Savcı: Malatya zanlıları örgüt

Misyoner katliamının 11 zanlısı savcı tarafından terör suçlarına bakan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi.
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi

MALATYA - Misyoner katliamının ardından suçüstü yakalanan dört zanlı ile daha sonra gözaltına alınan yedi kişi, dün örgüt kurarak adam öldürdükleri gerekçesiyle tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Olay yerinde suçüstü yakalanan dört zanlı, "Biz yapmadık" diyerek, suçu öldüğünü sandıkları Emre Günaydın'ın üzerine atarken, Günaydın'ın katliamdan iki gün önce kuru sıkı tabancayla yakalanan kişi olduğu ortaya çıktı.
'Örgüt kurup adam öldürdüler'
Suçüstü yakalanan Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker, Salih Güler, Cuma Özdemir ile zanlılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Gökçe, Kürşat Kocadağ, Mehmet Uludağ, Mesut Taşdelen, Abdullah Mahmut Kudaş, Muharrem Özdemir ve Emre Günaydın'ın kız arkadaşı T.U'nun Malatya Terörle Şube Müdürlüğü'ndeki sorgusu dün tamamlandı. 11 zanlı dün terör suçlarına bakmakla görevli Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ne sevkedildi. Dört savcı, altı saatlik sorgunun ardından 11 zanlıyı örgüt kurarak adam öldürdükleri gerekçesiyle tutuklanmaları istemiyle terör suçlarına bakmakla görevli Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Yedek Hâkimliği'ne sevk etti.
'Din için değil, vatan için'
Edinilen bilgiye göre olay yerinde yakalanan dört zanlı, polise ve savcıya ayrı ayrı verdikleri ifadelerde "Biz öldürmedik," diyerek suçu, öldüğünü sandıkları Günaydın'ın üzerine attı. Suçüstü yakalan dört zanlının Zirve Yayınevi'ne, Günaydın'ın yönlendirmesiyle gittiklerini söyledikleri ve "Vatan için yaptık" dedikleri öğrenildi.
Bu arada cinayetten iki gün önce kurusıkı silahla yakalanan zanlının, Günaydın olduğu ortaya çıktı. Kent dışındaki boş bir alanda ateş edildiği ihbarı alıp yola çıkan Malatya polisi, karşı yönden gelen bir otomobili durdurup içindekilere "Geldiğiniz tarafta silah sesi duydunuz mu" diye sordu. Salih Güler ve Abuzer Yıldırım'la birlikte otomobilde olan Günaydın, "Ben ateş ettim" dedi. Üçü de gözaltına alınarak karakola götürüldü, tabancaya el konuldu. Savcının talimatıyla, "Silahı yeni aldım, denedim" diyen Günaydın, Kabahatler Kanunu uyarınca gürültü kirliliği gerekçesiyle 58 YTL ceza kesilip serbest bırakıldı.
Polis 1 dakika 47 saniyede geldi
Katliam ve sonrasındaki yaşananlar da netleşmeye başladı. Buna göre ihbarıyla katliamı ortaya çıkaran Gökhan Talas'ın, kurbanlardan Uğur Polat'la yayınevinde randevusu vardı. Ancak kapı açılmayınca Talas, Polat'ı cebinden aradı. Polat yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu şifreli şekilde ifade etti. "Altınkayısı Oteli'nde toplantıdayız, oraya gel" yanıtını alan Talas, şüphelenerek polisi aradı. Malatya Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip, ihbardan 1 dakika 47 saniye sonra yayınevine gelerek kapıyı çaldı. Polisler namluya mermi sürdü, silah sesini duyan zanlılardan biri korkarak kapıyı açtı.
Emre, Abuzer ve Salih kesmiş
Polis gelince Günaydın su borusundan kayarak inmek istedi ancak dengesini kaybedip düştü, aynı yöntemi kullanarak bir alttaki katın balkonuna inen Güler de apartman boşluğunda yakalandı.
Zirve Yayınevi'nde Alman uyruklu Tilman Ekheart Geske ve Necati Aydın'ı boğazları kesilmiş halde, Uğur Yüksel'i de ağır yaralı bulan polis, olayda kullanılan beş ekmek bıçağını bir poşette ele geçirdi. Zanlılarla birlikte ayrıca üç kurusıkı tabanca yakalandı. Bıçakları inceleyen polis, üçünün Günaydın, Yıldırım ve Güler tarafından kullanıldığını belirledi.
Zanlıların üzerindeki "Ölmeye gidiyoruz, dönmeyebiliriz" notunun, Günaydın tarafından yazdırıldığı belirlendi. Notların bire bir örtüşmediğini söyleyen bir yetkili, "Kim nasıl anladıysa öyle yazmış" dedi.