@idrisemen

Şırnak diken üstünde

Şırnak diken üstünde
Şırnak diken üstünde
Daha önce kısmen sokağa çıkma yasağı ilan edilen Şırnak il merkezi adeta diken üstünde. İldeki iki mahallede çatışmalar yaşanırken, Cizre ve Silopi'de hayatını kaybeden 18 kişinin cenazelerinin defnedilememesi de gerilimi yükseltiyor.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

ŞIRNAK - Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde 14 Aralık’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı devam ederken, daha önce kısmen sokağa çıkma yasağı ilan edilen Şırnak il merkezi adeta diken üstünde. Şırnak’ın Yeni Mahalle ve Dicle mahallerinde akşam saatlerinde çatışmalar yaşanırken, gündüzleri kepenk kapatma eylemi yapılıyor. Cizre ve Silopi’de hayatını kaybeden 18 kişinin cenazesi Şırnak Devlet Hastanesi morgunda bekletilirken, önceki gün Cizre’de vurularak hayatını kaybeden Hüseyin Selçuk’un cenazesi ise defnedilmek üzere Cizre’nin Düzova köyüne götürüldü.

‘CANIMIZI KURTARMAK İÇİN EVİN PENCERESİNDEN KAÇTIK’

Önceki gün çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Şırnak Yeni Mahalle’de sokaklara barikatlar kurulmuş durumda. Son iki ayda evine 4 kez roket isabet ettiğini söyleyen Elmas Yorgun, önceki gün yaşadıklarını, "Ailecek evde yemek yerken mahallede çatışma çıktı. Hemen çocuklarımızı daha güvenli olan bir odaya götürdük. Tam o sırada eve bir roket isabet etti. Büyük bir gürültüyle evimiz sallandı. Roket duvarı delerek evin banyosuna girdi. O an canımızı kurtarmak için arka odanın penceresinden çıkıp komşulara sığındık. Son iki ayda evimize dört kez roket isabet etti" sözleriyle aktardı. 

‘UYKUDAYKEN EVİMİZ TARANDI’

Çatışmaların şiddetli olarak yaşandığı bir diğer bölge ise Şırnak’ın Dicle mahallesi. Dicle'de bulunan Ay ailesinin evi ise çatışmalardan dolayı harabeye dönmüş durumda. Dün sabah saatlerinde evlerinin tarandığını söyleyen Emine Ay yaşadıklarını, "Bu evde 8 kişi kalıyoruz. Sabah saatlerinde namaz kılmak için uyandığımda evimizin bulunduğu bölgede çatışma yoktu. Namazımızı kıldıktan sonra tekrar uyandık. Silah sesleriyle uyandık. Önce evimiz tarandı, daha sonra evimize roket isabet etti. Sokakta çatışma olduğu için evde mahsur kaldık. Şimdi evimiz harabe olmuş durumda" sözleriyle aktardı.

5 YAŞINDAKİ HÜSEYİN’İN CENAZESİ KÖYDE DEFNEDİLECEK

Önceki gün Cizre’de evinin önünde oyun oynarken kafasına kurşun isabet ettikten sonra olay yerinde hayatını kaybeden 5 yaşındaki Hüseyin Selçuk'un cenazesi Şırnak Devlet Hastanesi’ne getirildi. Otopsi işlemi yapıldıktan sonra küçük Hüseyin’in cenazesi Cizre’nin Düzova köyüne defnedilmek üzere teslim edildi. Cenazeyi almak için morgun kapısında bekleyen Hüseyin’in dayısı Muhittin Karatay ise yeğeninin ölümüyle ilgili, "Dün akşam üzeri evinin önünde oynarken Hüseyin’in sağ gözünün altına bir kurşun isabet etti. Hüseyin hastaneye götürülmeden olay yerinde hayatını kaybetti. Bugün babası beni arayarak Cizre’deki sokağa çıkma yasağı nedeniyle kendisinin cenazeyi almak için Şırnak’a gelemediğini söyledi. Hüseyin’in cenazesini Cizre’nin 10 kilometre uzağındaki Düzova köyünde defnedeceğiz. Cizre yolu kapalı olduğu için cenazeyi Siirt-Batman yolu üzerinden götürmek zorundayız" dedi.


OSMAN BAYDEMİR: CENAZELER KOKMAYA BAŞLADI

Cizre ve Silopi’de hayatını kaybeden 18 kişinin cenazesinin Şırnak Devlet Hastanesi’nde bekletildiğini, hastane morgunun yetersiz kalması nedeniyle cenazelerin kokmaya başladığını söyleyen HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Şu anda toplamda burada 18 cenaze bekletiliyor. Hastanenin morgu ise 6 cenazeyi kaldırabiliyor. Diğer cenazeler hastaneye ait olan sebze ve meyvelerin muhafazası için kullanılan soğutucu ortamda tutuluyor. Oysa cenazelerin vücut bütünlüğünün korunması açısından cenazelerin eksi 3 derecede muhafaza edilmesi lazım. Şu an hastanede bekletilen cenazeler kokmaya başladı. Zaten gelen cenazeler ateşli silah yaralanması sonucu vücut bütünlüğü bozulan ve Cizre ile Silopi’de bekletilen cenazeler. Vicdan, hukuk ve ahlakın kabul etmediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Şu anda Cizre ve Silopi’de yaşayan ailelere, sokağa çıkma yasağının olduğu atmosfer içerisinde telefon açılarak, 'gelin cenazelerinizi alın, yoksa biz defnedeceğiz' deniliyor. Peki bu aileler cenazelerini aldıktan sonra nereye götürecek?




Cenazelerin Cizre ve Silopi’ye götürülmesine izin verilmiyor. Mevcut atmosfer içerisinde, sokağa çıkma yasağı kalkana kadar cenazelerin vücut bütünlüğünü korumaya çalışıyoruz. Burada iki soğutucu araç bulunuyor. Morga konulmayan cenazelerin yine hastane denetiminde, hastane bahçesinde bulunan araçlara alınarak muhafaza edilmesini istiyoruz. Bu işleme dahi izin verilmiyor. Bu durumu Sağlık Bakanlığı’na ilettik. Bakanlık, 'Herhangi bir sıkıntı yok. Hastane bu işlemi yapmak durumunda' diyor. Ama buradakiler topu savcılığa, savcılık başkasına atıyor. Bir muhatapsızlık durumu yaşıyoruz. Yani burada bir 'üst akıl' bir nevi cenazeleri de cezalandırarak topluma mesaj vermek istiyor. Bir korku cumhuriyeti inşa etmek istiyorlar."