Sedat Peker serbest bırakıldı

'Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, gasp ve sahte evrak düzenlemekle' suçlanan Sedat Peker ve 24 adamı tutuksuz yargılanacak.

Sedat Peker ve ağabeyi Atilla Peker'in de aralarında olduğu 24 kişi, 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, bu örgüte üye olmak, yardım ve yataklık etmek', 'gasp' ve 'sahte evrak düzenlemek' suçlarından tutuklanmaları talebiyle sevk edildikleri Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Peker'in, şubat ayında İstanbul'da Yusuf Alpay adlı kişinin kaçırılarak alıkonulması ve gasp amaçlı darp edilmesi, yine bu yıl Balıkesir'in Balya İlçesi Bengiler Köyü'nde faaliyet gösteren maden ocağını işleten bir kişinin ölümle tehdit edilerek, işyerine el konulması ve Şanlıurfa'da silahlı çatışmaya karışan bir kişiye yardımcı olunarak, olayın içeriğinin değiştirilip adli mercilerin yanıtılması olaylarıyla ilgili mahkemede sorgulandığı öğrenildi. Peker'in savcılıktaki sorgusunda suçlamaları kabul etmediği belirtildi.
Adliyeye sevk edilen 35 kişiden 11'i, savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. Öte yandan, yaklaşık 17 saat adliyede sorgulanan bu kişiler, nöbetçi mahkemedeki duruşma salonunda hakim tarafından serbest bırakılacaklarını öğrenince alkış tuttu.

'BÖYLE BİR KARARI KENDİM DE BEKLEMİYORDUM'

Çıkar amaçlı organize suç örgütü kurmak suçlamasıyla çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Peker, "Böyle bir kararı kendim de beklemiyordum. Çünkü bu kadar şaşaadan sonra serbest kalmak gibi bir şey hayal olacaktı" dedi.
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne çıkarılan ve Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Sedat Peker, adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Peker, hakkında tahkikat yapan polislerin kendisinin suç işlediği yönünde kanaate vararak çalışmalar yaptığını ancak, mahkemenin bu kanaati paylaşmadığını ifade ederek, mahkemenin organize suç örgütüyle ilgili delillerin yeterli olmadığı kanısına vardığını söyledi.
Basında hakkında çıkan haberleri avukatlarından öğrendiğini belirten Peker, "İki çuval dolar bulunduğu yazıldı. Hayatımın hiçbir bölümünde iki çuval dolarım olmadı. Olsa bile içinden iki demet alır geri kalanını her zaman dağıtmışımdır. Böyle bir param olmadı. Mali şubede sayılarak bitirilemiyormuş" şeklinde konuştu. Peker, şunun, bunun emri gibi yazılarla yargıyı, emniyeti hüküm altına almanın çok doğru olmadığını düşündüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Bu ülkeyi yöneten insanlar bizim cezaevine girmemizi, hayatımızla ilgili fedakarlıklar yapmamızı istedikleri taktirde biz zaten yaparız. Ülkemizi yöneten insanlara sevgili ve saygılıyız... Ama para konusu, diğer konular... Bizim için neler yazdınız, çuvallar dolusu paralar nerede ya... Savcılarla, yerel hakimlerle irtibatlar filan, Allah aşkına benim hangi hakimle, hangi savcıyla arkadaşlığım var? Benim cezaevine girmem herkesi mutlu edecekse bir kere gireyim bitsin kurtulsun."
Polislerin kendisinin suçlu olduğuna inandığını, basın mensuplarının da yaptıkları haberlerle boynuna ilmeği geçirdiğini öne süren Peker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Beni yargılayan hakime de dediğim gibi buradan tahliye olmayı ummuyorum ama, benle beraber buraya getirilen tanımadığım insanların hiç değilse bir kısmını evlerine yollayınız diye rica etmiştim. Böyle bir kararı kendim de beklemiyordum. Çünkü bu kadar şaşaadan sonra serbest kalmak gibi bir şey hayal olacaktı."
Peker, üç avukatı hakkında gıyabı tutuklama kararı çıkarılmasına ilişkin bir soruya da, "Avukatların neden tutuklandığını, ben neden burada olduğumu hala biliyorsam samimiyetime lütfen inanınız. Benim bir tane sicilim, sabıkam yok. Yapılan tüm operasyonlarda ele geçirilen bir tane 6.35'lik tabanca dahi yok. Evde süs kaması olarak duvarda asılı bıçakların adli emanete getirilmesinin haricinde hiçbir silah yok" diye yanıtladı. Peker, ele geçirilen kasetler hakkındaki bir başka soru üzerine de şunları söyledi:
"Avdayken kendi elimizi kesip kan kardeş olmak diye bir şey vardır. Bunu şaka olsun diye dağda av yaptığımız dönemlerde elimizi kesip hiphap tarzı müzik çalarken herkesin içinde kan kardeş olmak için yapmışızdır, darp etmek adına yapmış olduğumuz bir şey varsa da bu mahkemelerin bana vereceği bir cezadır. Mahkemedeki hakime de savcıya da şunu söyledim: Buradan çıktıktan sonra her an suç işlemeye eğilimli bir insanım ama, şu an suç işleyerek gelmedim."
Peker, gazetecilerin Alaattin Çakıcı ile kendisinin arka arkaya gündeme gelmeleri hakkındaki düşüncelerine ilişkin soruya ise kendisinin böyle bir bağlantı kuramadığını ve evinde yatarken gözaltına alındığını ifade etti. Peker, Korkut Eken'e para yardımı yaptığı iddiaları hakkındaki soruyu ise yanıtlamadı.

AVUKATLARIN AÇIKLAMASI

Peker'in adliyeden çıkışından önce basın mensuplarına açıklama yapan zanlıların avukatı Ali Rıza Dizdar da, "Hukuk, adalet budur. Avukatlar gerekçesiz tutuklandı" dedi. Dizdar, bu dosyada delilden sanığa giden delil olmadığını, telefon dinlemelerinde de herhangi bir suç unsuru bulunmadığını savunarak somut deliller olmadığı için mahkemenin verdiği kararın son derece sağlıklı olduğunu savundu. Peker'in avukatı Bülent Kılıç ise mahkemenin kararı sonrası avukatların dışarı çıkarılarak, zanlıların polislerce duruşma salonunda tutulduğunu öne sürdü. Kılıç, daha sonra bu olayı Cumhuriyet Savcısı'na ilettiklerini ve savcıyla görüşmelerinin ardından savcının kendilerine 'Sedat Peker'i alıp gidebileceğini, bazı sanıkların ise aramaları olduğu için içerde tutulmuş olabileceğini' söylediğini ifade etti.
Kılıç'ın açıklamasından sonra Sedat Peker ile diğer kişiler duruşma salonundan çıkarak, adliyeden ayrıldı.