'Silivri'deki olaylardan CHP sorumlu'

'Silivri'deki olaylardan CHP sorumlu'
'Silivri'deki olaylardan CHP sorumlu'
Bülent Arınç, "Silivri'de üzücü olaylar yaşandı. Yargı baskına uğradı. CHP'li Muharrem İnce örgüt elebaşı gibi hareket etti'' dedi.

Ergenekon Davası’nın dün Silivri’de görülen duruşmasında çıkan olaylar nedeniyle Hükümet kanadı CHP ’li milletvekillerini sorumlu tuttu. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, davanın görüldüğü mahkemenin basıldığını, buna da CHP’li milletvekillerinin ‘ön ayak’ olduğunu savunarak, anayasal ve yasal suç işlendiğine işaret etti, olaylar nedeniyle CHP’liler hakkında fezleke düzenlenmesi gerektiğini ima etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün gerçekleştirilen ve 2.5 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası gazetecilere açıklama yapan Bülent Arınç, ağırlıklı olarak Silivri’de görülen davada yaşananları değerlendirdi. Anayasa ve yasalar uyarınca, hiçbir organın, makamın, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir, talimat veremeyeceğini anımsatan Arınç, buna karşın CHP’li milletvekillerinin günler öncesinden hazırlıklar yaparak yaşanan olaylara ‘ön ayak’ olduğunu söyledi. Arınç, “Mahkeme içerisinde cereyan eden olaylar Türkiye için, yargımız için, geleceğimiz için çok önemlidir. Mahkemelerin basılması, hâkimlerin tehdit edilmesi ilk kez vuku bulmaktadır. ‘Adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ edilmiştir. Geçtiğimiz zamanlarda buna aykırı hareket eden milletvekilleri hakkında fezlekeler tanzim edilmiş ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istenmişti. O fezlekelerdeki suçlamalara baktığımızda bugün Ergenekon Davası’nda meydana gelen olaylar kat be kat daha vahimdir, daha da korkunçtur” diye konuştu. Arınç, “Muharrem İnce’nin adeta ele başı gibi hareket etmek suretiyle ‘bu mahkemeler faşisttir, bu mahkemeler Tayyip Erdoğan’ın mahkemeleridir’ sözlerini bir kenara yazmamız gerekiyor. Yassıada Mahkemeleri karşısında ağızlarını açmayanların bugün Silivri’de bazı görülen davalarda çatışmaya göze aldıkları, mahkeme salonunu bastıkları üzüntüyle müşaade edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Basın haberleştirmeli 

Bülent Arınç, basın ve yayın organlarının da yaşananlara karşı tavrını koyması gerektiğini belirterek, “Basından ricamız bugün yaşanan olaylar haberleştirilmeli ve bu olaylar karşısında basın tavrını bir kenarda mutlaka ifade etmelidir” açıklamasını yaptı. 

Dediğimize bakın 

Bir soru üzerine Öcalan’ın Kandil’e yazdığı mektupta nelerin yer aldığı, verilen cevabın içeriğinde nelerin olduğu konusunda bilgisi bulunmadığını söyleyen Arınç, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın PKK’nın çekilmesine ilişkin yasal dayanak ve Başbakan’ın ‘güçlü mesajlar vermesi’ yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise, “Parlamentonun bu işin içerisinde olmayacağı, herhangi bir yasaya ihtiyacı olmadığını, muhatabın hükümetin olduğunu pek çok defalar söyledik. CHP ne diyor, MHP ne diyor hepimiz biliyoruz. BDP de dün söylediklerine bugün tekrar devam ediyor, önemli olan bizim söylediğimizdir, bizim yaptığımızdır” diye konuştu. 

Koruculara tepki 

Arınç, başka bir soru üzerine, köy korucularının çözüm sürecinin başarıya ulaşması halinde kendilerine ilişkin duydukları kaygılara da tepki gösterdi. “Devletin görevli kıldığı insanların ‘bizim halimiz ne olacak demeye’ hakları yok. Çözüm süreci başarıya ulaşırsa kendileri gibi bütün Türkiye’de huzur ve sükun avdet edecek, insanlar güvenlik içerisinde yaşayacaklar. Korucuların da ne olacakları söz konusu olmayacak” dedi.
Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan’ın soğuk algınlığı geçirdiğini de belirterek, “Hafif bir yorgunluğu olduğunu, bir soğuk algınlığı olduğunu görüyorum. İnşallah seyahat sırasında belki dinlenme imkanını bulabilir en azından seyahat süresince”
bilgisini verdi.