Şizofreniye anne sevgisi

Dernek kurdular

Çocukları şizofren olan 20'yi aşkın anne para biriktirip dernek kurdular, destek alamayınca Kayışdağı'na taşındılar.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Şizofreni hastalarının anneleri, dünyanın en zorlu hastalıklarından biriyle savaşıyor. Pırıl pırıl birer genç olan çocukları birkaç gün içinde hastalığın etkisiyle kendi kendine konuşan, krizler geçiren, odalarının karanlığından çıkamayan insanlara dönüştü. Bir dernek kurarak çocuklarını iyileştiren sosyal bir ortam yarattılar. Devletin, belediyelerin ilgisizliği nedeniyle tamamıyla ev bütçelerinden artırarak derneği yaşattılar. Sonunda kirasını ödeyemedikleri için derneklerini kentin ücra bir yerine taşımak zorunda kaldılar. Bir rehabilitasyon merkezi için başvurdukları bütün devlet kapıları da yüzlerine kapandı.
Şizofreni beyin kimyasındaki değişikliklerden kaynaklanan, ancak nedeni kesin olarak bilinmeyen bir hastalık. Genellikle ses ve görüntü halüsinasyonlarıyla başlıyor. Türkiye'de resmi rakamlara göre 700 bin şizofreni hastası bulunuyor. Ama genellikle eve hapsedildikleri düşünüldüğünde sayının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Yaygın önyargıların aksine şizofreniye karşı hastalar önemli iyileşmeler gösterebiliyor. Bu hastalıkla en büyük mücadeleyi özverili anneler veriyor.
Yatağa bağladılar
Öğretmen Münire Hıdır, bir sabah uyandığında Çapa Tıp Fakültesi öğrencisi olan 19 yaşındaki oğlu Erbil'in kendi kendine konuşup, güldüğünü gördü. Perdelerle kararttığı odasından aylarca çıkmadı, saçı sakalı birbirine karışmıştı. Krizler geçirmeye başladı. Münire Hıdır, kocasıyla birlikte oğlunu yatağa bağlamak zorunda kalıyordu. Polis zoruyla, sedyeye bağlayarak doktora götürebildiler.
Saliha Elbasan'ın oğlu Kemal, 19 yaşında Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanmıştı. Okuluna gittiği ilk birkaç günden sonra eve kapandı. Konuşmuyor, günde beş paket sigara içiyordu. Sesler duyuyor, olmayan kişilerle konuşuyordu. En küçük sesten dolayı bağırıyor, eşyaları kırıyordu. Anne Saliha Elbasan, sokakta büyük korku yaşayan oğluyla yıllarca hastane hastane gezdi. Sadece oğlu uyurken ağladı. Çünkü doktorlar, oğlunun annesinin üzülmesine neden olduğunu düşünerek kötüleşebileceğini söylemişti.
İlk kriz otobüste geldi
Aysel Doğan, 1989'da eşi ve oğluyla birlikte bir otobüs yolculuğundaydı. Otobüs yemek molası vermişti. Oğlu birden bağırmaya başladı: "Hepimizi zehirleyecekler, yemeyin", "Siz benim ailem değilsiniz" diyordu. Doktorlar, şizofren olduğunu söyledi. Aysel Doğan'ın mücadelesi başladı. Akıl hastanelerinde oğlunu güçlükle elinden alıp, demir kapılar ardına kapattılar. Oğlunun, "Anne beni bırakma" yakarışlarını duyuyordu. Yaklaşık 10 yıl hastanede yatan oğlunun başından ayrılmadı. Bir sandalye üzerinde aylar geçirdi. Evlerine döndükten sonra da hayatları evleriyle hastane arasında geçiyordu.
Şizofren iyileşebilir
Onlar bugün Kayışdağı'ndaki Dünya Şizofren Derneği binasında bir arada. Yıllar süren mücadeleleri sonucunda çocukları şizofreni karşısında önemli iyileşmeler gösterdi. Emekli öğretmen 69 yaşındaki Münire Hıdır'ın oğlu Erbil, artık 42 yaşında. 23 yıl süren mücadeleleri sonucunda ilaçlarını tek başına alıyor, annesi yanında olmadan terapiye gidebiliyor. Hiç kurs almadan gitar çalmayı öğrendi, annesine şarkılar söylüyor.
Üniversiteyi kazandılar
Saliha Elbasan'ın 35 yaşındaki oğlu Kemal, 12 yıl hastalıkla mücadele ettikten sonra dershaneye gitmeden üniversite sınavına hazırlandı ve kazandı. Telefonla haber verdiği annesi, sevinçten ağladı. 15 yıl önce bıraktığı üniversiteye annesi yanında tekrar girdi.
Aysel Doğan'ın oğlu da yıllar sonra üniversite sınavında başarılı oldu. Başka bir kentteki okulda tek başına ayaklarının üzerinde duruyor. Nişanlandı. Sürekli annesini telefonla arayarak yeni hayatı hakkında bilgi veriyor. Annesinin sevinçten gözleri doluyor.
Hayat veren dernek
Hastalığa karşı verdikleri mücadele sonucunda çocuklarını eve kapatmamanın önemini gördüler. 2004 yılında anneler ve şizofren çocukları, Dünya Şizofren Derneği'ni kurdu. Yalnızlıklarından, evlerinde saklandıkları karanlıktan dernek sayesinde çıktılar. Folklor ekibi kurarak yurtdışına dans etmeye gittiler. Oluşturdukları müzik topluluğunda anneleriyle birlikte şarkı söylediler.Dünya Şizofreni Derneği'ne her gün ortalama 25 şizofreni hastası geliyor. Derneğin telefonları susmuyor. Avukat bir anne arıyor, şizofren olan oğlunu saklamaktan artık yorgun düştüğünü söylüyor. Gaziantep'ten gelen bir şizofren ve annesinin kalacak yere ihtiyacı var. Derneğin bir odasında yere yatak sererek odaya dönüştürüyorlar.
Şizofrene ev yok
Dernek binası, iki ay önce Kadıköy'ün merkezindeydi. Hastalar ve yakınları çok daha kolay ulaşabiliyordu. Ama 1500 YTL olan kirayı aylarca ödeyemediler. Uzun süre kiralayacak bir yer aradılar. Dernek başkanı Aysel Doğan, "Ev sahipleri, emlakçılar, 'şizofren' adını duyunca kiraya vermiyorlar. Toplum çocuklarımızı 'deli' diyerek dışlıyor. Halk otobüsü şoförleri, fiziksel özrü olmadığı için engelli kartını gösterince 'Bu mu özürlü?' diye bağırıyor" diye konuşuyor.
Zorluklarla, kent merkezinden uzakta, Kadıköy ilçesindeki Kayışdağı semtinde daire kiraladılar. 20-25 anne, kendi aralarında topladıkları paralarla kirayı ve masrafları karşılamaya çalışıyor. Artık şizofren hastaları için zorlu olan belediye otobüsü yolculuklarının mesafesi çok uzadı. Sevim Alper, "Otobüste çocuk 'Herkes bana bakıyor, bizi öldürecekler' diyerek durmuyor. Defalarca otobüs değiştirerek gelebiliyoruz" diyor.
Rehabilitasyon merkezi
Annelerin tek hayali ise Sağlık Bakanlığı'nın ya da belediyelerin bir rehabilitasyon merkezi kurması. Münire Hıdır, gözyaşları içinde konuşuyor: "Artık yaşlandım. Eşim bir yıl önce öldü. Ben ölünce oğluma kim bakacak. Çocuklarımız için bir huzurevi gibi bir yer olsa..."
Aysel Doğan, "İstanbul'da sadece Bahçelievler'de rehabilitasyon merkezi var. Ama o ilçedekiler dışında kimse yararlanamıyor. Büyükşehir'e, Kadıköy Belediyesi'ne, Sağlık Bakanlığı'na yüzlerce dilekçe verdik. Yanıt vermediler" diyor.