Siviller ilk kez darbe girişimini yargılıyor

Siviller ilk kez darbe girişimini yargılıyor
Siviller ilk kez darbe girişimini yargılıyor

2004?te MGK?nın Çankaya Köşkü?ndeki toplantısında (sağdan sola) Şener Eruygur, İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök vardı.

Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesinin kabul edilmesiyle Türkiye tarihinde ilk kez darbeciler ve darbe girişimcilerine sivil mahkemelerde dava açıldı. 19'u tutuklu 56 sanıklı davanın ilk duruşması 20 Temmuz 2009'da
2003-2004 yıllarında planlanan darbenin aşamaları ortaya konulurken dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden?Örnek, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman'ın dosyası ayrıldı

İSTANBUL - Türkiye’de ilk kez, darbecilere ve darbe girişimcilerine sivil mahkemelerde dava açıldı.  Ergenekon Davası’nın ikinci iddianamesine göre; 2003-2004’teki darbe girişimi süreci şöyleydi: Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ adlı illegal bir örgüt kuruldu. Örgüt, darbeye zemin hazırlayacaktı. İkinci adım; ‘Sarıkız’, ‘Ayışığı’ ve ‘Yakamoz’ darbe planlarıyla hükümeti devirmekti. Üçüncü ve son adımsa, darbeden sonrası için düşünülen ‘Eldiven’ planıydı. İddianamede bugüne kadar ‘tartışmalı’ bakılan darbe günlüklerinin eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğunun ‘sabit’ olduğu belirtildi. Darbe girişimlerine katıldıkları ifade edilen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın dosyası ayrıldı.
‘Ergenekon’ davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma kapsamında hazırlanan 19’u tutuklu, 37’si tutuksuz 56 sanık hakkında hazırlanan ikinci iddianameye ilişkin incelemeyi tamamladı. Mahkeme, 1912 sayfa ve beş bölümden oluşan iddianamenin kabulüne karar verdi. Mahkemenin bu kararının ardından Ergenekon soruşturmasına ilişkin ikinci dava da açılmış oldu. Mahkeme, halen görülmekte olan ‘Ergenekon’ davası ile ikinci davanın birleştirilmesi yönünde karar vermezken duruşma tarihini 20 Temmuz 2009 olarak belirledi.

Günlükler doğrulandı
İki yıl önce, kapatılan Nokta Dergisi ve geçen yıl Taraf gazetesi tarafından yayımlanan ‘Sarıkız’, ‘Ayışığı’, ‘Yakamoz’ ile ‘Eldiven’ isimli planlar, dün mahkemece kabul edilen iddianameyle birlikte, ilk kez somutluk kazandı. İddianamede, “Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek tarafından tutulduğu sabit olan” ifadesi kullanılan ‘darbe günlükleri’, girişimlere kanıt sayılıyor. Gazeteci Mustafa Balbay’a ait olduğu belirtilen fakat Balbay’ın tahrif edildiğini öne sürdüğü notlar için de “Tutulduğu sabit olan” deniliyor. Son kanıtsa, Eruygur’dan ele geçirilen ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ (CÇG) adlı yapıya ilişkin Powerpoint sunum...
İddianamede Ergenekon tarafından gerçekleştirilmek istenen darbenin üç aşamalı olduğu belirtiliyor.
Birinci adım CÇG: ADD Genel Merkezi’nde ve Tolon’da yapılan arama ele geçirilen bir Powerpoint sunumda ortaya çıktı. Yapılan incelemeye göre, Jandarma Genel Komutanlığı’ında, ‘bölücü ve irticai unsurlar ile mücadele’ için kuruldu. Buna karşı ‘toplumsal refleksi harekete geçirmek, dezenformasyonla mücadele ve özel istihbarat bilgilerini üretmek, kullanmak ve arşivlemek’ yöntemini izledi. Kurum kimliği adı altında yapılması mahzurlu olan ve fakat gerekli eylemleri organize” amacını taşıyordu. “İlegal” diye nitelenen grup, Eruygur ve Ersöz tarafından kuruldu.

Basın ele geçirilecek  
İkinci adım Sarıkız: Planda; basın ele geçirilecek, sendikalarla hareket edilecek, dernekler hükümet aleyhine teşvik edilecek. Planın Eruygur, Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına tarafından hazırlanmış olabileceği belirtiliyor.
Ayışığı: Eruygur’da ele geçirildi. Darbenin ilk aşaması. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün emekliye ayrılması ya da etkisizleştirilmesi, azami sayıda milletvekilinin de Erdoğan’ı terkinin sağlanması, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görevini sürdürmesi planlandı. Eruygur ve ekibi tarafından hazırlandı.
Yakamoz: Eruygur’da ele geçirildi. Darbenin ikinci aşaması. TSK’nin, sivil idarenin ve dış dünyayla ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ile darbenin nasıl ve ne şekilde yapılacağı yönünde ayrıntılı planlar yer alıyor. Eruygur ve ekibince hazırlandı.
Üçüncü adım Eldiven:?Eruygur’da ele geçirildi. Darbeden sonraki hususları içeriyor. Bu çerçevede, “Dahili Mutabakatın Sağlanması, CMB Mutabakatının Sağlanması, Yıpratma, Hazırlık ve Geçiş, TSK Türk Halkı Projesi” şeklinde planları yer alıyor. 

Neler yaptılar?
İddianemeye göre darbe girişimcileri bu doğrultuda şu adımları attı:
“Özkök’ün istifası talebini içeren mektupları, muvazzaf askerlerce yazılmış görüntüsü verip Özkök’e göndermek, destek için emekli generallere mektup göndermek, ulusal gazete ve TV sahiplerini çağırıp baskı yapmak,  üniversitelileri sokağa dökmek, kişisel verileri, siyasi görüşleri kaydetmek, Kıbrıs sürecine müdahale, Sinan Aygün üzerinden odaları koordine etmek, toplumu geren açıklamalar yapmak.”

Özkök’ün yaklaşımı
İddianameye göre darbenin bütün hazırlığının tamamlandığı, eylem aşamasına geçildiği belirtilerek, “Ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün stratejik yaklaşımları ve ellerinde olmayan nedenlerle şüphelilerin neticeyi gerçekleştiremedikleri...” deniliyor. İddianamede emekli olduktan sonra faaliyetlerini  sürdürdükleri ifade ediliyor.
İkinci iddianamede darbe girişimlerine katıldıkları ifade edilen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın dosyası, “görev yaptıkları dönemde Ergenekon yöneticileri ile birlikte iştirak ettikleri eylemlerle ilgili” tefrik edildi. Bunun ilgili ayrı soruşturma yürüyor.

Siviller yargılasın
Ergenekon savcılarının iddianamesinde; darbe girişimcilerinin bu eylemlerine görevleri sırasında başlayıp emeklilik günleri içinde ve yakalandıkları ana değin bu eylemleri sürdürdükleri sonucunu varılarak, TCK’nin 311 ve 312. maddelerinden yargılanmaları istendi. Yargılamanın da adli yargıda yapılması istendi.
İddianameye göre darbeyi şu isimler örgütlüyor:?Bedrettin Dalan, İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon, MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, JGK İstihbarat Dairesi Başkanı Levent Ersöz, Albay Atilla Uğur, Binbaşı Mustafa Koç, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, eski İÜ Rektörü Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Türk-Metal İş’in Başkanı Mustafa Özbek, ATO Başkanı Sinan Aygün, gazeteci Tuncay Özkan.

**************************************

Jandarma içi yazışmalarda ‘illegal eylemler’ var

İSTANBUL - İddianamede Jandarma Genel Komutanlığı içinde Genelkurmay Başkanlığı’ndan izinsiz, illegal biçimde kurulan Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun (CÇG) 2003-2004 yıllarına ait devre raporlarına da yer verildi. Raporlarda CÇG’nin hayatın şekillendirilmesinden, rektör ve medyanın örgütlenmesine kadar birçok alanda gizli faaliyetlerde bulunduğu anlatılıyor.
28 Şubat’ta deşifre olan Batı Çalışma Grubu yerine, 2003 yılında Jandarma İstihbarat Dairesi’ne bağlı olarak ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ kurulduğu gündeme gelmişti. Ergenekon’un ikinci iddianamesinde Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun raporları önemli yer tuttu. 
‘Aralık 2003’ tarihli raporun en ilginç bölümlerinden biri ‘Vakit gazetesinin saldırılarına karşı alınacak tedbirler’. Buna göre, ‘Legal faaliyetler’ başlığında gazete yönetiminin ve yazarlarının özel yaşamları ve aile ilişkilerinin teknik takibe alınması gerektiği belirtiliyor. Organize edilen yoğun davalarla gazetenin çalışamaz hale getirilmesi planlanıyor. ‘İllegal faaliyetler başlığı’ altında ise gazete dağıtım araçlarına yönelik eylem yapılması, gazete binasının elektrik, gaz, yangın güvenliği gibi alanlarına yönelik saldırı ve sabotajlarda bulunulması, ayrıca adam kaçırma, tehdit, darp gibi yollara başvurulması yöntemlerinin uygulanabilir olduğu belirtiliyor. 

CÇG’den vekil ve rektörlere mektup
CÇG’nin ‘afiş’ çalışmaları kapsamında ilköğretim çağındaki öğrencilere dağıtılmak üzere 60 bin Atatürk fotoğrafı, ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’, ‘Atatürk’ün izcisi kimdir’, 2004 yılı takvimi, haftalık ders programı çizelgesi ve öğrenci ders çizelgesi basılıyor. Dağıtımı İl Jandarma Komutanlıkları’nca yapılıyor. Jandarma’nın pasifize edilmek istenmesine karşı AKP ve CHP milletvekillerine yönelik mektup yazılıyor ve milletvekillerinin e- posta adreslerine iki grup halinde 12 farklı internet kafeden gönderiliyor. AKP’nin ‘Muhafazakârlık ve Demokrasi Sempozyumu’, İstanbul’a gönderilen özel istihbarat timiyle izleniyor. 

200 bin dolar gerekli
‘28 Ocak 2004’ tarihli başka bir raporda Cumhuriyet kazanımlarına zarar verecek diğer girişimlere karşı altı güvenilir rektöre mektup gönderiliyor. 19 üniversite radyosu için yayın stratejisi belirleniyor. Sendikalar, ‘hükümet yanlısı’ ya da yönlendirilebilir olarak fişleniyor. Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun 2003-2004 döneminde icra edeceği bu faaliyetlerle ilgili 200 bin ABD Doları kaynak ayrılması gerektiği belirtiliyor.

**************************************

‘Telekulak’lık yapmışlar

İSTANBUL - İddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalardan biri de ‘özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve kişisel verileri kaydetmek.’
İddianameye göre şüpheliler özellikle de Cumhuriyet Çalışma Grubu (CÇG) içinde birçok kişinin teknik takiple izlenmesini sağlamış. Raporlara göre Vakit gazetesi yöneticileri ve yazarlarının aile ve özel hayatlarının teknik takibe alınması istenmiş. Eski DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın etrafının boşaltılması operasyonu sırasında da bu organizasyon içerisinde bulunanların teknik takiplerine ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
‘Ayışığı’ kod adlı darbe planında da harekete katılan tüm milletvekillerinin teknik takip altında tutulması planlanıyor. İddianamede, “Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden milletvekillerinin teknik takip altına alındığına dair bir şey elde edilememişse de, şüphelilerin darbe planlarının yürürlüğe konulduğu dönemde AKP’li bazı kişilere ve bir kısım gazetecilere yönelik teknik takip çalışmaları yaptıkları tespit edilmiştir” deniliyor. Örgütün düşman addettiği asker, polis, MİT, hâkim, savcı gibi kişi ve kurumlarla ilgili arşiv araştırması yaptığı, teknik takip, kişisel bilgi ve belge topladığı da iddialar arasında. 

*****************************************

‘Terör örgütleriyle bağlantısı var’

İSTANBUL - İddianamede Ergenekon terör örgütünün diğer terör örgütleriyle bağlantılı olduğu da öne sürülüyor. Her örgüt için bir başlık açılarak, bağlantılarla ilgili bilgilere yer veriliyor. 

MLKP: Gizli tanıkların ifadelerine yer verilirken, özellikle Gazi olaylarının meydana gelmesinde ve yayılmasında, örgütün taktiği ve semt yapılanmasının büyük rolü olduğu belirtiliyor. İddianamede, “Anlatımlar MLKP terör örgütü yöneticilerinin açıklanamayan bağlantılarının olduğunu göstermektedir. Bu bağlantı da örgütün kullandığı el bombalarının Ergenekon terör örgütü soruşturması sırasında ele geçirilen el bombalarıyla aynı kafileden olduğu kriminal raporlarla tespit edilmiştir”
HİZB-UT TAHRİR: Adını 2005 yılında Fatih Camii’nde yaptığı büyük bir eylemle duyuran Hizb-ut Tahrir örgütünün de Ergenekon’la bağlantılı olduğu belirtiliyor. İddianamede özellikle toplumsal haber.com isimli internet sitesinin sahibi olan Kemal ve Neriman Aydın kardeşlerin evlerindeki toplantılara katılan muvazzaf askerlerin Hizb-ut Tahrir örgütü üyeleriyle görüştükleri ve hükümet aleyhine bu örgütten bilgi aldıkları öne sürülüyor
PKK: ‘Ergenekon’un PKK’yla bağlantıları’ iddialarına geniş yer ayrılıyor. Ele geçirilen bir belgeden söz edilerek “PKK terör örgütü başı Abdullah Öcalan’la işbirliği yapılıp Ergenekon içinde bulunan kendilerince ‘genç subay’ olarak tabir ettikleri, muhtemelen örgüt adına çeşitli askeri kurumlara sızmış örgüt üyelerinin PKK’nın üst düzey yönetici kadrolarının yerlerine getirilmesi öngörülmüştür” deniliyor.

**************************************

‘Planlanan suikastlar’ın listesi

İSTANBUL - İddianamede Ergenekon örgütünün işlemeyi düşündüğü öne sürülen suiksatlar da anlatılıyor.
‘Örgütün işlemeyi planladığı suçlar’ başlığı altında bazı suikast planları yer alıyor. Muzaffer Tekin’le irtibatta olan,  bu iddianamenin sanıkları arasında yer almasa da Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski Özel Harekât Daire Başkanvekili İbrahim Şahin’in dini lider konumunda olan bazı kişilere suikast yapmayı planlaması üzerine yapılan operasyonlarda ele geçirildiği belirtiliyor. İddianamede suikast planları şu şekilde sıralanıyor:
* Alevi Bektaşi Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Balkız’a bombalı suikast,
* Alevi Bektaşi Konfederasyonu Genel Sekreteri Kazım Genç’e bombalı paketle suikast,
* Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan’a suikast planı,
* Ankara’da bir alışveriş merkezine bombalı eylem planı,
* Sivas’ta Ermeni cemaati kanaat önderlerinden Minas Durmaz Güler’e el bombasıyla suikast planı. (Radikal)