Şehitlere mezhep ayrımı!

Şehitlere mezhep ayrımı!
Şehitlere mezhep ayrımı!
Alevi derneklerinin ve ailelerin itirazlarına rağmen devletin 'şehit' de olsa cemevindeki cenaze törenlerine katılmaması uygulaması devam ediyor. Konu bir 'devlet sorunu' olarak görülmeye devam ediyor.

RADİKAL - Hakkari'de üç gün önce düzenlenen yola döşenen bombanın patlatılması sonucu şehit olan astsubay Kenan Ceylan, Tokat Zileli Alevi bir ailenin çocuğuydu. Ceylan'ın cenazesinde yaşananlar şehit Alevi olunca nasıl bir çifte standardın gündeme geldiğini bir kez daha gösterdi. Konuyu Cumhuriyet gazetesinden Ayşe Yıldırım, "Genelkurmay’ın yolu cemevinden geçmiyor" başlıklı yazısında şöyle aktardı:


Kenan Ceylan, üç gün önce Hakkâri Şemdinli’de şehit oldu. Tokatlı Alevi çocuğuydu. Önceki gün iki ayrı cenaze töreniyle uğurlandı. İlki inançlarına uygun olarak cemevinde yapıldı. Ama askeri ve mülki erkân cemevine gelemezdi. Onun için daha sonra kaymakamlığın önünde “ resmi tören” düzenlendi.
Bu ilk değildi.
Barış Aybek, 11 Ağustos’ta Şırnak’ta şehit oldu. Malatyalı bir Alevi ailenin oğluydu. Cenazesi “devlet erkânı katılacağı için” apar topar camiden kaldırıldı.
Özkan Ateşli, 2012’de Foça’da PKK ’nin bombalı saldırısında hayatını kaybetti. Aleviydi, ailesi cenazesinin cemevinden kaldırılmasını istedi. İstanbul Haramidere Cemevi’nde cenaze töreni yapıldı. Ama asker, “Devlet cenazesi camide olur” diyerek cenazeyi kaçırırcasına Ataköy Camii’ne götürdü.
“Bu ülkede şehit olabilirsin ama Alevi olarak gömülemezsin” dedirten o kadar çok şehit cenazesi olayı yaşandı ki bunlar bizim duyduğumuz birkaç örnek. Devlet seni Alevi olarak askere alır, savaştırır. Öldükten sonra ise bedenine el koyar ve kendi inancına göre gömer.

MECLİS’TE ANLATACAKLAR

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün’e göre bu Alevilere en büyük hakaret, yurttaş olarak varlığını inkâr etmek. Düzgün’den öğreniyoruz ki Alevi dernekleri yıllardır Genelkurmay’a, “Alevi şehitlerimizin cenazesini cemevinden kaldırmak istiyoruz” diye başvuruyor. Aldıkları yanıt ise, “Bu bir devlet sorunu. Devlet resmi olarak kabul etmeli ki biz de resmi töreni cemevinde yapalım” oluyor. Federasyon, Alevilere yönelik tehditler, provokasyonlar ve şehit cenazelerinde yaşanan ayrımcılık konusunda bugün Meclis’te basın toplantısı düzenleyecek. Toplantıya Davutoğlu’nun bakanlık teklifini kabul eden HDP’li Müslüm Doğan’ın da katılması bekleniyordu. Doğan katılırsa daha kabine kurulmadan ilk çatışma yaşanmış olacak.

CAMİ OLMAZSA MEYDAN

Özkan Ateşli’nin cenazesinin kaçırılırcasına camiye götürüldüğü gün Hubyar Alevi Kültür Derneği Başkanı olarak mücadele eden HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Bu TSK ve devlet tarafından sistematik olarak uygulanıyor” diyor. Kenanoğlu, birkaç yıl önce Turhal’da şehit Alevi gencin cemevinde yapılan cenaze törenine devlet erkânının sırf bu yüzden katılmadığını söylüyor. Kenanoğlu’na göre sistem şöyle işliyor: Askeri yetkililer, şehit Aleviyse ailesine “Camide resmi tören düzenleyeceğiz, onayınızı istiyoruz” diyor. Aile kabul etmezse cemevinden sonra kaymakamlık, valilik önü ya da meydanda resmi tören yapılıyor. Cemevinde ısrar eden aile ise askerlerin katılmadığı bir törenle sessiz sedasız cenazesini kaldırıyor.

ÇARPILACAKMIŞ GİBİ KAÇIYORLAR

HDP MYK üyesi halklar ve inançlar sorumlusu Hatice Altınışık da cemevinden kaçırılan bir asker cenazesine tanıklık eden isimlerden. “Devlet erkânı cemevine gelse çarpılacakmışçasına kaçıyor, uzak duruyor. Bir Müslümanın cenazesinin camiden kaçırılırcasına kiliseye götürülerek inancı dışında bir ritüelle defnedildiğini duydunuz mu?” diyor Altınışık.