Şırnak'ta süresiz oturma eylemi

Şırnak'ta süresiz oturma eylemi
Şırnak'ta süresiz oturma eylemi
Şırnak'ta BDP'liler Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesi, Şırnak'tan bağımsız milletvekili seçilen KCK/TM tutuklusu Selma Irmak ile Faysal Saryıldız'ın tahliye taleplerinin reddedilmesi üzerine süresiz oturma eylemi başlattı.

Ercan KALAY

ŞIRNAK-Şırnak Cumhuriyet Maydanı’ndaki eylemi Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, BDP Şırnak İl Başkanı Abit İke, Balveren Beldesi Belediye Başkanı Abdurrezak Yıldız ve yaklaşık 200 BDP’li katıldı.

Eylemde sık sık PKK ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılırken, ’Dikkat hırsız var Oya Eronat’, ’Gün gelecek Erdoğan Kürt halkına hesap verecek’, ’YSK kararı AKP komplosudur’, ’Halkın İradesi yargıdan daha üstündür’ yazılı dövizler taşındı.

KAPLAN, DİYARBAKIR’DA YENİDEN SEÇİME GİDELİM 

Şırnak’ta oturma eylemi başlatanların yanına giden BDP’nin desteğiyle Şırnak’dan bağımsız milletvekili seçilen Hasip Kaplan, kentten diğer seçilen KCK/TM tutuklusu Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız’ın tahliye taleplerinin reddilmesi ve Hatip Dicle’nin vekilliğinin düşürülmesine sert tepki gösterdi. Kaplan, Diyarbakır’dan seçilen 11 milletvekilinin istifa etmesini ve yeniden seçim yapılmasını istedi.

BAŞBAKAN ÇALINTI MİLLETVEKİLİ KABUL ETMEYİN 

 Kaplan, tutukluların tahliyeleri için verilen dilekçelere mahkemelerin kararını 10 gün sonra gece saat 23.00’de açıkladığını belirterek, şunları söyledi:
"Mahkemeler bir itiraz dilekçesini mazbata alındıktan sonra niye bekletiyor? Kimi bekledi? Yargı, kimi bekledi? Yargıçlar İstanbul’dakilerin akıbetini mi yoksa Ankara’dan gelecek vahiyi mi? Bunlar kamu vicdanını sızlatıyor. Avukatlarımız itirazlarını yapacak. Sayın Cumhurbaşkanı Gül diyor ki ’Meclise gelin. Meclis çözüm yoldur’ Sayın Gül meclise nasıl gelinir yolu gösterir misiniz? Cezaevindeki halkın iradesi nasıl Meclis’e gelecek söylermisiniz? Güzel söylüyorsunuz da Meclis yollarını kapatan kim? Sayın Başbakan ilk defa konuşup, ’Milletin iradesi üstünde hiçbir güç tanımıyorum’ dedi. Sayın Başbakan madem ki hiçbir güç tanımıyorsunuz. O zaman sizi bu seçimin sonucu itibariyle milli iradeye saygıya davet ediyorum. YSK tarafından Sayın Dicle’nin mazbatası verildikten sonra artık Dicle milletvekilidir. 80 bin Diyarbakırlı seçmenin vicdanında, Kürt halkının vicdanında, 74 milyon Türk halkının da O artık milletvekilidir. YSK artık bunu iptal edip sizin 6’ıncı sıra adayınızı milletvekili yapamaz. Bu verdiği karar yok hükmündedir. Ve madem ki sayın Başbakan bu kadar iradeye saygı duyuyorsun bu çalıntı milletvekilliğini kabul etmeyin. Bu bir sınavdır sizin için. Sayın başbakan biz milletvekilleri niye meclise girmeyeceğimizi çok açık ortaya koyduk. Bir kişi eksik meclise girmeyeceğiz. Bu sadece Dicle’nin kişisel sorunu değil. Bu aynı zamanda bütün parlamenter arkadaşlarımızla ilgili bir sorundur."
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan’a seslenen Hasip Kaplan, 2001’de AB uyum yasaları çerçeesinde 14’üncü maddesinin değiştirildiğini belirterek, maddeyi okudu. Kaplan, şöyle dedi:

"Olmayan kanunu yargıçlar uyguluyor dikkatinizi çekerim. Olmayan bir kanundan milletvekilleri tutuklu tutuluyor. Olmayan bir kanundan yine geçen dönemde olan mevcut milletvekilleri zorla ifadeye çağrılıyor. Yani bize gelen 600 fezleke devam eden dosyalarla bizim sayın Dicle’nin ve cezaevindeki diğer 5 arkadaşımızın hiçbir farkı yoktur. Bizim referandumda söylediğimiz sözleri siz şimdi söylüyorsunuz. Biz o zaman söylemiştik 80 model Kenan Evren anayasası olmaz. Şase aynı, kaporta aynı, motor aynı pasta cila çekiyorsunuz bu araba yürümez. Sayın Başbakan gene açıklama yaptı. Diyor ki ’Artık sıfır araba’ Biz o zaman dedik sıfır model gıcır gıcır bir anayasayla yürüyelim diye. Biz buna açığız. Çözümü parlamentoda da istiyoruz. Başta Kürt sorunu olmak üzere bütün sorunlarımızı da demokratik yoldan çözmek istiyoruz. Artık 30 yıldır süren çatışmaların bitmesini istiyoruz. Halkımız bunun için bize vekalet verdi."

Liderlere de seslenen Kaplan, seçim barajı ve siyasi partiler yasasının değiytirileceği yeni bir anaya yapılması gerektiğini söyledi. kaplan, "Bu söylediğimiz şeyler demokrasinin gereği, buyurun liderler görüşün. Bir protokolle deklere edin kamuoyuna ’değiştireceğiz’ deyin ve özellikle tutuklu arkadaşlarımızın özellikle de sayın Dicle’nin mazbatasını Meclis Başkanı kabul ederek, diğer kararı yok sayarak Meclis’e kabulünü sağlasın. Bizde kaydımızı yaptıralım. Yemine gelelim. Meclis’e katılalım. Halkın temsili tam olsun. Unutmayın eğer 36 milletvekili Meclis’te yoksa Meclis’in temsili sakattır. Dört ayaklı bir masanın bir ayağının olmaması gibi bir şeydir. Bu sakatlık düzeltilmeden yeni bir anayasa yapılamaz. Türkiye ’nin önü açılamaz. Barış gelemez, demokratikleşme olamaz. Burada halkımızın gösterdiği demokratik tepkilere, iradesine sahip çıkmasına da lütfen ama lütfen toleranslı olun. Ben Şırnak’tan iki milletvekili arkadaşım halkın iradesi zindandayken nasıl kayıt yapabilirim, nasıl o Meclis’e giderim, nasıl yemin edebilirim söyler misiniz? Sayın Başbakan siz benim yerimde olsanız, sayın Gül Cumhurbaşkanı, siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız acaba? Şırnak’ta yüzde 74 oy almış 3 bağımsız milletvekilinin durumu bu. Hükümet, iktidar, ana muhalefet ve parlamentoyu yine çözümün adresi olarak görüyoruz. Ama adım atılması lazım, öyle genel sözler laflar değil" dedi.

DİYARBAKIR’DA ARA SEÇİME GİDELİM  

 Kaplan, Hakkari’de 3 milletvekilinin istifa etmesive yeniden seçim yapılması yönündeki söylentilere de sert tepki gösterip, şöyle dedi:
"Bakın bu uyduruk uyanık projeleri, bu zihni sinir projeleri lütfen gündeme getirmeyin. Siz kimin malını kime veriyorsunuz. Siz kimin oyunu kime veriyorsunuz. Siz kimin iradesini kime yazıyorsunuz. Artık bunları bırakın. Bu işleri kökten çözelim. Eğer çok çok inanıyorsanız gelin 28 milletvekilinin 14 bizden 14 sizden boşaltalım ara seçime gidelim bölgede. Buyurun hodri meydan. Eşitlikse eşitlik, samimiyetse samimiyet. Eğer milletvekili istifası yapılacak bir il varsa iradesi ihlal olunan, iradesi yok sayılan Diyarbakır halkıdır. Hodri meydan AKP’ye. Gelin Diyarbakır da 11 milletvekili tüm milletvekilleri istifa edelim, AKP ve bağımsız parti olarak seçime girelim. Buyurun hodri meydan. İradeye saygıysa buyurun saygı. Üç ay da seçime gidelim Diyarbakır’da. Çözüm çok yeter ki niyet olsun. Eğer niyet varsa biz demokratik Türkiye’nin anayasasını yaparız. Eğer niyet yoksa eğer bizi halkımızın iradesini temsil ederek gaz bombalarıyla yerde sürüyerek, aşağılayarak rencide ederek bir halkın iradesiyle oynanacağını düşünüyorsanız çok tehlikeli, ateşle oynuyorsunuz. Meclis’e olan güven sarsıldığı an bu Meclis bizim meclisimiz değil, bizi temsil etmiyor noktası halkın kafasına kazındığı zaman bu kanaati gidermek için artık yapacağınız bir şey kalmaz. Sıkıntılara yol açmamak lazım. Toplumsal travmalara, seçilmiş travmalara karşı hepimizin siyasetçi olarak dikkatli olması gerekiyor. Şırnak halkının buradan tepkilerini dile getiriyorum. Bu günleri atlatacağız. İki arkadaşımız da zindandan çıkacak. Beraber bu alana geleceğiz. Bu alanda beraber konuşacağız, halaya duracağız. Umutlarımız asla bitmedi tükenmedi. Asla karamsar değiliz. Güçlerimizi birleştireceğiz. Daha da örgütlü olacağız. Daha disiplinli olacağız. Daha dikkatli olacağız, daha çok çalışacağız ve susmayacağız." (dha)