'Sızdırma değil, bu adli bir olaydır'

'Sızdırma değil, bu adli bir olaydır'
'Sızdırma değil, bu adli bir olaydır'

Partili kadınlarla selamlaşan Kışanak ın boynunda Karadeniz fuları vardı.

BDP ’nin dünkü grup toplantısı 8 Mart nedeniyle kadınlar için yapıldı. Salonda az sayıda erkek milletvekili bulunurken, kürsüde de kadın partililer vardı. Boynunda Karadeniz motifleri bulunan bir fularla kürsüye çıkan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, şöyle dedi: “‘Bir Trabzonlu olarak BDP’ye yönelik, ırkçı faşist saldırıları kınamak için bu fuları size gönderiyorum’ diyen bir mektup aldım. Karadeniz’deki kadın arkadaşlarımıza seslenmek istiyorum. Biliyorum yüreğinizde yıllanmış acılar da var. Ama kapınızı bize, barışa, çözüme açın.” Kışanak’tan sonra kürsüye çıkan, iki oğlu dağda ölen Döndü Erdem, “Erdoğan’a söylüyoruz. Bu barışın 99’daki geri çekilişte olduğu gibi hayal kırıklığına uğramamasını istiyoruz. Asker anneleri gelsin el ele verelim, barışı örelim. Savaşın kazananı olsa Saddam kazanırdı” dedi. Toplantıda kendisi de trans birey olan Pembe Hayat Derneği temsilcisi Belgin Çelik de sorunlarını anlattı.

Diğer partilere açığız
Kışanak toplantıdan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. PKK’nın elindeki kişilerin serbest bırakılmasıyla ilgili soru üzerine de Kışanak, “Heyet hazırlığı içerisindeyiz. En kısa zamanda gerçekleştirmek için çalışmalarımızı hızlandırıyoruz” dedi. Heyette AK Parti, CHP ya da MHP ’den milletvekili olup olmayacağı sorusuna Kışanak, “Bu partimizin faaliyeti ama onlardan da böyle bir teklif gelirse bunu değerlendiririz, açığız, olumlu yanıt da veririz” karşılığını verdi. Kışanak İmralı tutanaklarının yayımlanması konusunda da şunları söyledi: “Sızdırma kelimesi, belli bir maksatla bir yere vermek anlamını taşır. Partimizden hiçbir şekilde sızdırma anlamına gelecek bir faaliyet söz konusu olmamıştır. Bu adli bir olaydır. Sızdırma olmadığını haberi yapan arkadaş da biliyor. Belgeyi nasıl aldığını açıklasın, rahatlasın. İçimizden bir sızdırma olmadığını hep söyledik. Bu konunun neden bu kadar üzerinde durulduğunu da anlamış değiliz. Bizim karşı olduğumuz sızdırma vurgusu yapılmasına. Öğrendiklerimizden anlıyoruz ki o gazeteci arkadaş, gidip birinden belgeyi istemiş ve almış değildir.”