Savcı rapor bekliyor

Gidişat iyi değil
Hrant Dink soruşturmasının gidişatı avukatları endişelendiriyor.
İhmalkârlıkla suçlanan İstanbul, Trabzon ve Emniyet Genel Müdürlüğü'yle ilgili başlatılan idari soruşturmaların İstanbul ayağı tamamlandı. Ancak rapor hâlâ savcılığa gönderilmedi.
Çetenin ilişkileri
Dink'in avukatlarından Ergin Cinmen şunları söyledi: Polis birimleri arasında bir mücadele olduğu kuşkusu soruşturmaya zarar veriyor. Bu rapor hemen savcılığa gönderilmeliydi. Sisler içindeyiz. Rapor savcıya yansımazsa çetenin ilişkileri aydınlanamaz.
Haber: DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi

İSTANBUL - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçti. Cinayetin 'silahlı örgüt' tarafından işlendiği yönündeki bulgular savcılık tarafından soruşturulurken, İçişleri Bakanlığı da İstanbul, Ankara ve Trabzon Emniyeti'yle ilgili idari soruşturma açtı.
Soruşturmanın İstanbul ayağıyla ilgili müfettişlerin hazırladığı raporda ciddi ihmaller saptandı. Müfettişler İstanbul Em-niyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında soruşturmaya gerek görmezken, İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler hakkında soruşturma açılmasını istedi.
Müfettişlerin raporu 26 Şubat'ta tamamlanmasına karşın ancak geçen cuma günü Dink'in avukatlarına tebliğ edildi. Soruşturmayı yürüten savcılığa henüz gönderilmedi. Dink'in avukatlarından Ergin Cinmen soruşturma sonucuna itiraz edeceklerini belirtirken "Soruşturma sisler perdesi içinde" dedi. Cinmen, Susurluk skandalında olduğu gibi Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun da davreye girmesini istedi.
Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi Yasin Hayal'i yönlendirdiği ileri sürülen Erhan Tuncel'in emniyet muhbiri olduğu ortaya çıkmıştı. Tuncel'in, Dink öldürülmeden suikasti ihbar ettiği ancak Emniyet'in önlem almadığı belirtilmişti. Bu gelişmelerin ardından Dink ailesinin suç duyurusu üzerine İçişleri Bakanlığı Trabzon ve İstanbul Emniyeti hakkında idari soruşturma başlatmıştı. Soruşturmayı İçişleri Bakanlığı'na bağlı mülkiye müfettişleri yürüttü.
'Önlem alınmadı'
İdari soruşturmanın İstanbul ayağı 26 Şubat 2007'de tamamlandı ve bir rapor hazırlandı. Raporda Trabzon Emniyeti'nin Şubat 2006'daki uyarısına karşın önlem alınmadığı, Dink'in korunmadığı, azmettirici Yasin Hayal'in takip edilmediği, yeterince istihbarat çalışması yapılmadığı vurgulanıyordu. Buna karşın müfettişler Cerrah'la ilgili soruşturma istemezken, İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in yargılanmasını istedi.
Rapordaki bazı ayrıntılar basına sızarken rapor Dink'in avukatlarına geçen hafta tebliğ edildi. Ancak aynı cuma günü itibarıyla savcılığa iletilmemişti. Oysa idari soruşturmada elde edilecek deliller ceza soruşturmasını önemli ölçüde etkileyecek ve belki de seyrini değiştirebilecekti. Bu gecikmeyi 'zafiyet' olarak yorumlayan avukat Ergin Cinmen, şu açıklamayı yaptı:
"Soruşturma sonucuna itiraz edeceğiz ve Cerrah'ın da yargılanmasını isteyeceğiz. Ortada ciddi saptamalar var. Bu rapor hemen savcılığa gönderilmeli ve savcılar da idarenin elde ettiği delilleri değerlendirmeliydi. Hatta soruşturma sürerken de savcıya düzenli olarak bilgi verilmesi gerekirdi. Soruşturma sisler perdesi içinde. Rapordaki ayrıntıları gazetelerden okuyoruz. Polis içinde var olduğundan ciddi kaygı duyduğumuz bu mücadeleden soruşturma büyük zarar görebilir."
Susurluk deneyimi
Susurluk skandalından 'deneyimli' olduklarını anımsatan Cinmen, önemli bir noktaya dikkat çekiyor: "Susurluk sürecinde Mesut Yılmaz vardı. Başbakanlık Teftiş Kurulu Müfettişi Kutlu Savaş bir rapor hazırladı ve çetenin faaliyetlerini ortaya çıkardı. Bu soruşturmada Susurluk raporundaki gibi saptamalar savcılığa ulaştırılırsa sonuç alınabilir. İdari soruşturma cinayeti işleyen organizasyonun devlet içindeki bağlantılarını ortaya çıkaracak. İdarenin iyi bir sınav verdiğini söylemek zor. Bu soruşturmada Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun devreye girmesi ya da var olan teftiş kurullarının arkasına ciddi siyasi irade koyarak, kuralların önünün açılması gerekir. Böylece tüm bağlantılar ortaya çıkacaktır."