@ismailsaymaz

Sen misin protesto eden!

NATO zirvesinde gösterdikleri 'başarı ve üstün gayret'ten dolayı İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan övgü alan polisin eylemlerdeki sert tutumu, birçok eylemci ve vatandaşı hastanelik etti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - NATO zirvesinde gösterdikleri 'başarı ve üstün gayret'ten dolayı İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan övgü alan polisin eylemlerdeki sert tutumu, birçok eylemci ve vatandaşı hastanelik etti.
Zirvenin başladığı 28 Haziran'da, NATO karşıtları da Mecidiyeköy'de buluşmak üzere yola çıktı. Uğur Saçar, Okmeydanı'ndan hareket eden gruptaydı. Perpa'da polisle çatışan eylemciler, Okmeydanı'na doğru kaçıştı. Bu sırada arkada kaldığını anlatan 22 yaşındaki Saçar, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Paniğe kapılanları sakinleştirmeye çalışıyordum. Bu sırada koluma plastik mermi isabet etti. Kolum kanamaya başladı. Bir süre hareketsiz bekledim."
Kırılan kolunun alçıya alındığını belirten Saçar, Emniyet güçleri hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
Saçar'ın yaralandığı eyleme, 26 yaşındaki Tuğba Gümüş de katılmıştı. Çatışma sonrası Okmeydanı'na doğru koşmaya başladığını anlatan Gümüş, "Bu sırada üzerime gaz bombası atıldı. Astım hastası olduğum için nefes alamadım. Yürüyemediğim için yere, kolumun üzerine düştüm" dedi. Gümüş, kolunda çatlak, yüzünde şiklik ve gözlerinde yanma olduğunu belirtti.
NATO karşıtları, zirvenin ikinci günü Galatasaray Lisesi'nin önünde buluşmuştu. Tuğba Yüksel, eylem sonrası Tünel'e yürürken polisin gaz bombası attığını anlatarak şöyle dedi:
"Bir arkadaşım yüzüne biber gazı sıkıldığı için yere uzanmış, 'Nefes alamıyorum' diye bağırıyordu. Biz ona yardım ederken polis grubu, sokağın girişini kapatarak, üzerimize yürüdü. Polis biber gazı sıkarak beni dövmeye başladı. Yere düştüm. Başımı korumak için elimi kaldırdığımda, copla vurdular, bayılmışım."
Yüksel, 10 günlük iş göremez raporu aldığını söyledi.
'NATO Karşıtı Avukatlar' grubu üyesi Özer Uğurlu, aynı gösteri sonrası bir eylemciyi döven polislere müdahale etmiş:
"Eylemci, 'Dövmeyin yeter ki, gözaltına alın' diye bağırıyordu. Avukat olduğumu söyleyerek müdahale ettim. 'Burada hak-hukuk' olmaz' diyerek dövmeye başladılar. Kaçarken sırtımda acı hissetim. Gaz bombası atmışlar."
Reşit Pınaroğlu, ÖDP'lilerin Taksim Meydanı'na yaptığı yürüyüş sonrası 'yanlışlıkla' 'NATO vadisi'ne koşmuş: "Bir grup polis beni sıkıştırıp 15 dakika dövdü. Sonra gözaltına aldılar. 1.5 gün sonra salıverildim ve muayene oldum. Beş gün rapor verdiler. Ayağım çatlak, kafam şiş."