Savcıdan rüşvet tanımı: Usulsüz hediye

Savcıdan rüşvet tanımı: Usulsüz hediye
Savcıdan rüşvet tanımı: Usulsüz hediye
17 Aralık soruşturmasında takipsizlik kararı veren Savcı Ekrem Aydıner rüşvetin sadece menfaat temin edilmesinden ibaret olmadığını belirterek "Menfaat teminini suç olarak düzenleyen rüşvet dışında usulsüz hediye kabulü, irtikap gibi pek çok suç bulunmaktadır" dedi.

Şüphelileri arasında eski bakanlar Muammer Güler ve Zafer Çağlayan’ın oğulları Barış Güler, Salih Kaan Çağlayan ile Rıza Sarraf’ın bulunduğu 17 Aralık  soruşturmasında savcılık  53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi. Cumhuriyet gazetesinden Canan Coşkun'un haberine göre Soruşturmayı yürüten Savcı Ekrem Aydıner  takipsizlik kararında rüşvetin sadece menfaat temin edilmesinden ibaret olmadığını belirterek “Menfaat teminini suç olarak düzenleyen rüşvet dışında usulsüz hediye kabulü, irtikap gibi pek çok suç bulunmaktadır” dedi.

'MENFAAT İÇİN ANLAŞMA YOK'

Savcı Aydıner takipsizlik kararında, Sarraf’ın menfaat temin ettiği iddia edilen kamu görevlileriyle aralarında görevin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için menfaat sağlama konusunda bir anlaşma olduğuna dair hiçbir delil elde edilemediğini belirtti.  Alınan veya sağlanan yararın rüşvet suçunu oluşturabilmesi için kamu görevlisiyle birey arasında rüşvet anlaşmasının zorunlu olduğunu belirten Savcı Aydıner, soruşturmada kendilerine birtakım parasal menfaatler temin edilen kamu görevlilerinin, görevlerinin gereği bir işi yapmaları karşılığında menfaat temin edilmesine ilişkin bir anlaşma yaptıklarına dair kanıt elde edilemediği vurguladı. Soruşturma kapsamında ekonomi bakanına altın ihracatında yol verilmesi, fiili destek sağlanması, Halkbank komisyonlarının düşürülmesi, basında çıkan haberlerin engellenmesi gibi işler nedeniyle menfaat temin edildiği yolunda delililer bulunduğu iddia edilerek bu işlemlerin bakanlığın görev ve yetki alanında olmadığı kaydedildi. Aydıner, “Dolayısıyla Ekonomi Bakanlığı tarafından kendi görev alanlarıyla ilgili yapılmış bir iş söz konusu olmayıp, genel bir kollama ve teşvikten söz edilmesi mümkündür” dedi.

RÜŞVET İÇİN İSPAT ŞART 

Savcı Aydıner takipsizlik kararında rüşveti ise şöyle tanımladı: “Rüşvet suçunun oluşabilmesi için, anlaşmanın işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerekir. İşin yapılmasından önce yapılmadığı halde işten sonra kamu görevlisince talep edilerek elde edilen menfaat rüşvet suçunu değil, koşulları varsa irtikap veya görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturabilecektir. Rüşvet suçunun oluştuğunun kabulü için ise mutlaka rüşvet anlaşmasının yapıldığının ispatlanması gerekir.”

' TÜRKİYE 'YE CİDDİ MİKTARADA KATKI YAPAN İŞADAMANIN BAKANLA GÖRÜŞMESİ NORMAL'

Sarraf’ı, şirketleri Türkiye’nin ihracat rakamlarını ciddi olarak etkileyecek boyutta ihracat yapan biri olarak tanımlayan Savcı Aydıner, Sarraf’a ait söz konusu şirketlerin yaptıkları ihracat işlemlerinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığını kaydetti. Aydıner takipsizlik kararında  “Yapılan işlemin İran’a uygulanan ambargoyu delmeye yönelik girişim olarak değerlendirilmesi, başsavcılığımız tarafından yürütülen suç soruşturması kapsamının dışında olan bir husustur” dedi. Savcı Aydıner, iletişimin denetlenmesi yolu ile yapılan telefon dinlemelerinden Sarraf’ın eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile tanıştığının tespit edildiğini belirterek Türkiye’nin ihracat rakamlarını ciddi miktarda artıran ticari işler yapan firmaların en üst düzeydeki yöneticisinin, Türkiye’nin ihracatını artırmaya yönelik politikaları belirleyip uygulamaktan sorumlu olan bakanla medeni ilişkiler çerçevesinde görüşmesinin son derece doğal olduğunu kaydetti. Soruşturmaya başlandığı anda gerek MASAK tarafından hazırlanan raporda, gerekse ihbar mail ve faksları öncesinde, Sarraf hakkında somut fiil isnadını gerektirecek bir bilgiye ulaşılmadığını  aktaran Savcı Aydıner, buna rağmen doğrudan telekomünikasyonun denetlenmesine başlandığını belirtti. Telekomünikasyonun denetlenmesi kararının hukuka uygun olabilmesi için kuvvetli şüphe nedenleri olması gerektiğini dile getiren Aydıner, “Aksi takdirde, verilmiş bir hâkim kararına dayalı olsa dahi, yapılan dinlemelerden elde edilen bilgilerin delil olarak kullanılabilmesi mümkün değildir” değerlendirmesini yaptı. Kararda, ihbarlara dayalı olarak 15 Ekim 2012’de Sarraf, Abdullah Happani ve Mohammat Sadeg Rafgar Shishenk’in kaçak altın ve nakit ticaretini ilişkin bir araya gelecekleri konusunda teknik araçla takip talimatı verildiği belirtildi. Kararın onaya sunulmak üzere İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderildiğinin anlatıldığı kararda, ne sebeple olduğu anlaşılamaz biçimde İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından onaylandığı anlatıldı.

'ZİMMET SUÇUNUN UNSUNLARI YOK'

Takipsizlik kararında savcı teknik takibin Süleyman Aslan’ın Atatürk Havalimanı’na gelmesiyle başladığı vurgulanarak “Kolluk birimleri söz konusu para alışverişi iddiasının bir tarafının Süleyman Aslan olduğunu bilmektedir. Bu durum, soruşturmanın başında delilleri toplayarak, delillerden hareketle şüphelilere ulaşmak amacıyla değil, belirli bir kişi grubunu peşinen şüpheli kabul edip bir soruşturma sürdürüldüğünü göstermektedir” denildi. Zimmet unsuru yok Kararda, Halkbank’ın uyguladığı komisyon oranlarında Sarraf’a ait şirketler için özel bir indirime gidildiğinin, şirketlerinin kollandığının, bu indirimin nedeni ile bankanın zarara uğratıldığını söylemenin mümkün olmadığı aktarıldı. Aydıner indirim mevzuata uygun olduğunu belirtirken “Ortada zimmet suçunun unsurları yoktur” dedi.