'Sıfır tolerans'ın ertesi günü Türkiye

'Sıfır tolerans'ın ertesi günü Türkiye
'Sıfır tolerans'ın ertesi günü Türkiye

Radikal, İçişleri?nin tavrını dün manşetine taşımıştı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Beyoğlu'nda bir aileye toplu polis dayağına seyirci kalmayarak disiplin cezası istemesinin ardından dün art arda 'Sıfır tolerans bu değildir' dedirten haberler geldi: Yargıya engel, vatandaşa dayak, işkenceye koruma, delili yok sayma...
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

Çeber’de bu kez kayıt var tanıklar yok
İSTANBUL - Engin Çeber’in İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Merkezi ve Metris Cezaevi’nde işkenceyle ölümüne ilişkin, sesli kayıt yapılamadığı için yok hükmünde sayılan önceki celsenin dünkü tekrarında, korkulan oldu: Önceki celse tanıklık yapan beş tanıktan sadece biri duruşmaya gelirken, diğerlerine ulaşılamadı. Ulaşılamayan tanıklardan Murat Gevrek ve Gıyasettin Şakiroğlu, başmemur Selaaddin Aydın’ı ‘olayı hızlandıran kişi’ diye teşhis etmiş, Çeber’e dayak sonrası cezaevi müdürü Faruk Karaosmanoğlu’nun “Sayımda ayağa kalkmayanlar bu şekilde cezalandırılacak” dediğini belirtmişti.
Çeber davasının 22 Temmuz’daki son duruşmasının tekrarı dün Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. ‘Teknik arıza’ yüzünden sesli kaydı yapılamayan önceki duruşmada, tanıklıklarını anlatan Çeber’in koğuş arkadaşları Murat Gevrek, Ahmet Aksu, Adem Halil, Rasim İltaş ve Gıyasettin Şakiroğlu yeniden dinlenmek için duruşmaya çağrıldı. Ancak sadece Aksu duruşmadaydı.
Duruşmaya katılmayan tanıklardan Gevrek, önceki celsede, 7 Ekim 2008 sabahı ayakta sayım vermeyen Çeber’in öldüresiye dövüldüğünü belirterek, sanık Selahattin Apaydın’ı ‘olayı hızlandıran kişi’ olarak teşhiş etmişti. Gıyasettin Şakiroğlu ise dayak bitimi, kapıda bekleyen cezaevi müdürü Karaosmanoğlu’nun “Sayımda ayağa kalkmayanlar bu şekilde cezalandırılacak” dediğini anlatmıştı.  Çeber ile birlikte D -8 koğuşunda kalan Aksu, yinelediği ifadesinde, Çeber’in koğuşa geldiğinde hasta hali olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Durgundu, fazla konuşmuyordu. Yeşil yeşil kusuyordu. Kafasında darbe vardı. O an olmuş gibi değil de önceden yapılmış gibiydi. Sayımlara kalkmıyordu. Hasta diyorduk. Hastaneye kaldırıldığı gün sayımı oturarak verdi. Gardiyanlarla tartışma yaşandı. Gardiyanlar bayağı dövdüler. Kimin dövdüğünü hatırlamıyorum. Gardiyanlar çıktıktan sonra yerdeydi. Gözlerini açamıyordu. Revire götürdük. Hastaneye sevk edildi, sonra da ölüm haberi geldi. ‘Sayıma katılmayanlar böyle cezalandırılacak’ denildiğini duydum. Kimin dediğini göremedim. Ancak Sadık Selam, Karaosmanoğlu’nun söylediğini anlatmıştı.”
Sanık Karaosmanoğlu ise hipnoz ya da ilaçla ifadesinin alınmasını isteyerek “Yüzde 100 masumum” diye konuştu.
Çeber ve arkadaşlarının kötü muamele gördüklerini ileri sürdükleri Şehit Muhsin Bodur Polis Merkezi’nden sonra getirildikleri İstinye Devlet Hastanesi doktoru Hanife Akınoğlu da duruşmada dinlendi. Akınoğlu, “Çeber’in başında kızarıklık ve baş ağrısı vardı. Tomografi istedim” dedi.
Mahkeme heyeti gelmeyen tutuksuz sanıklar ve önceki duruşmada dinlenen tanıkların tekrar çağrılması için duruşmayı 16 Kasım’a erteledi. Çeber’in avukatı Taylan Tanay adil yargılamaya ilişkin kaygılıydı:
“Özellikle tutukluların özel nitelikli cezaevinde tutulmaları kaygılarımızı artırıyor. Tanık Aksu, bugün tedirgindi. Tanıkları birçok kamu görevlisinin yargılandığı bir dosyada defaatle dinletirseniz can güvenliklerinden kaygı duyarlar. Sonuçta tanıklar ifşa edildi. Tekrar tekrar dinlenilmesi doğru beyanda bulunmalarını zorlaştıracaktır.”

Çeber’e küresel destek
Bu arada Uluslararası Af Örgütü, dergi satarken polislerce vurulan Ferhat Gerçek ve Engin Çeber’le ilgili  bir yıldır kampanya yürütüyor. Gerçek’in vurulduğu 7 Ekim, Çeber’in öldürüldüğü 10 Ekim öncesi  ‘Ferhat ve Engin İçin Adalet’ yazılı dövizleri tutarken çekilmiş fotoğrafları ’www.flickr.com/groups/ferhatengin/)’ adresine yükleniliyor.