'Sınırsız özgürlük yok

'Sınırsız özgürlük yok
'Sınırsız özgürlük yok

Erdoğan, grup toplantısında Avrupa da şampiyon olan Halkbank Erkek Voleybol Takımı nı kabul etti ve onlarla beraber kupa kaldırdı.

Başbakan Erdoğan İmralı tutanakları üzerinden medyaya yüklendi ve "Hiç kimse gayri milli yayıncılığı eleştirmiyor" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Milliyet gazetesinin yayımladığı İmralı tutanakları üzerinden medyaya yüklendi. Sınırsız özgürlük olmadığını, medyanın ‘milli çıkarlar’ çerçevesinde yayın yapması gerektiğini söyleyen Başbakan, “Sansürün de karşısında gazetecilerden önce dururuz ve durduk. Hiçbir devirde yazamadıklarını bu devirde yazıyorlar” diye konuştu. Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, şu mesajları verdi:
ŞEHİT YAKINLARI PROPAGANDANIN ETKİSİNDE : CHP ve MHP , bu çözüm sürecini ısrarla, bir boyun eğme, taviz, geri adım gibi lanse etmenin peşinde. MHP ve CHP’nin bu tavrı milli bir tavır değildir, sorumlu bir tavır değildir. Şehit yakınlarının, gazilerin bize yönelttiği sorulara bakıyoruz; muhalefetin ürettiği, aslı astarı olmayan, tamamen iftiradan ibaret bir propagandanın etkisini görüyoruz.
GAYRİ MİLLİ YAYINCILIK: İmralı görüşmelerini yayımlayan gazeteyle ilgili ifadelerim oldu. Kimse bu gayri milli yayıncılığı eleştirmiyor, hiç kimse bu sabotajın üzerine gitmiyor. O bildik yazarlar, bize basın özgürlüğü dersi vermeye kalkıyor. Sınırsız bir özgürlük olamaz. Medya nasıl kendine göre bir özgürlük alanı ilan ediyorsa, hem de milli çıkarları çiğneyerek yayın yapacak kadar, özgürlüğü suiistimal edecek kadar özgürse; biz de hissiyatımızı açıklamak konusunda sorumluluk üstlenen insanlar olarak en az onlar kadar özgürüz. Türkiye’nin aleyhine, sürecin aleyhine olacak istismarcılara koz verecek böyle bir yayın yapmak asla ve asla milli bir tavır değildir. Basın özgürlüğü diyenler, gitsinler İngiltere’ye, ABD’ye baksınlar. Orada medya milli meseleler karşısında, milli bir tavır göstermeyi başarıyor.
SANSÜRÜN KARŞISINDAYIZ: Eleştirimizi dile getiririz. Ama sansürün de karşısında gazetecilerden önce dururuz. Hiçbir devirde yazamadıklarını bu devirde yazıyorlar. Hakaretse en ağır hakaretleri yapıyorlar. Onlara kürsülerden cevap vermiyoruz, diyoruz ki ‘Biz hukuk devletindeyiz, bunlar gitsinler mahkemelerde bunun hesabını versinler.’
OKSİJEN ELEŞTİRİSİ: Bazı medya kuruluşları yaptıkları yayınlarla terör örgütüne oksijen sağladılar. CHP, MHP, BDP ile değil, malum medya ile değil, bu yolda bu süreçte milletimizle birlikte yürüyoruz, farkımız bu. Şu anda dolaşan belgelerin de kimler tarafından, nasıl sızdırıldığını, ne olduğunu kısa zaman içerisinde ortaya koyar, onu da açıklarız.
KONUŞMAYIN: Arkadaşlarıma söylüyorum. Süreç içerisinde konuşmayacaksınız. Sürecin söylem birliğiyle yürümesi lazım. Önüne gelen konuşmaya kalkarsa, kristali kırarız.

Onlar baskıya karşı çıktılar


Müslüm Gürses’e rahmet dileyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Âşık Veysel yakınlarına polis ya da jandarmanın, elinden sazını aldığını, kırdığını, yaktığını ifade ediyor. Çünkü dönemin tek parti dahiliye vekâleti tarafından saz, gerici bir müzik aleti olarak görülüyor. İşte Müslüm Gürses, onunla birlikte sevgili Orhan Gencebay, sevgili Ferdi Tayfur, daha nicesi bu baskıya, bu tektipçiliğe itiraz olarak ortaya çıktılar. Ahmet Kaya’ya yapılanları unutmayın. Aynı Ahmet Kaya, beni Pınarhisar’a uğurlayanlardan biriydi. Çünkü o da duyguların insanıydı.”