Sivil polis anneyi konuşturdu, ODTÜ'lüyü ağlattı!

Sivil polis anneyi konuşturdu, ODTÜ'lüyü ağlattı!
Sivil polis anneyi konuşturdu, ODTÜ'lüyü ağlattı!
Geçtiğimiz hafta ortasında ODTÜ'de yaşanan bir taciz olayı polisin polisi kaçırdığı bir operasyonla devam etti. Öğrenciler ve akademisyenler 'okulda sivil polisin ne işi var' diyerek rektörlüğün kapısına dayandı. Anne Saniye Aydın açıklama yaptığı sırada Yoldaş Aydın'ın gözyaşlarını tutamadığı görüldü
Haber: MEHMET BİLBER / Arşivi

ANKARA - Olayların başlangıcı ODTÜ’de doktora öğrencisi bir kadının geçen hafta başında, ekolojiyle ilgili bir konuda yapılan etkinlik için afişlere iletişim numarasını yazdıktan sonra bir erkek öğrencinin buradan aldığı numaradan rahatsız etmesiyle başladı. Son olarak geçen Çarşamba günü söz konusu afişteki konuyla ilgili görüşmek isteyen şahıs tacizini yüzyüze görüşmede de devam ettirdi. Bu konuşma esnasında tartışma yaşandığını gören ODTÜ öğrencisi Yoldaş Aydın araya girince tartışma kavgaya dönüştü. Yumruklaşmaya varan olayda Aydın gözünden yaralanarak Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü ve darp raporu aldı. Taraflar önce üniversitenin İç Hizmetler Mürlüğü’nde sonra Balgat’taki 10 Nisan Karakolu’nda birbirlerinden şikayetçi oldu.


TACİZCİYİ SAVUNDU TOKADI YEDİ

Taciz ve devamında yaşanan darp olayını duyan bir grup ODTÜ’lü kadın geçen perşembe günü toplanarak tacizle suçlanan öğrencinin bölümüne giderek protesto etmek istedi. Ancak kadın öğrenciler burada bazı fakülte öğretim elemanlarından ve öğrencinin arkadaşlarından tepki gördü. Kantinde yaşanan tartışmalar esnasında burada bulunan bir kadının; “Ben de tacize uğradım, bu kadar yaygara koparmadım. Gidin okula şikayet edin” şeklinde tepki göstermesi şaşkınlık yarattı. Bu sırada bir öğretim elemanı da ‘okulumda böyle şeylere izin vermem’ diyerek protestocu öğrencilerin üzerine yürüyünce bir kadın protetocu hocaya tokat attı. Daha sonra yaşanan olaylarla ilgili hocanın tutanak tutturduğu öğrenildi. Öğrenciler tacizciyi ve onu savunanları teşhir edeceklerini söyleyerek olay yerinden ayrıldı.


OKULDA SİVİL POLİS TAKİBİ

Cuma günü ise olay polisin de dahil olduğu başka bir boyut kazandı. Yoldaş Aydın kampüs içersinde şüpheli bir şahsın kendisini takip ettiğini fark etti. Bunun üzerine çevrede bulunan öğrenciler ve akademisyenler şüpheli kişinin kimliğini öğrenmek istedi. ODTÜ İç Hizmetler Müdürlüğü’ne götürülen şahıs burada sivil polis olduğunu söyledi. Rektörlük tarafından tutulan tutanağın ardından şikayetçi Aydın, bir üniversite görevlisi ve şahıs ODTÜ’ye ait resmi araç ile 10 Nisan Karakolu’na gitmek üzere hareket etti. Araç kampustan çıktıktan kısa bir süre sonra aniden önüne kıran iki sivil araç tarafından durduruldu. Aydın’ın ifadesine göre araçtan çıkan ve ellerinde silah bulunan kişiler aracın içindeki sivil polisi alarak kendi araçlarına bindirdi ve olay yerinden ayrılırken polis memuru kimliklerini gösterdi. Bunun üzerine karakola giden Aydın ve üniversite görevlisi ifade vererek şikayetçi oldu.



HOCALARI VE AİLESİ SAHİP ÇIKTI

Pazartesi günü bir araya gelen öğrenciler ve bazı akademisyenler okulda sivil polisin bulunmasını protesto etmek için rektörlüğe yürüdü. Sivil polisin okulda bulunmasıyla ilgili açıklama yapmasını istedikleri rektörün kendileriyle görüşme talebini kabul etmemesi üzerine binaya giren kalabalıkla özel güvenlikler arasında arbede yaşandı. Son olarak bugün Aydın’ın polis tarafından takip edildiği ve silahla tehdit edildiği iddiasını bir grup Eğitim-Sen üyesi öğretim üyesi ile öğrenciler protesto etmek için ODTÜ anakapıya yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Aydın’ın anne ve babası da katılarak oğullarına destek oldular.   "Polis defol üniversiteler bizimdir" sloganları atan grup daha sonra basın açıklama yaptı. Eyleme takip edildiği iddia edilen Yoldaş Aydın isimli öğrencinin babası Fetih ve annesi Saniye Aydın da destek verdi. Anne Saniye Aydın açıklama yaptığı sırada Yoldaş Aydın’ın gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

 




“ÖĞRENCİLERİMİZİN YANINDAYIZ”


Eğitim Sen’li hocalar yaptıkları açıklamada; “Üniversite özerk bir kurumdur. Polisin üniversitedeki varlığı, üniversitenin idari özerkliğini yok saymakta, aynı zamanda akademik özerklikleri de tehdit etmektedir. Dicle Üniversitesi’nde öğrencilerin üzerine sopalar ve kesici aletlerle hücum eden saldırganların arasında sivil polislerin de olduğuna, Anadolu Üniversitesi’nde ise kelepçelenerek dersliğe kapatılan bir öğrenciye yaklaşık 30 polis tarafından işkence edildiğine tanık olduk. ODTÜ’de yaşadıklarımızın bir örneği 19 Ocak 2009 tarihinde de yaşanmış, öğrencileri takip eden ve fotoğraflarını çeken bir jandarma suçüstü yakalanmıştı. Kısa bir süre önce bu olayla ilgili dava sonuçlandı ve olayın mağduru olan 6 öğrencimiz üç buçuk yıl hapis cezasına mahkûm edildiler. Bu haksızlığı asla kabul etmeyeceğiz, davanın temyiz sürecinde öğrencilerimizin yanında olacağız. yaşadığımız takip ve silahlı tehdit olayının peşini bırakmayacak, bu saldırının sorumlularının cezalandırılması sürecini sonuna kadar takip edeceğiz. İnsan, toplum ve doğa yararına bilgi ve düşünce üretmeye devam edeceğiz” dedi.