@ismailsaymaz

Sekiz yıl sonra gelen rapor: Avukata atılan dayak, işkencedir

Sekiz yıl sonra gelen rapor: Avukata atılan dayak, işkencedir
Sekiz yıl sonra gelen rapor: Avukata atılan dayak, işkencedir
Kadıköy Moda'da avukat Muammer Öz'ün sekiz yıl önce iki polis tarafından dövülüp burnunun kırılmasına ilişkin davada ceza alan polislere verilen ceza Yargıtay tarafından bozuldu. Bozma kararından sonra İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'na başvurarak aldığı raporda, Öz'ün gördüğü şiddetin Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık sınıflandırma kılavuzuna göre 'işkence' kapsamına girdiği belirtildi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Avukat Muammer Öz’ün sekiz yıl önce dövülüp burnunun kırılmasına ilişkin iki polisin yargılandığı ve yaralama suçundan ceza aldığı dava, Yargıtay tarafından bozuldu. Bozma kararından sonra Öz, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na başvurarak, duruma ilişkin tıbbi değerlendirme yapılmasını istedi. Verilen raporda, Öz’e yönelik şiddetin Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalık sınıflandırma kılavuzuna göre ‘işkence’ kapsamına girdiği belirtildi.  

İstanbul Üniversitesi’nin avukatlığını yapan Muammer Öz, 29 Temmuz 2007’de ağabeyi, yengesi ve amcasının çocuklarıyla İstanbul Moda’da piknik yaparken, yanlarına gelen polis memuru Bülent Okumuş ve Uğur Yıldırım tarafından önce parkta yumrukla, ardından da polis aracından çıkarılan sopayla dövülmüştü. Polis Okumuş, Avukat Öz’ün küfrettiğini ve gömleğinin düğmesini kopardığını iddia etmişti. Okumuş ve Yıldırım’a “kasten yaralama, hakaret” suçlarından birer yıl 11’er ay 5’şer gün hapis cezası verilmişti. İki ceza, sanıkların, “geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde” bulundurularak ertelenmişti. Bu arada, Avukat Öz hakkında da, “görevli memura mukavemet”ten beraata hükmedilmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, polislerin 'ölçü dışı' kuvvet kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi için iki davanın birleştirilmesi gerekirken bu yola başvurulmadığını belirterek, kararı bozdu. İki dava, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde birleştirildi. Dava yeniden görülmeye başlandığında Öz’ün burnunda kırık olduğunu gösteren grafilerin dosyadan kaybolduğunu fark etti. Bizzat Çapa Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Servisi’ne başvurarak, filmleri tekrar aldı ve mahkemeye sundu.

BİR SOKAK ÇOCUĞUNU DA FELÇ BIRAKMIŞTI

Bu arada Öz, elindeki raporlarla İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na başvurarak, tıbbi bakımdan vasıflandırılmasını istedi. Kurum tarafından 27 Mart 2015’te verilen raporda, dayaktan bir gün sonra Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin tıbbi muayenesine göre “burnunda hassasiyet ve ödem olduğu”, İstanbul Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Servisi’nde çekilen kafa grafisine göre de “burunda kırık tespit edildiği” ifade edildi. Şiddet sonrası Öz’ün psikiyatrik tedavi gördüğü ve 11 ay boyunca ilaç kullandığı anlatıldı. Raporda, bu şiddetin Öz’ün sağlığı ve algılama yeteneğini basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek ölçüde bozduğu vurgulandı. Bu bulgulara göre Öz’e işkence yapıldığı kaydedilerek, şöyle denildi:

“Burun kemiğinde kırığa yol açacak düzeyde yüz, baş, boyun, kollar, gövde ve bacaklara yönelik fiziksel travmalar ile olay sonrası ruhsal travma ile uyumlu duygudurum, kaygı, uyku bozukluğu ve muhtelif şikayetlerinin tamamının Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalık sınıflandırma kılavuzu ICD-10’da yer alan ‘işkence’ tanısı kapsamında değerlendirildiği...”

Avukat Öz, bir sonraki duruşmanın 3 Temmuz’da görüleceğini ve mahkemeden, görevsizlik kararı vererek, dosyayı ağır ceza mahkemesine göndermesi yönünde talepte bulunacaklarını ifade etti. Öz, “Biz baştan beri, polislerin işkence yaptığını savunuyorduk. Rapor bu iddialarımızı doğruladı. Sekiz yıldır bu davayı takip ediyorum. Sanıklar polis olduğu için davamız uzuyor” dedi.

Sanık polis memuru Bülent Okumuş, Öz’ü dövdükten bir yıl sonra, 18 Haziran 2008’de, yine Moda’da kendisinden sigara isteyen sokak çocuğu Yasin Kırbaş’ı ateş ederek, felç bırakmıştı. Kırbaş ve 5 arkadaşına “nitelikli yağma” suçundan ikişer yıl altışar ay hapis cezası verilirken; Okumuş hakkında ise meşru müdafaa sayılarak beraata hükmedilmişti.