Savunma yok, ceza çok

Ankara Başsavcılığı, YÖK'ü protestoya tartışmalı bir iddianameyle çok ağır fatura çıkardı, 96 üniversitelinin toplam 840 yıl hapsini istedi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Ankara Başsavcılığı, YÖK'ü protestoya tartışmalı bir iddianameyle çok ağır fatura çıkardı, 96 üniversitelinin toplam 840 yıl hapsini istedi. Polis kimi bildirdiyse onu sanık yapan savcılık, bu kişilerin çoğunun ifadesini dahi almadan dava açtığını iddianamesinde itiraf etti.
28 sanığın cezasına 'bu işi alışkanlık haline getirdikleri' gerekçesiyle üçte bir oranında zam isteyen savcılık, bir sanığın ikamet adresi olarak telefon numarasını vererek de bir ilke imza attı.
İddianame hazır
Savcı Hamza Uçar'ın 6 Kasım 2003'te Kızılay'da YÖK'ü protesto amacıyla düzenlenen ve polisin sert müdahalesiyle sonuçlanan gösteriyle ilgili soruşturması en çok sanıklı davalardan birini açmasıyla sonuçlandı. Savcı, biri tutuklu, 96 sanık hakkında dava açtı. İddianamede sanıkların yasadışı gösteri yaptıkları, 'dağılın' uyarısını dinlemedikleri, bununla da yetinmeyerek güvenlik görevlilerine saldırıp yaraladıkları, Emniyet'e ait çok sayıda araç ile bazı belediye otobüslerine de büyük zarar verdikleri anlatıldı.
Polis ne derse o!
İddianame, suçlamanın tümünün söz konusu olayda göstericileri döven polisin kameramanlarının çektiği görüntülerle ses kayıtlarına dayandırıldı.
Ek araştırma yapmayan savcı, polisin çektiği fotoğrafların arkasına yazdığı isimleri sanık göstermekle yetindi.
Savcı Hamza Uçar, yalnız polis fezlekesiyle yetindiğini, sanıkların birçoğunun ifadesini almadan dava açtığını, hazırladığı iddianamede şöyle itiraf etti:
"... Her ne kadar tüm sanıkların savunmaları alınamamış ise de sanık Kemal Kahraman'ın tutuklu olması ve tüm sanıkların celp ve savunmalarının alınmasının çok zaman alabileceği kanaatine varılması nedeniyle söz konusu sanıkların savunmalarının alınması tamamlanmadan kamu davasının açılması gerektiği.."
Uslanmazlara zamlı ceza
Uçar, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefetle suçladığı 96 sanıktan her biri hakkında önce 4.5 yıldan 8'er yıla kadar hapis cezası istedi. Savcı daha sonra, bu sanıklardan 28'i hakkındaki cezanın üçte bire kadar artırılmasını da -üst sınır 10 yıl 6 aya çıkıyor- talep etti.
28 sanığa zamlı ceza talebini, bu kişileri 'uslanmaz' görmesine dayandıran savcı, bu sanıkların, "Bu gibi suçları işlemeyi alışkanlık haline getirdikleri, her olayda yer aldıkları" ifadesine iddianamesinde yer verdi. Savcı Uçar, bunlardan 10'u hakkında polisin gönderdiği 'ek suç bildirme formu' bulunduğunu, dördü hakkında ise yine benzer suçtan ve yine Ankara Başsavcılığı'nca başka dava açıldığını kaydetti.
Buna şükretsinler!
Savcı, olaylar nedeniyle 'polise direnme, özel ve devlet malına zarar verme suçları için ayrı ayrı dava açılması yoluna gidilemediği' için yalnızca 2911'in ilgili maddelerine muhalefetten dava açıldığı bilgisine de yer verdi. Aksi durumda her bir sanık hakkında istenen cezanın üst sınırı 20 yılı da geçebilecekti.
Adresi telefon numarası
Belki de ilk kez bir sanıkla ilgili ikamet adresi yerine iddianamede o kişinin kullandığı ileri sürülen telefon numaralarına yer verildi.
İddianamedeki 73 numaları sanıkla ilgili bilgiler şöyle:
"Özge YURTTAŞ, Süleyman ve Nadime'den olma, 1982 D'lu Artvin merkez nüf.K'lı olup A.Ü. İletişim Fakültesinde öğrenci. Tel: 283 42 84 ve 0536 692 13 79"
İddianamede aynı olay nedeniyle suçlanan sanık D.O.S. hakkında yaşının 18'den küçük olması nedeniyle çocuk mahkemesinde dava açıldığı belirtildi.
'Yasal' ek suçlar
İddianamede, kimi sanıkların yasal dernek ve parti üyelikleri de ek bir suç kanıtı gibi sunulması ayrıca dikkat çekti. Savcı, bir sanığın ÖDP, bir sanığın halkevleri, iki sanığın Gençlik Derneği üyesi olmasını, bir sanığın 'öğrenci koordinasyonu yapılanması içinde yer aldığı' bilgilerini iddianamesinde kullandı.