@ismailsaymaz

Sevda ev kadını... Okuyacak

Soğanlı Halkokulu'nda kadınlar hep birlikte bağırıyor: 'Sevda bir ev kadını. Okuma- yazması yok. Okuyacak, yazacak...' Halkevleri Derneği'nin açtığı halk- okulunda kadınlar, alfabeyi sorunlarını tartışarak öğreniyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Soğanlı Halkokulu'nda kadınlar hep birlikte bağırıyor: 'Sevda bir ev kadını. Okuma- yazması yok. Okuyacak, yazacak...' Halkevleri Derneği'nin açtığı halk- okulunda kadınlar, alfabeyi sorunlarını tartışarak öğreniyor.
Karatahtada, 'Ali topu tut'un yerini, 'Eğitim parasız olsa', 'Savaş ve açlık ölüm getirir' ve 'Ülkemizde demokrasi yok' yazılı fişler almış. Halkokulunda müfredatı ise, 'koca dayağı, işsizlik ve göç' oluşturuyor.
Model Köy Enstitüleri
Halkevleri Derneği, 1954 yılında kapatılan Köy Enstitüleri'ni model edinerek, kent yoksullarının eğitimi için 'Halkokulu' projesini yaşama geçirdi. Proje kapsamında pilot bölge seçilen Bakırköy'e bağlı Soğanlı Mahallesi'nde mahalleliler, üç katlı metruk bir binayı kiraladı, temizledi, boyadı, okula dönüştürdü.
Halkokulu, şubatta açıldı. İşçi ve ev kadınları için okuma-yazma, ÖSS hazırlık, İngilizce, çocuk-anne iletişimi gibi derslerin verildiği halkokulunda, ayrıca müzik, halkoyunları ve tiyatro kursları da yer alıyor.
Halkokulu, okuma-yazma eğitimini 'kadın ve toplum sorunları' ekseninde yapıyor. Derse bir günlük gazete tanıtılarak başlanıyor. Gazetedeki bir fotoğraf tartışılıyor. Ardından ülke gündemi ele alınıyor.
Müfredat farklı
Sonra, okuma-yazmaya ilk cümleyle başlanıyor: 'Sevda bir ev kadını...' Alfabeye ilk adım, yoksunluğu anlatan bu cümleyle atılıyor. Müfredat, 'göç, aile, mahalle, ülke yönetimi, dünya ve açlık, yoksulluk ve işsizlik, ev işi, sağlık, doğum, eğitim ve şiddet' konularından oluşuyor.
Ülke yönetimi konusu, 'Ülkemizde halk yönetime katılamıyor. Çünkü demokrasi yok. Hükümet bizi dinlemiyor' cümlesiyle işleniyor. 'Doğum' konusuna girişin ilk cümlesi ise, 'Kocalar erkek çocuk istiyor. Kadınlar doğurmak zorunda kalıyor. Çok çocuğa bakılamıyor.'
'Eğitim parasız olsa. Kızlar okutulsa. Herkes okusa.' Bu cümle bir umudu özetliyor.
Yadigar Yamaç okuma fişindeki Sevda gibi bir ev kadını. 48 yaşındaki Yamaç, kimsesiz olduğu için 12 yaşında zorla evlendirilmiş ve bir yıl sonra anne olmuş. Yamaç, yaşam öyküsünü torununa yazdırdığı günlükte toplamış. Yamaç'ın alfabeyi öğrendikten sonra yapacağı ilk işi, günlüğünü okumak olacak.
Okutulmayan Satı Taşdöğen'in tek gururu üniversitede okuyan iki kızı. 42 yaşındaki Taşdöğen, okumayı sökmüş, yazarken zorlanıyor.
30 yaşındaki Süreyya, 'Asıl utanması gereken onlar' dese de eşi ve
ailesinden çekindiği için soyadını belirtmiyor. 'Kız evladı okumaz' diyerek okula gönderilmeyen Süreyya, 13 yaşında kocaya verilmiş. Tek isteği, kızlarını okutabilmek.
Halkokulunda halen 10'u aşkın ev kadını ve bir o kadar kadın işçi okuma-yazma eğitimi görüyor.



'Bir utancı temizliyoruz'
Halkokulunun 'fahri müdürü', 26 yıllık ilköğretim okulu öğretmeni Fehmi Yurtsever. Yurtsever, "Okuma-yazma bilmeyenlerin varlığı devlet için utançtır. Biz kendi okulumuzda bir utancı temizliyoruz" diyor.
ÖSS'ye hazırlanan öğrencilere matematik dersleri veren İstanbul Teknik Üniversitesi Uydu Teknolojisi ve Uzaktan Algılama Programı Bölümü Asistanı Ozan Doğan da fırsat eşitsizliği karşısında, alternatif eğitim sistemi yaratmak istediklerini belirtiyor. Doğan, "Mahallelerde 'Işıklar ılık süt içemiyor' ki, yoksulluk çekiyor, eziliyor" diyor.
Brezilya'dan esinlenildi
Soğanlı Halkokulu'ndaki okuma- yazma programını, İngilizce öğretmeni Nihal Üstüntaş hazırlamış. Üstüntaş, Brezilyalı eğitimbilimci Paul Freire'nin, ülkesindeki okuma- yazma bilmeyenler için geliştirip uyguladığı ve 'Ezilenlerin Pedagojisi' adlı yapıtında anlattığı 'Diyaloga Dayalı Çözümlemeci Eğitim Modeli'nden esinlenmiş. Üstüntaş'a göre, yoksul ve yoksun kadınların eğitimi, çocuk eğitiminden daha zor:
"Maalesef yoksul kadınlar cinsiyetlerinin bilincinde değil. Babaları ve eşlerinin direktifleriyle yaşamaya alıştırılmışlar. Bu yüzden beyinleri artık kimi işlevlerini yitirmiş. Bu kadınlara okulda okuma-yazmayı öğretirken, aynı zamanda cinsel ve toplumsal kişiliklerini de anımsatıyor, dört duvar arasından sıyrılıp dünyayı algılamalarını istiyoruz."
İrtibat için: 0212 643 26 51.