Sendikacılara 1 yıl sonra, Erdoğan'a haraket davası

Sendikacılara 1 yıl sonra, Erdoğan'a haraket davası
Sendikacılara 1 yıl sonra, Erdoğan'a haraket davası
İzmir'de düzenlenen Berkin Elvan'ı anma etkinliğinde, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettikleri iddiasıyla, DİSK ve KESK temsilcisi 3 sendikacıya dava açıldı. 3 sendikacıdan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, "Bir yıl sonra, o dönem suç isnadı olarak dosyada olmayan, bu dönemin moda suçu karşımıza çıktı. 'Kamu görevlisine hakaret' suçu işlediğimiz, mağdurun ise Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bildirdiler" dedi.

RADİKAL -  İstanbul 'da polisin attığı gaz fişeğiyle vurulduktan sonra hastanede yaşamını yitiren Berkin Elvan'ı anmak için Konak Meydanı'nda DİSK, KESK ve TMMOB tarafından düzenlenen anma etkinliğinde o dönem Başbakan olan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'a hareket ettikleri gerekçesiyle DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, KESK'in bir yıl önceki Dönem Sözcüsü Abdullah Tunalı ve Genel-İş 3 Nolu Şube Başkanı Ali Rıza Duran hakkında 'kamu görevlisine hakaret'ten dava açıldı. Üç sendikacı hakkında, Erdoğan'la ilgili hakaret içiren slogan attıkları iddiasıyla açılan ve İzmir 39'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın ilk duruşması 30 Nisan'da yapılacak.

Yargılanacak üç sendikacı, avukatları İzmir Barosu eski Başkanı Ercan Demir ve TMMOB Dönem Sözcüsü Melih Yalçın, basın toplantısıyla dava hakkında açıklamalar yaptı.

Hakkında dava açılanlardan Memiş Sarı, anma etkinliğinde basınçlı su ve gazla polis şiddeti altında kaldıklarını, buna karşın anmayı gerçekleştirdiklerini söyledi. Polisin anma etkinliği sonrası '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet, görev başındaki memura mukavemet' suçlamasıyla soruşturma açıldığını, ancak kovuşturmaya gerek olmadığı kararı çıktığını söyledi. Sarı, "Tam bir yıl sonra, o dönem suç isnadı olarak dosyada olmayan, bu dönemin moda suçu karşımıza çıktı. 'Kamu görevlisine hakaret' suçu işlediğimiz, mağdurun ise Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bildirdiler. Yaşanan tüm olaylarda, başta Berkin Elvan, gençlerimiz, onların aileleri, yaralanan insanlar mağdurdur. Suçluların başında ise 'Emri ben verdim' diyenler, o emri uygulayanlar, tüm şiddeti haklı ve masum gösterenler, bunlara ses çıkarmayanlar, sessizce onaylayanlar ve bunlara direnen bizlere, hukuku bir sindirme, korkutma aracı olara kullanalar suçludur. Bizler yaptıklarımızda zerre kadar suç unsuru olmadığını biliyoruz. Dünya hukuk literatüründe çığır açan zorlama, mesnetsiz hakaret iddiaları ile yılmayız. Demokrasi için mücadelemiz sürecek" dedi.

'GERİYE DÖNÜK DAVA AÇILIYOR'

Sendikacıların avukatlığını üstlenen Ercan Demir ise bir yıl önce yapılan soruşturmada o dönemin Başbakanı'na hakaretle ilgili herhangi bir soru sorulmadığını söyledi. Demir, "Aradan geçen bir yıl süreden sonra Cumhurbaşkanı'na hakaret davalarının popüler hal almasından sonra, geriye dönük olarak bu dava açılıyor" diye konuştu.

Siyasi mücadeleye ilişkin eleştiri ve değerlendirmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi güvencisi altındaki özgürlüklerden olduğunu belirten Demir, bir yurttaşa yönelik herhangi bir sıfatla, siyasi bir lidere yönelik sözlerin farklı olduğunu söyledi. Demir, şöyle konuştu:
"Bir çocuk polisin hedef gözeterek attığı gaz fişeği ile yaşamını yitiriyor, bir siyasi lider emri kendisinin verdiğini söyleyip arkasında duruyor, ekmek almaya da gitmediği düşüncesini açıklıyor ve annesini de mitingde yuhalatarak siyasi tutumunu ortaya koyuyorsa, bu siyaseten eylemin arkasında olmak anlamına gelir. Kriminal değil siyasi bir durumdur. Toplumsal muhalefetin yaptığı da siyaseten değerlendirmedir. Siyaseten yapılan eleştiride ceza tehdidiyle karşı karşıya kalınan bir ülkede yaşıyoruz."
DHA