Siyasi vasiyeti: Hakaret yok

Erdal İnönü omuzlarda

ABD'de ölen Erdal İnönü'nün tabutu İstanbul'da İçişleri görevlilerince teslim alınıp Ankara'ya yollandı. İnönü'nün siyasetçilere vasiyeti: Hakaret etmeyin, kin ve nefret ifadeleri kullanmayın.

  • Erdal İnönü memleketinde
  • Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi

    ANKARA - Erdal İnönü'nün anılarını yazdığı kitaptan siyasetçilere vasiyet niteliğinde satırlar çıktı.
    İnönü'nün 'Anılar ve Düşünceler' kitabında yaşamın her alanından ilginç anılar ve dersler var:
    "Ankara Üniversitesi'nde fizik asistanıyken genel asistan olan bir arkadaşımla sinemaya gittik. Yerler numaralı idi. Görevli genç ön tarafta iki yer gösterdi. Biletlerimizin numaraları ile bize gösterdiği yerler birbirini tutmuyor. Sordum, görevli 'O yerlere başkaları oturmuş, siz buraya oturun' dedi. 'İyi ama, bu yerlerin sahipleri gelirlerse ne yaparız?' dedim. Genç gene; 'Bir şey olmaz biz buradayız' dedi ve gitti.
    Çaresiz oturduk. Ancak biraz sonra birisi geldi ve 'Bu koltuklar bizim, kalkın' dedi. Biz, kendisine güzellikle durumu anlatmaya çalıştık. Ama gelen adam kabul etmedi. 'Siz kalkın, görevliyi siz arayın' dedi. Biz sükûnetle bir defa daha aynı şeyleri söyledik. Bu kez, kavga etmeye hazır bir tavırla, 'Onu bunu bilmem, kalkıyor musunuz?' dedi. Arkadaşım bunun üzerine sert bir sesle; 'Kalkmıyoruz, ne yaparsan yap' dedi. Adam duraladı, sonra başını sallayarak görevliyi aramaya gitti. Bir daha da görünmedi. Ama görevlinin hatası yüzünden, birbirlerini hiç tanımayan, ters duygu beslemeyen insanlar kavganın eşiğine gelmişlerdi.
    Sonraları bu basit olayı sık sık hatırladım ve insanları böyle birbirleriyle kavga ettirecek durumlara düşürmemeye dikkat ettim. Siyasetçilerin birbirlerine yönelttikleri suçlamaları kişiselleştirmeleri, hakarete varan, kin, nefret gibi duygular çağrıştıracak ifadeler kullanması yanlış. Ben böyle bir üslup kullanmamaya özen gösterdim.
    1991 genel seçimlerinde ANAP ve DYP'ye karşı kampanya yürütüyorduk. Amacımız tek başımıza iktidar olmaktı. Danışmanlarımız, gazetelere verilecek ilan dizisi için bir öneri getirdiler. Hani kutu kutu içinde Rus bebekleri vardır, Matruşkalar... Her kutudan geçmiş ANAP ve DYP dönemleri başbakanlarından birinin karikatürize edilmiş yüzü çıkıyor. 'Hepsi aynı, biz farklıyız' mesajını sunuyoruz.
    Koalisyon hesabı değil ilke
    Ben, sayın Süleyman Demirel'in bize gösterdikleri karikatürünü fazla antipatik buldum, 'Bu karikatürü biraz düzeltin; eleştirdiğimiz belli olsun; ama böyle korkunç bir görünüm olmasın' dedim. Öyle de yaptılar. Danışman arkadaşlarımız belki de daha o zaman DYP ile koalisyon yapmayı düşündüğümüzü sanmışlardır. Oysa ben sadece siyasal mücadeleyi fazla kişiselleştirmeme ilkemi uyguluyordum."