine en iyi şekilde hizmet ettikleri milletlerine karşı olan bağlılıklarına saygı duyuyoruz. Fedakarlıklarını takdir ediyoruz ve büyük bir üzüntü ile kayıpları için yas tutuyoruz. 94 yıl önce Gelibolu büyük bir acı ve trajediye sahne olmuştu. Ancak muharebenin dehşetini hatırlarken, milletimiz, askerlerimizin davranışlarından doğan idealler üzerinde de derinlemesine düşünmektedir. Milletlerimiz için Gelibolu kalıcı ve güçlü bir sembol olmuştur. Teşekkürlerimizi sunmak ve bu yarımada üzerinde kurulan değerli bir dostluk üzerine düşünmek ve her yıl hatırlamak için dünya üzerindeki şehirler ve küçük kasabalarda her yıl bir araya geliyoruz. Bu, bizleri milletinin ve insanlarının kalbine yeniden kabul etmesiyle Türk halkının her yıl güçlendirdiği bir dostluktur. Burada Türk halkının çektiği büyük acıya saygı duyuyoruz ve bir neslin büyük acı ve fedakarlıktan inşa ettiği gururlu millet için derin saygılarımızı sunuyoruz. Tıpkı hayatını kaybeden askerlerimizin şimdi birlikte yattığı gibi biz de ortak barış içerisinde devam edeceğini ve gelişeceğini bildiğimiz milletlerimizin ortak fedakarlığından doğmuş dostluk içinde bugün birlikteyiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Onur Kıtası, Dost Ülkeler Askeri Birliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği üyeleri, İzciler ve Mehteran Bölüğü tarafından Tören Geçişi yapıldı. Tören geçişi yapan askerler ve muharip gaziler tribünde töreni izleyen vatandaşlar tarafından ayakta alkışlandı. Daha sonra ise Mehteran Bölüğü’nce gösteri gerçekleştirildi. Şehitler Abidesi semalarında Türk Yıldızlarınca da bir gösteri yapıldı. Uluslararası tören, savaşa katılan ülke temsilcilerinin Şehitlik Defterini imzalaması ve Sembolik Türk Şehitliği’nin ziyaret edilip, şehit mezarlarına karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.



Çanakkale kara savaşları

Çanakkale’yi denizden geçemeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu ve Seddülbahir bölgelerine asker çıkardılar. Aynı zamanda Gelibolu Yarımadası’na yapılan çıkarmayı örtmek için de Anadolu yakasındaki Kunkale’ye gösteri çıkarması gerçekleştirdiler. Arıburnu’nda 27 Nisan, 1 Mayıs ve 19 Mayıs’ta şiddetli muharebeler yaşandı. Seddülbahir bölgesinde 28 Nisan Birinci Kirte Muharebesi, 1/2 ve 3/4 Mayıs gece taarruzları, 6-7-8 Mayıs İkinci Kirte Muharebeleri, 4-6 Haziran’da Üçüncü Kirte Muharebesi, 21-22 Haziran’da 83 Rakımlı Tepe Muharebesi, 28 Haziran-5 Temmuz Zığındere Muharebesi, 12-13 Temmuz Kerevizdere Muharebesi yaşandı. Ağustos ayında da hem Arıburnu’nda hem de Seddülbahir’de muharebeler devam etti. Arıburnu’nda başarısız olan İtilaf Devletleri Anafartalar bölgesine 6-8 Ağustos tarihleri arasında bir çıkarma yaptı. 6-10 Ağustos’ta Kanlısırt Muharebesi, yine aynı tarihte Conkbayırı Muharebesi, 9-10 Ağustosta Birinci Anafartalar Muharebesi, 15-16 Ağustos’ta Kireçtepe Muharebesi, 21-22 Ağustos’ta İkinci Anafartalar Muharebesi yaşandı. İtilaf Devletleri 19 Aralık 1915’te Arıburnu ve Anafartalar bölgesini tahliye ettiler. 9 Ocak 1916’da da Seddülbahir bölgesini tahliye ettiler. Yaklaşık 9 ay süren Çanakkale Kara Savaşları sonunda Türkler, 76.000’i şehit olmak üzere 251.309 kişilik zayiata uğradı. İngilizler (Avustralya ve Yeni Zelandalılarla birlikte) 40.000’i ölü olmak üzere 205.000 kişilik zayiata uğradı. Fransızlar ise 3.752’si ölü olmak üzere 47.446 kişilik zayiata uğradı. (dha)