Şehit 4 asker son yolculuğuna uğurlanıyor

Şehit 4 asker son yolculuğuna uğurlanıyor
Şehit 4 asker son yolculuğuna uğurlanıyor
Tokat'ta şehit olan 7 askerden, 4'ü bugün son yolculuklarına uğurlanıyor. Şehitler için Adana, İstanbul, Muş ve Hatay'da törenler yapılıyor.




Dün şehit erlerden Onur Bozdemir'in cenazesi Adıyaman'da, Kemal Bide'nin cenazesi Ordu'da, Yakup Mutlu'nun cenazesi Muş'ta toprağa verilmişti. 




MALAZGİRT'TE İKİ BİN KİŞİ KATILDI


Tokat’ın Reşadiye İlçesine bağlı Sazak Köyü yakınlarında hain saldırıda şehit düşen askerlerden jandarma er 20 yaşındaki Ferit Demir’in Muş'un Malazgirt İlçesi'nde düzenlenen cenaze törende ‘Vatan sana canım feda’ sloganı yükseldi. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı cenaze törenine ay- yıldızlı bayraklarla katılan vatandaşlar terör örgütü PKK aleyhine sloganlar attı.

Şehidin babası merhum Abdullah Demir’in ikinci eşi olan 50 yaşındaki Muteber Demir, asker oğlu Ferit Demir’in şehit düşmesi üzerine İstanbul’da oturan kardeşleriyle birlikte Muş’a geldi. Malazgirt İlçesi'ne bağlı Erence Köyü'nde düzenlenen cenaze törenine Muş Valisi Erdoğan Bektaş, Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, Muş Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı, Tatvan Tugay Komutanı Tuğgeneral Halit Günbatar, Emniyet Müdürü Süleyman İlhan Acaröz ile 2 bine yakın vatandaş katıldı.
Helikopterle Muş’tan getirilen şehit Ferit Demir’in cenazesi önce evine götürüldü. Şehit askerin babasının ilk eşi olan ve vefat eden Hazal Demir’den 9, ikinci eşi olan annesi Muteber Demir’den ise 4 olmak üzere 13 kardeşin ağıtları, törene katılanları da ağlattı. Aile fertlerinden bazıları baygınlık geçirdi.
Köy camisinde kılınan cenaze namazından sonra büyük bir Türk bayrağı açıldı. Törene katılanların büyük bir bölümü bayraklarla korteje eşlik etti. Cenazenin camiden köy mezarlığa götürülmesi sırasında ‘Vatan sana canım feda’, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Herşey vatan için’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları atıldı.

VALİLERİN KONUŞMASI
Terhisine 5 ay kala oğlu Ferit Demir’i toprağa veren anne Muteber Demir sinir krizleri geçirdi. Şehit annesine ambulansta müdahale edildi.
Cenaze törenine katılmak için Bitlis’ten gelen Vali Nurettin Yılmaz aslen Tokatlı olduğunu belirterek, “Sizin çocuğunuz Tokat’ta, biz de Tokatlı olarak Bitlis’te hizmet veriyoruz. Mehmetçikler, benim memleketimde vatan görevlerini yaparken şehit oldu. Sadece anneler ağlamıyor, hepimiz ağlıyoruz. Bundan ders çıkarmalıyız” diye konuştu.
Muş Valisi Erdoğan Bektaş da, “Bazıları anaları ağlatmak için gayret gösteriyor. Her şey ortada söze gerek yok” dedi ve şehit Ferit Demir’in ağabeyi olan Erence Köyü Muhtarı Mahsum Demir’e en güzel ve anlamlı cenaze töreninin Malazgirt’te yapıldığını bildirdi.
Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı'dan kardeşinin fotoğrafını ve tabutu üzerine serilen Türk bayrağını teslim alan ağabey Mahsum Demir, “Vatan sağ olsun” diyerek başsağlığı dileklerini kabul etti.
Şehit er Ferit Demir'in cenazesi, köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

BAKAN YILMAZ'DAN BAŞSAĞLIĞI ZİYARETİ Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, şehit jandarma er Ferit Demir’in ailesine başsağlığı ziyaretinde bulundu. Vali Erdoğan Bektaş, Muş Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı ile birlikte Şehit Demir için açılan taziye çadırında bir konuşma yapan Bakan Yılmaz, “Şehidimizin mertebesini anlatmaya lüzum yok. Onun ne yüce mertebe olduğunu hocamız anlattı. Şehidimizin ailesine Allah'tan sabırlar diliyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimize bütün milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.
Böyle üzücü olayların bir daha yaşanmaması dileğinde bulunan Bakan Yılmaz, “Çok derin ve üzüntü duyduğumuz hadiseler. Bu vesileyle bu hain saldırıyı, menfur saldırıları yapanları, planlayanları lanetliyorum. Bu vebal onların boyunlarında ebediyen kalacaktır. Hiçbir suçu olmayan masum insanları öldürenler, onları katledenler şüphesiz bunun vebalini, ebediyen bir utanç olarak boyunlarında taşıyacaklardır. Bunları yapanlar, ülkemizdeki kardeşliği, gelişmeyi istemeyenlerdir. Milletimiz doğusuyla batısıyla bunu görebilecek bilinçtedir. Buralardan alacağımız ibretler, eylemleri yapanların amaçlarının tam tersine barış içinde yaşamamıza daha fazla katkıda bulunacak. Şehidimizin ailesine, yakınlarına tüm Malazgirt halkına ve milletimize başsağlığı diliyorum” diye konuştu.
Bakan Cevdet Yılmaz ardından Erence Köyü halkı ile birlikte taziye çadırında öğle yemeği yedi.

Tokat'ta şehit düşen Jandarma Onbaşı Cengiz Sarıbaş'ın cenazesi, Atatök 5. Kısım Camii'nde düzenlenen törenin ardından Edirnekapı Şehitliği'nde gözyaşları içinde ve atılan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları arasında toprağa verildi.

ATATÜRK VE GİRESUNLU TOPAL OSMAN'IN POSTERİ CAMİ DUVARINA ASILDI 

Cami duvarına çıkan bazı kimseler“ Bu ateşi biz sönrürürüz” pankartları açtılar. Kırmızı renkli Türkiye siluetinin üstünde Atatürk Portresi ve Kurtuluş Savaşı Kahramanlarından Topal Osman'ın fotoğraflarının yanyana yer aldığı bir pankart ile büyük bir Türk bayrağı da cami duvarına asıldı.
Sarıbaş'ın cenazesi Bahçelievlerdeki evinin önüne getirilerek komşuları ve yakınlarından helallik alındı. Bu arada vatandaşlar cenaze arabasının ardından bayraklarla yürüyüşe geçti. Ataköy 5. Kısım Camiindeki cenaze töreninde başsağlığı dileklerini baba Talip Sarıbaş, anne Gülyaz, ağabeyi Vural, ablaları Tülay ve Türkan Sarıbaş ile Gülcan Yanaşma kabul ettiler. Ailenin birbirlerine ağlamama yolunda telkinde bulundukları sırada, “Onları sevindirmeyelim” dedikleri duyuldu. Şehidin kız arkadaşı Kübra Deniz şahin de, arkadaşını ebedi yolculuğunda yalnız bırakmadı.

CENAZEDEN ÖNCE VE SONRA YÜRÜYÜŞ YAPILDI 

Cenaze törenine Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, AK Parti genel başkan yardımcısı Abdülkadir Aksu, 1. Ordu Komutanı Orngeneral Hasan Iğsız, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş , AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, CHP İstanbu İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul Emniyet Hüseyin Çapkın, bazı partilerden milletvekilleri ile 5 bini aşan vatandaş katıldı.
Tören öncesi aileye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın taziyelerini bildiren Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu'ya abla Gülcan Yanaşma, “Başbakan yurtdışında geziyor. Askere sahip çıksaydı, kardeşim yaşıyor olurdu” siteminde bulundu. Anne Gülyaz Sarıbaş da, “Benim bir oğlum daha var. Gerekirse onu da şehit veririm. Ama Başbakan bu açılımdan vazgeçsin” dedi. Türk bayrağına sarılı şehit erin cenazesi cami avlusundan eller üzerinde taşınırken kalabalık bir grup tekbir getirdi, slogan atıldılar. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Türkiye uyuma, şehidine sahip çık”, “Meclis'te PKK istemiyoruz” ve bölücü örgüt elebaşı aleyhine sloğanlar attılar.
Cenaze nin Edirnekapı Şehitliği'ne doğru yola çıkmasının ardından, kalabalık grup, Bakırköy İstikametide yürüyüşünü sürdürdü. Çevik Kuvvet ekiplerininn önlem aldığı yürüyüş sırasında, sahil yoluna çıkarak yolu Yenikapı istikametinde kapattılar. Polis, yürüyüşe katılanları Galleria alışveriş merkezi yakınlarında önlerini keserek, yolun dışına çıkardı ve trafiği açtı. Aynı grup bu kez yürüyüşüne şehidin evinin bulunduğu Bahçelievler'e doğru devam ettirdi. Bu sırada trafikteki bazı araçlar slogan atanlara kornalarıyla eşlik etti.
Sarıbaş'ın cenazesi çok sayıda vatandaşın katılımı ile Edirnekapı şehitliğinde toprağa verildi. Bu arada binlerce kişinin bayraklarla yürümesi sonucu trafikte sıkaşan ailesi ve yakınları şehitliğe zor ulaştı.Şehitlikte yapılan törende ”Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” sloğanları atılırken DTP ve bölücü başı aleyhine protesto sesleri yükseldi.


ADANA

Tokat'ın Reşadiye ilçesindeki terörist saldırıda şehit olan uzman çavuş Harun Arslanbay için Adana'nın Yumurtalık ilçesinde tören düzenlendi. Şehidin cenazesi, sabah saatlerinde Adana Asker Hastanesinden alınarak, konvoy eşliğinde törenin düzenleneceği Yumurtalık ilçesine getirildi.

Cenazenin getirilmesi sırasında Yumurtalık Merkez Camisi önünde toplanan ve ellerinde Türk bayrakları bulunan çok sayıda vatandaş, "Kahrolsun PKK", "Askere uzanan eller kırılsın", "Şehitler ölmez vatan bölünmez" şeklinde sloganlar atarak terörü kınadı.

Tören alanında, fenalık geçiren şehidin eşi Demet Arslanbay, "Bir asker ölür, bin asker gelir" şeklinde ağıt yaktı. Ağabey Rüstem Arslanbay ise "Bana silah verin, gidip onların hepsini tek tek öldüreyim" dedi.

Cenaze, daha sonra namazın kılınacağı cami avlusuna getirildi. Burada şehidin eşi Demet, annesi Döndü, babası Hamdi Arslanbay şehidin tabutuna sarıldı.

Baba Hamdi Arslanbay, oğlunun fotoğrafını tutarak, "Sakın ağlamayın, ağlayıp da teröristleri sevindirmeyin" diye konuştu.

Cenazenin bulunduğu alana gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile diğer ilgililer, dua etti ve aileye baş sağlığı diledi. Bakan Yıldız, baba Hamdi Arslanbay'a, "Şehitler hepimizin şehidi. Kanları yerde kalmayacak" dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından şehidin cenazesi, askerler tarafından alınarak, oluşturulan kortej eşliğinde, toprağa verilmek üzere Sugözü köyüne götürüldü

HATAY'DA BAŞBAKAN'IN İSMİ ÇELENKTEN SÖKÜLDÜ

Tokat’ın Reşadiye İlçesi’nde şehit düşen iki yıllık yüksekokul mezunu jandarma onbaşı Fatih Yonca'nın, aldığı onbaşı maaşını bile ailesine gönderdiği ortaya çıktı. Fatih Yonca’nın, hem okuduğu, hem de ailesinin geçimini sağladığı belirtildi.Fatih Yonca'nın cenazesinde Başbakan Erdoğan ismi gönderilen çelenkten iki kez söküldü.

Hatay’ın İskenderun İlçesi’ne bağlı Bekbele Beldesi’ne bağlı Orhangazi Köyü, şehit acısıyla yandı. Köyün dağlık kesiminde bir akrabaları tarafından ücretsiz oturmaları için verilen 2 odalı briketten yapılma, kapısı naylonla kapatılmış, sıvasız derme çatma evde yaşam savaşın veren Fatih Yonca’nın ailesi, ziyaretçi akınına uğradı. Türk Bayrağı asılan ev, dolup taştı.
Baba Bülent Yonca, eşi ve çocuklarına bakamayınca 4 yıl önce eşi Gülsem Sönmez’i boşayıp, köyden ayrıldığı için akrabalarının evlerinde yaşam mücadelesi veren aile, İskenderun Kaymakamlığı’nın verdiği gıda ve kömür yardımları ve komşularının desteğiyle ayakta duruyor. Mustafa Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Bölümü’nde okuyan Fatih Yonca, babalarının kendilerini terk etmesi üzerine tüm yükü de omuzlarına alıp, İskenderun’daki bir filtre fabrikasında işçi olarak çalışırken, okulunu bitirdi.
Bir ablası ile 2 erkek kardeşi bulunan Yonca, küçük kardeşi Hakan’ı da askere gönderip, terhis olduktan sonra da kendisi de askere gitti. Kardeşlerine hem kardeş hem baba olan şehit onbaşı, askerde aldığı maaşı da evine göndermeyi de ihmal etmedi. Onbaşıların askerlik boyunca aylık 39 lira 14 kuruş maaş aldığı, iç güvenlik bölgelerinde görev yapmaları halinde bu maaşın 129 lira olduğu belirtildi.

ŞEHİT OLDUĞU GÜN BİRLİĞİNE KATILDI
10 gün önce izine geldiği köyünde annesi Gülsüm Sönmez’e terhis olacağı gün için ‘Şafak 87’ diyerek birliğine dönen Yonca, göreve çıktığı ilk gün teröristlerin kurşununa arkadaşlarıyla birlikte hedef oldu. Onunla birlikte 7 asker şehit düştü. Acı ve yoksulluk içinde yaşamını sürdüren Gülsüm Sönmez’e kara haber tez ulaştı, evinin direği yıkılmıştı. Yakınları ve komşularının desteği anneyi teselli etmeye yetmedi. “Benim çocuğuma ‘şehit’ dediler. Salasını verdiler, ‘Fatih Yonca şehit oldu’ dediler. Ciğerim yanıyor. Benim yavrum 3 ay sonra 24 yaşına girecekti. Yeşil gözlüm, dayanamıyorum çocuğum. Sen bize asker parası gönderiyordun” diye ağıtlar yakan anne sinir krizi geçirdi.
Oğlunun askere koşa koşa gittiğini belirten anne Sönmez, “Kafirlere yem oldu benim kuzum. Geri giderken ‘Şafak 87’ diyordu yavrum. Kafirler, benim çocuğumu mu bekliyordunuz. Ne istediniz onlardan siz. Yavrularım ana kuzusu daha onlar. Ağızları süt kokuyor onların. Yavrum kuzum benim” dedi. Fatih Yonca’nın kardeşi Hakan metanetli görünürken, küçük kardeşi Ömer ise annesinin dizinin dibinden biran olsun ayrılmadı.
Eşinden boşandıktan sonra köyü terkeden baba Bülent Yonca da oğlu Fatih'in şehit düştüğü haberini alınca köye geldi. Şehit onbayı Fatih Yonca, yarın İskenderun’da düzenlenecek törenin ardından köyünde toprağa verilecek.

İKİNCİ KEZ YIRTILDI 
Fatih Yonca’nın cenaze törenine getirilen Başbakan Erdoğan’ın çelengindeki ismi, kortej sırasında ikinci kez yırtıldı. Camide bir genç tarafından yırtılan isim bantı, polisler tarafından yerden toplanıp yapıştırılarak tekrar çelenge iliştirildi. ‘T’ harfi geç bulunduğu için bir süre eksik duran yazı, beyaz zeminli yenisi ile değiştirildi. Ancak cenaze mezarlığa götürülürken taşınan çelengin yanına gelen öfkeli bir kişi yine Erdoğan’ın adını yırtıp attı.
Polisler bu kişiyi kortejden uzaklaştırdı, çelenk de bu kez yazısız olarak mezarlığa götürüldü.

7 BİN NÜFUSLU BELDEDE 10 BİN KİŞİ 

İki yıllık yüksekokul mezunu olan, hem çalışıp hem okuyan ve askerde aldığı onbaşı maaşını babaları ayrı olduğu için sıvasız bir evde yaşayan annesi ile kardeşlerine gönderen Şehit Fatih Yonca'nın, 7 bin 300 nüfuslu Bekbele Beldesi’nde düzenlenen cenaze törenine 10 bin kişi toplandı.
Bekbele Merkez Camii’nde düzenlenen törende Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 39’ncu Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürsel Öztürk, İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ, İskenderun Kaymakamı Cemil Aksak, İskenderun Belediye Başkanı CHP’li Yusuf Civelek, MKÜ Rektörü Prof.Dr. Şerafettin Canda da hazır bulundu.
Tuğgeneral Gürsel Öztürk ile Tuğamiral Turgay Erdağ, camide şehidin teyzesi Hüsne Kıyılı’nın elini ölüp, başsağlığı dileğinde bulundu. Tabuta sarılarak ağlayan Hüsne Kıyılı, güçlükle teselli edildi.
Anne Gülsüm Sönmez, camiye diğer çocuklarıyla birlikte geldi. Sönmez, oğlunun tabutunun önünde çocukları Hakan, Ömer ve Zeynep ile birbirlerine sarılıp, “Biz bu kadarız” dedi. Gülsüm Sönmez, daha sonra oğlunun fotoğrafını eline alıp havaya kaldırarak “İşte benim oğlum. Yeşil gözlüm” diye bağırdı.
4 yıl önce ayrılan ve evlat acısıyla bir araya gelen Bülent Yonca ile Gülsüm Sönmez, tabutun başında kısa bir süre yan yana durdu. Sönmez, eski eşine, “Şehit babası oldun” dedi. Şehidin büyük kardeşi Hakan Yonca da “Bir Fatih gider, yerine bin Fatihler gelir. Biz geliriz” diye konuştu.
Cenaze törenine katılan binlerce vatandaş sık sık, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’, ‘Hükümet istifa’ sloganları attı. Cenazeye katılan bir grup ise kırmızı beyaz yazılı, kenarında ay-yıldız olan ‘Dişe diş, kana kan intikam’ yazılı pankart açtı.

ALKIŞLAMAK HARAM
Şehit Fatih Yonca’nın cenaze namazını kıldıran İskenderun eski Müftüsü Mustafa Varlı şehidin arkasından alkış tutulmamasını istedi. Milleti birbirine düşürmek isteyenlerin her zaman var olduğunu, bundan sonra da olacağını belirten Mustafa Varlı, “Türk milletine, İslam’a uygu bir şekilde şehidimizin arkasından gidelim. Yani alkışlamak, slogan atmak caiz değildir, haramdır. Fatihalar okuyarak, ölümü düşünerek, dünyayı düşünerek ahireti düşünerek gidelim. Şehidimizi İslam’ın terbiyesi ve Türk milletinin vakarına yakışır şekilde götürelim” dedi.
Müftünün helallik istemesinin ardından şehit Fatih Yonca’nın cenazesi omuzlara alınarak Bekbele Belde Mezarlığı’na götürüldü. Uyarılara rağmen cenaze mezarlığa götürülürken yol kenarında toplanan vatandaşlar alkışlarla protesto edip, ‘Başbakan istifa’ sloganları attı.

AĞLAMAYACAĞIM
İnsan selini andıran kalabalığın arasında yaklaşık bir kilometre omuzlarda taşınan cenazeyi bir kadın astsubayın desteğiyle takip eden anne Gülsüm Sönmez, “Seni ben de taşıyacağım oğlum. Bu törenler senin için yapılıyor yavrum. Kafirler, imansızlar gencecik delikanlıya nasıl kıydınız. Ama ağlamayacağım, beni ağlatamayacaksınız. Gözyaşı dökmeyeceğim. Kıskanın düşmanlar ağlamıyorum” diye haykırdı.
Tabut cenaze aracına yüklenince anne el sallayarak, “Güle güle şehidim” diye seslendi. Fatih Yonca’nun cenazesi, belde mezarlığında toprağa verildi.


    ETİKETLER:

    Kadir Topbaş