Sayın: Önlem alınmazsa Türkiye parçalanacak

Ergenekon Soruşturması'nı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davanın görüldüğü İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen ek klasörler arasında Doç. Dr. Ümit Sayın'ın Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiği bir raporda yer aldı



2004 tarihli raporda Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini, örgütlenip önlem alınmazsa parçalanacağını belirten Ümit Sayın, bu parçalanma planında sahte verilerle olduğu iddia edilen yaklaşık 43 etnik grubun tam bağımsızlığının hedeflendiğini iddia etti.

BİLGİLENDİRİCİ ÖN RAPOR
Birinci davada sanık olan ikinci davada da gizli tanık ’Anadolu’ olduğu iddia edilen Doç. Dr. Ümit Sayın, raporuna gizli notu düştü. Giriş bölümünde “Türkiye’nin bütünlüğünü ortadan kaldırmaya azmetmiş iç ve dış düşmanlara karşı TSK’nin ve akademisyenlerin örgütlenmesi ve yapmaları olası psikoljik savaş üzerine bilgilendirici ön rapor” olduğunu yazdı.
Önbilginin sunulduğu makamlar olarak ise Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı, Psikoljik Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı, MGK ve ilgili birimler gösterdi. Raporun konu başlığında ise “Türkiye’nin ulusal güvenliğinin ve bölünmez bütünlüğünün korunması için tüm ülke çapında başlatılmış olan yeni Kuvayi Milliye hareketini, TSK, akademisyenler ve aydınlarla birlikte sürdürülmesi için koordine olarak örgütlenilmesi” ifadesine yer verdi.

EGE SAHİLİ İŞGAL EDİLECEK
Önlem alınmazsa Türkiye’nin parçalara ayrılacağı iddialarına yer verilen raporda Kıbrıs’ın tamamen bir Yunan, İngiliz ve ABD adası haline getirilmesinin, Türk varlığının adadan yok edilmesinin planlandığını belirten Doç. Dr. Ümit Sayın, İzmir başta olmak üzere tüm Ege sahil şeridinin işgal edileceğin öne sürdü. Bölünecek topraklara ilişkin harita da hazırlayan Ümit Sayın, raporunda şu iddialara da yer verdi:
“Trakya’nın Yunanlılar'a ve Bulgarlar'a verileceğini, Diyarbakır merkezli kuzey Kürt devletinin ilan edileceğini, Artvin, Ağrı başta olmak bazı toprakların Ermenistan’a verileceğini, Karadeniz’de bir Rum Pontus devletinin kurulmasının planlandığını iddia etti. Güneydoğu Anadolu’da Fırat Nehri’nin batısıyla Suriye topraklarını da içeren bölgede büyük İsrail devletinin, İstanbul’da Vatikan gibi bağımsız bir Fener Rum Patrikhanesi devletinin kurulacak.
İstanbul’un ikiye bölünecek. Bir bölüm Hong Kong gibi tarafsız serbest bölge haline getirilecek. Avrupa tarafında Konstantinapolis’in ilan edilecek. Orta Anadolu’da hilafetle yönetilen bir Türk şeriat devleti, tüm etnik gruplara zamanla devlet kurma hakkı tanınacak. Bu hedefler en geç 2025’e kadar varılması planlanmaktadır. Önlem alınmazsa Türkiye’nin parçalanması 2015’te başlayacak. İstanbul nüfusunun yüzde 10’u 2050’ye kadar Protestanlaştırılarak, kilit noktalarda Protestan elit zümreyi yaratmak da yabancı güçlerin hedefleri arasındadır.”

PSİKOLOJİK SAVAŞ YAPILMALI
Ümit Sayın, raporunun devamında alınacak önlemlere de yer vererek, halkı geri kazanmak için ciddi psikolojik savaşın yapılması gerektiğini vurguladı. Halkı yanlarına almadan Kuvayi Milliye Hareketi’ni gerçekleştirmenin mümkün olmadığını anlatan Ümit Sayın, “Psikoljik savaş, medya ile beyin yıkama, nörokimyasal zihin kontrolü, ideoloji değiştirme ve kara bilim konularda bilimsel araştırmaları akademisyenlerle birlikte yapan asker-sivil AR-GE merkezler açılmalıdır. Bu araştırmalar çok gizli kalmalıdır” dedi.
Bugün, psikoaktif maddelerin sentezlendiğini, insanları etkisiz hale getirilip, amaçlar doğrultusunda isteneni yaptırmanın mümkün olduğunu savunan Sayın, şöyle devam etti:
"Bireysel zihin kontrolünün yanı sıra, kitlesel beyin yıkama ve zihin kontrolünün değişkenlerini bilimsel olarak tespit etmek için multidisipliner çalışmalar yapmak şarttır. Atatürkçüler'in bir araya gelmeleri şart. Bu örgütlenme TSK’nin gizli bilgisi ve etkinliği, kontrolü altında yapılmalıdır” (dha)