Selahattin Demirtaş: SDP'nin hedef alınması tesadüf değil

Selahattin Demirtaş: SDP'nin hedef alınması tesadüf değil
Selahattin Demirtaş: SDP'nin hedef alınması tesadüf değil
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında konuşan Eşbaşkan Selahattin Demirtaş bugünkü müdahaleler sırasında SDP ve HDK sözcülerinin hedef alınmasının tesadüf olmadığını söyledi.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, on beş gündür Türkiye 'de olan direnişin "hükümetin emrivaki yaklaşımlarını kabul etmiyoruz" arayışı olduğunu belirterek, "Hükümet umarım bundan ders alır" dedi. Müzakere sürecinde kritik bir aşamada olunduğunun altını çizen Demirtaş, "Hükümetin artık birinci aşamanın sonlandığı noktada, ikinci aşama için çalışması ve anayasal yasal hukuki zemini hazırlaması gerekiyor" dedi. Demirtaş, önümüzdeki günler itibariyle hasta tutukluların serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti.

‘GENÇLERİ GAZ BAĞIMLISI YAPTINIZ’

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin on beş gündür ülkenin her tarafında gaz kullandığını ifade eden Demirtaş, "Ülkenin tek çapulcu tarafından yönetilmesindense üç beş çapulcu tarafından yönetilmesi daha demokratiktir. Gençleri alkolden uzak tutacağız ayağına gaz bağımlısı yaptınız. Benim tavsiyem gençleri anlamaya çalışın, empati yapın kasıntıyı bırakın. Başbakan olarak şort tişört giyip Gezi Parkı'na gidin. Gençlerin derdi içki falan değil. Orada Müslüman gençlik de var. Siz panzerlerden bira da sıksanız zemzem suyu da sıksanız özgürlük anlayışını ortadan kaldıramazsınız. On beş gündür ülkenin her yerinde şiddet görüntüleri izliyoruz ve hükümet ısrarla gençlere şiddet uyguluyor. İstanbul Valisi'nin ayağı kaydı kayacak. Taksim merkezli Türkiye'nin her yerinde çıkan bu direniş 'hükümetin emrivaki yaklaşımlarını kabul etmiyoruz' arayışıdır. Gençlerin arayışı özgürlük arayışıdır" dedi. Demirtaş, "Başbakan kendisine oy vermeyenleri düşman ilan etme noktasına gelmiştir. Hükümetin 15 günlük pratiği demokrasiden bir şey anlamadığını ortaya koymuştur. Siz sadece kendi hassasiyetlerinizi dikkat alıp kürsülerde mikrofonlarda kendi hassasiyetlerinizden söz ederseniz, siz zaten ülkenin tümünün Başbakan'ı olmazsınız" diye konuştu.

'TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE MÜZAKERE RUHU HİSSEDİLMELİ’

İnsanların beynindeki özgürlük arayışının atılan gazlar, sıkılan tazyikli suyla yok etmenin mümkün olmadığını ifade eden Demirtaş, şunları dile getirdi: "Bütün dünyaya ayıp oluyorsa bu sizin tutumunuzdan kaynaklıdır. Bir tarafta savaşı durdurmuşken, diğer taraftan sokakları insanlara kapatırsanız olmaz. Türkiye'nin her tarafında bu müzakere ruhunun hissedilmesi gerekiyor. O halde herkesin bunu yürekten hissetmesi ve bu yönlü politikaları hayata geçirmesi gerekiyor. Sokaktaki çığlık ancak böyle yerine getirilir. İtiraz eden insanlara saygı duymak lazım. Biat eden bir gençlik istemiyorsanız, bu gençlere saygı duymanız lazım. Gençler baskıya zulme boyun eğmiyorsa isyan ediyorsa bu ülkenin kıymetidir. Korkmamız gereken boyun eğen her şeye biat eden gençliktir. Sokakta isyan edenlerin taleplerinden korkmamak gerekiyor. Demokrasi anlayışını güçlendirmekle bu taleplere cevap olmak mümkündür" ifadesini kullandı.

Güçlü devletin demokratik devlet olduğunu belirten Demirtaş, büyük devletin vatandaşın hissiyatını kabul etmiş devlet olduğuna işaret etti. Savaş uçağı ile tank, top ile atılan gaz ile, mermi ile suyla güçlü devlet olunamayacağını kaydeden Demirtaş, "Gün gelir o gücünüzü sarsar üç beş çapulcu çıkar ve bu kof balonu patlatır. Halktan daha güçlü bir güç yoktur. Nice diktatörler, krallar, padişahlar halklara karşı savaş yürüttüler. Ama tamamı yenilerek geri dönmek zorunda kaldılar. Su akar yatağını bulur bunu engelleyemezsiniz. Bunun gereğini ne kadar erken yaparsanız o kadar erken sonuç alırsınız" dedi.

'ÖZGÜRLÜK TALEPLERİNDE, DEMOKRATİK BİR ANAYASADAN VAZGEÇMEYİN’

On beş gündür direnen gençlere de çağrıda bulunan Demirtaş, "Başından beri sokakta olan özgürlük taleplerinizden demokratik bir anayasadan vazgeçmeyin. Şiddete başvurmayın. Taleplerinizin arkasında sonuna kadar durun" dedi. Yarın Taksim Platformu ve Gezi Parkı'ndan yetkililerin Başbakan ile görüşeceğini ifade eden Demirtaş, "Bir yandan yarın Taksim Platformu Başbakan ile görüşecek bir yandan müdahale var. Bu nasıl bir müzakereci anlayıştır. Gerçi biz bu anlayışı biliyoruz. Bir yandan Oslo'da müzakere yürütürken bir yanda KCK operasyonları oluyordu. Özellikle gençlere bir daha söylemek istiyorum. Birbirinize karşı kışkırtmaya çalışanlara karşı da dikkatli olmalısınız" diye konuştu. En büyük hedefin devrimci gruplar olduğunu özellikle de SDP'nin hedef haline gelmesinin bir oyun olduğunu söyleyen Demirtaş, SDP'li arkadaşlara tebriklerini ileterek SDP'nin bu şekilde hedef haline gelmesinin tesadüf olmadığını kaydetti. SDP çalışmalarını çok önemsediklerini ve Kürt halkının yanında ikirciksiz durduğunu ve HDK'nin içinde başından bu yana SDP'nin yer aldığını belirten Demirtaş, SDP'nin tutarlı yaklaşımlarının hükümeti korkuttuğunun altını çizdi ve her kesimi SDP ile dayanışmaya davet etti.

Demirtaş, "Herhalde gezi olsun diye Gezi parkında durmuyor insanlar. Alanlarda insanlar özgürlük istediklerini haykırıyorlar. Hükümet yetkilileri her seferinde biz çok çektik diyor. İnancımız nedeniyle horlandık diyorsunuz. Ama oradaki bayraklara paçavra diyorsunuz. Bu nasıl bir anlayıştır. Alevilere en büyük hakareti siz yapıyorsunuz bu nasıl bir empatidir. Bütün bu arayışlar özellikle herşeyin kaygıyla karşılanmasına neden olmuştur. Bizim gözlemlerimiz budur. Hükümetin bu yaklaşımı herkeste kaygının tereddütün daha fazla olmasına neden oluyor. Halk sizden demokratik açılım paketleri beklerken, siz çıkmışsınız insanların karşısında mitingle cevap veriyorsunuz. Ne bekliyorsunuz oradan. Bunlar özgürlük istiyor birileri sizi yedirmeye çalışıyor mitingi o zaman AKP 'nin bahçesinde yapın. Halkı karşı karşıya getirmenin ne anlamı var. Bir Başbakanın böyle bir tutum içinde olması ülkedeki gerilimi kutuplaşmayı yaratır. Herkes de özgür bir yaşamı yaşama hakkına sahiptir. O haysiyetiyle oynayamazsınız. Başbakanlık baki değildir. Özel Yetkili Mahkemeler gün gelir sizi yargılar. Keşke Başbakanken bunu kaldırsaydım dersiniz" dedi.

‘MÜZAKERELERİN İKİNCİ AŞAMASI İÇİN HUKUKİ ZEMİN HAZIRLANMALI’

Özel Yetkili Mahkemelerin Türkiye'de birçok önemli idam ettiğinin altını çizen Demirtaş, on binlerce insanın bu mahkemelerin kıyımından geçtiğini hatırlattı. Demirtaş, şunları dile getirdi: "Vicdanınız varsa bunları görmek zorundasınız. Bakın şimdi müzakerelerde kritik bir aşamaya geldik. Birinci aşama dediğimiz çatışmasızlık sona erdi. Kolay da gelinmedi bu noktaya. En başta da Sayın Öcalan'ın tutumu bu ortamı sağladı. Bunu sağlamış kişiye siz hala hukuksuzluk yapıyorsunuz. Dışarı ile teması yok. Böyle bir müzakereyi nasıl yapacaksınız merak ediyoruz. Hükümetin artık birinci aşamanın sonlandığı noktada ikinci aşama anayasal yasal hukuki zemine hazırlamak için çalışmalı. Savaşın durması büyük bir kazanımdır. Aylardır gençlerin ölmüyor olması bizi muazzam etkiliyor."

Demirtaş, "Şimdi artık görev bütün demokrasi güçlerinedir. Barış hükümete emanet edilmeyecek kadar ciddi bir meseledir. Her aşamada herkesin farklı görev ve sorumlulukları var. Gençler ölmesin analar ağlamasın uğruna. Artık ikinci aşamada hükümetin ne yaptığının ne yapacağına dair bu aşamaya kolay gelinmedi. Ve bu aşamadan sonra işlerin bozulmasına izin vermeyeceğiz. Hükümetin sorumluluğunu yerine getirmesi konusunda her saniye ciddiyetini hatırlatan bir noktada olacağız. Bir taraf sorumluluğunu yerine getirmezse daha tehlikeli durumlar ortaya çıkar. Halk müdahil olmalıdır. Daha fazla barış istiyorsak barış sürecinin gelişmesine öncü olmalıyız. Bir tarafta iktidarı temsil edenler diğer tarafta ezilenleri yok sayılanları temsil eden biz varız. Herkes tarafını doğru seçmelidir. Eğer masadaki iki taraf da özgürlükler için çabalarsa kurtuluruz. Bunu başaramazsak siyasetçiler olarak halka karşı borçlu gideriz. Biz seçimden korkmuyoruz. Hazine yardımını siyasi partilere hakkaniyet ölçüsünde dağıtalım. Ondan sonra seçim meydanına çıkalım bakalım. Eğer korkmuyorsanız böyle yapalım. Kenan Evren'in size yarayan bütün kurumlarını MGK, YÖK seçim barajı bütün bunların hepsini koruyorsunuz işte. O halde seçime de gideceksek yiğitçe mertçe gidelim. Seçim barajını kaldıralım. Siz bu tutumunuzla bu yaklaşımınızla gelişemezsiniz. Biz partimizin özgürlük anlayışını sandıklara sıkıştıran bir parti değiliz. Üç seçimde o kadar baskınıza seçim barajınıza rağmen seçimden başarıyla çıkan parti olduk" diye konuştu.

'GAZLI, COPLU, SULU MÜDAHELENİN YERİNE DEMOKRATİK REFORM PAKETİ’

Demirtaş, "İnsanlar sadece karınlarını doyurarak mutlu olmazlar. Her insan kişiliğiyle onurlu bir varlıktır. Bunları yok sayan bir anlayış insanlara onur bahşedemez. Umuyorum ki; hükümet bundan bir ders çıkarır, anladıklarını söyleyenler Başbakan'ı uyarır. Gazlı coplu sulu müdahalelerin yerine demokratik reform paketi alır" dedi.

'TUTSAKLARIN SERBEST BIRAKILMASINI BEKLİYORUZ'

Dün Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e cezaevinde ağır hasta tutsaklar olan 413 kişinin dosyasını verdiklerini belirten Demirtaş, "Cezaevinde bulunan hasta tutuklular 413 hasta tutuklu şu anda ölümle cebelleşiyor. Önümüzdeki haftadan itibaren somut adımlar bekliyoruz. Kendine insanım diyen herkesin duyarlı olması gereken bir meseledir. Biz dün Adalet Bakanı'na konuyla ilgili bir dosya ilettik. Arkadaşlarım bizzat teslim ettiler. Umuyorum ki; bakan da bunları işletir ve gereği yapılır. Adli siyasi birçok tutuklu bu yaklaşımın sonuçları bekliyor. Sadece bu yıl içinde dört arkadaşımız yaşamını yitirdi. Cezaevinde kalma şansları yok. Birçoğu yatağa bağımlı bir şekilde ölüm bekliyorlar. Biz bu ölümlere sessiz kalmayacağız. Adalet Bakanı'ndan da bu duyarlılığı bekliyoruz" dedi.

Demirtaş, son olarak Elazığ ve Dersim'de yaptıkları kongrede kendilerine destek veren halka teşekkür etti ve hafta sonu Diyarbakır'da yapılacak konferansın güçlü geçmesini dilediğini belirtti.(ajanslar)