Savcı JİTEM'i anlattı

Savcı JİTEM'i anlattı
Savcı JİTEM'i anlattı
Anter cinayeti iddianamesinde savcı, JİTEM'in kuruluşunu, faaliyet gösterdiği kentleri, faili meçhul cinayetler ve işkenceleri anlattı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 1992’de öldürülen yazar Musa Anter cinayetine ilişkin hazırlanan iddianamede, JİTEM’in yapısı ayrıntılı olarak anlatıldı. Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun, iddianamede, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında ‘Taammüden adam öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, ‘Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik’ suçundan da 20 yıla kadar hapis cezası istedi. İddianamede yer alan bazı saptamalar şöyle:
Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı, 1987’de İçişleri Bakanı onayıyla kuruldu. Bir yıl sonra güçlendirilerek ismi ‘Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı’ oldu. 1990’da Ankara , İzmir, Diyarbakır ve Van’da Genelkurmay oluruyla İstihbarat Grup Komutanlığı kuruldu.
Güçlendirilme ve isim değişikliği geçici görev ve deneme şartıyla yapıldı.
1990’da geçici ve deneme maksatlı başlatılan uygulamaya son verildi. Ancak Grup Komutanlıkları fiilen JİTEM kısaltmasını kullanmaya devam etti.
Yargısız infazlar bu tarihten sonra sıkça gerçekleştirildi. Terör örgütüyle ilişkisi olduğu düşünülen, ihbar edilen, çocuğu terör örgütüne katılmış olan çok kişi yasadışı olarak ve hileler kullanılarak alındı, Saraykapı’daki JİTEM karargâhında işkenceyle sorgulandı ve infaz edildi.
Suikastlar düzenlenmiş, araçlara bomba yerleştirilerek patlatılmış, şahıslara gözdağı verilmiştir. Bölgede bazıları başa çıkamadığı hasmını JİTEM’e, bazıları PKK ’ya ispiyonlayarak öldürülmesini sağlamıştır. Faili meçhul cinayetler artmıştır.
Yargısız infazların artması, bölge insanının devletten soğumasına ve dağa gidenlerin sayısının artmasına neden olmuştur. Musa Anter ve Vedat Aydın gibi tanınan, sevilen kişilerin öldürülmesi örgüt tarafından suiistimal edilerek halk silahlı isyana teşvik edilmiştir. 

Susurluk’tan sonra azaldı 

Ergenekon iddianamesindeki tanık ifadelerinin ve Aygan’ın JİTEM’le ilgili anlatımlarını alıntılayan, Yargıtay 8’inci Ceza Dairesi’nin Susurluk sanıklarıyla ilgili verdiği karara atıf yapan Savcı Osman Coşkun “Örgütlenmenin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma suçlarını oluşturduğu sonucuna varılmıştır. JİTEM adı altında teşkil edilen suç örgütünün, yasadışı faaliyetlerini Susurluk’ta meydana gelen kazadan sonra azalttığı, şüphelilerin Diyarbakır’daki görevlerinin sona ermesi ile örgütle bağlantılarının kesilmesi nedeniyle bu suç yönünden eylemlerinin zaman aşımına uğramış olması nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” dedi. İddianamede, Aygan’ın Ergenekon’un gizli tanığı ‘Kıskaç’a e-posta yoluyla gönderdiği mesajdaki “Teşkilatta görev yapan subaylar dönüşümlü olarak görevi birbirlerine devrederler. Bunlar Türkiye ’de Özel Harp Dairesi’ne bağlıdır. İşkence sınırsızdır” ifadesi yer aldı.


Yazar Musa Anter’in öldürülmesiyle ilgili iddianamede
‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım bir numaralı sanık
olarak yer alıyor.