Savcı Türkaslan'ın 'demokrasi' ısrarı

Savcı Türkaslan, 'Ermenilerden özür' kampanyası hakkında dava açılmaması için Adalet Bakanlığı'na başvurdu



ANKARA - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Ermenilerden özür’ kampanyasıyla ilgili başlatılan soruşturmada verdiği takipsizlik kararını kaldıran, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına itiraz etti. Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan, mahkemenin kararının ‘yazılı emir’ yoluyla bozulması için Adalet Bakanlğı’na başvurdu.
Bir grup aydın tarafından 1915 olayları nedeniyle Ermenilerden özür dilemek için başlatılan ve binlerce kişinin imza attığı kampanyayla ilgili olarak Ankara’da yaşayan altı vatandaş, “Büyük Türk milletinin, uluslararası metinlerde insanlık suçu olarak tanımlanan soykırımcılıkla itham edilmesi, Türk milletinin aşağılanması anlamına gelir” diyerek suç duyurusunda bulunmuştu. Şikâyetçiler kampanyayı düzenleyen ve hazırlanan bidiriye imza atan kişiler hakkında, ‘Türk milletini alenen aşağılama’ suçundan dava açılmasını istemişti.
Suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı vermişti. Savcılık kararında, ‘demokrasi’ vurgusu yapılarak “Demokratik toplumlarda karşıt fikirlerin de düşünce özgürlüğü çerçevesinde koruma altında olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” denilmişti. Şikâyetçiler savcılığın takipsizlik kararına itiraz etti.
İtirazı görüşen Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği takipsizlik kararını kaldırdı ve suç duyurusunun gereğinin yapılmasına istedi. Şikâyet konusu suç Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlendiği için, Savcı Türkaslan’ın soruşturma açmak için Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’den izin istemesi gerekiyordu. Ancak Türkaslan, kampanyanın ifade özgürlüğü kapsamında olduğu yönündeki görüşünde ısrarcı oldu ve Adalet Bakanlığı’na yargılama izni için değil, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının ‘yazılı emir’ yoluyla bozulması için başvurdu.
Türkaslan, Adalet Bakanlığı’ndan mahkemenin kararının, ‘yazılı emir yoluyla’ bozulmasını ve dosyanın Yargıtay’a taşınmasını istedi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, savcılığın talebine uyarak, mahkemenin kararını Yargıtay taşırsa kampanyanın ifade özgürlüğü kapsamında olduğu görüşüne katılmış olacak. Şahin’in savcının talebini yerinde bulmaması durumunda soruşturmanın açılması için izin vermesi gerekiyor. Bu durumda savcılık da kampanyaya düzenleyen ve imza atan kişiler hakkında dava açacak.

Bildiri de ne vardı
Aydınlar tarafından imzaya açılan metinde “1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” denilmişti. (Radikal)