@ismailsaymaz

Skandal: Ankara ve Suruç canlı bombaları "El Kaide üyeliği" suçundan soruşturulup dosyaları kapatılmış

Skandal: Ankara ve Suruç canlı bombaları "El Kaide üyeliği" suçundan soruşturulup dosyaları kapatılmış
Skandal: Ankara ve Suruç canlı bombaları "El Kaide üyeliği" suçundan soruşturulup dosyaları kapatılmış
Suruç ve Ankara'daki katliamlarla gündeme gelen 'Dokumacılar' adlı grubun 19 üyesi hakkında geçen yıl 'El Kaide üyeliği' suçundan soruşturma açıldığı ancak, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ortaya çıktı. Üstelik, bu 19 kişi arasında Suruç'taki canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz ile Ankara'daki iki canlı bombadan biri olan Ömer Deniz Dündar ve ikizi Mahmut Gazi Dündar'ın da olduğu belirlendi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Adıyaman'da "Dokumacılar" adlı IŞİD hücresinin lideri Mustafa Dokumacı ve kendisi gibi Suriye'de savaşan iki arkadaşı hakkında geçen yıl "El Kaide silahlı örgüt üyeliği" iddiasıyla dava açıldığı ortaya çıktı. Ancak, aynı soruşturma kapsamında 19 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edildi. Dosyası kapatılan bu 19 kişi arasında Suruç'taki canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz ile Ankara 'daki iki canlı bombadan biri olan Ömer Deniz Dündar ve ikizi Mahmut Gazi Dündar'ın da olduğu belirlendi.

Kaldı ki, ikiz kardeşin babasına ait "Oğulları cihat için Suriye'ye gitti" şeklinde ifade alındığı ve Mahmut Gazi Dündar'ın bu yönde bir telefon görüşmesi kayda alındığı halde savcılığın dosyayı kapattığı anlaşıldı.

Üstelik şu an Emniyet ve MİT'in arananlar listesinde adları yer alan beş kişi için de davaya gerek görülmediği belirlendi.

3 SANIK DA TUTUKSUZ YARGILANIYOR 

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geçen yıl şehirdeki "Dokumacılar" adli IŞİD hücresinin örgütlenmesini yapan ve kendisi de arananlar listesinde yer alan Mustafa Dokumacı ile aynı listede adı bulunan Mehmet işbar ve Salih Küçüktaş hakkında "El Kaide silahlı terör örgütüne üyelik" iddiasıyla dava açıldığı ve halen bu davanın sürdüğü anlaşıldı. Bu sanıklar tutuksuz yargılanırken, aynı soruşturma kapsamında 19 kişi hakkında "El Kaide silahlı terör örgütüne uyelik" suçundan bakımından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, bu isimlerin dosyasının kapatıldığı anlaşıldı.

İKİ CANLI BOMBA HAKKINDA KOVUŞTURMA KAPATILMIŞ

Ne var ki, suçsuz oldukları iddiasıyla dosyaları kapatılan bu 19 isim arasında Suruç'ta 34 kişinin öldüğü saldırıda canlı bomba olarak kullanılan Şeyh Abdurrahman Alagöz de bulunuyor. Evrakta Alagöz'un soyadı "Dündar" olarak geçiyor. Aynı şekilde Ankara'da 99 kişinin öldüğü saldırıda iki canlı bombadan biri olduğu iddia edilen Ömer Deniz Dündar ile ikizi Mahmut Gazi Dündar da listede bulunuyor.

ARANANLARA DA KOVUŞTURMA YOK

Dahası, Emniyet ve MİT'in hazırladığı Dokumacılar Grubuna yönelik ve 16 ve 21 kişilik arananlar listesinde bulunan diğer isimler hakkında da kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği orkada çıktı.

Bu isimler arasında Kasım Dere, Mehmet Isik, Mehmet Mustafa Çevik, Yakup Aktulum ve Rıdvan Yaman da yer alıyor.


İŞTE AĞABEYİN DİNLEMEYE TAKILAN 'GEÇİŞ' KONUŞMASI 

Üstelik on ay önce, 26 Aralık 2014'te açıklanan iddianamede, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen, Ankara'daki saldırının faili Ömer Deniz Dündar'ın ağabeyi Mahmut Gazi Dündar'ın Suriye'ye geçtiğini şeklinde yorumlanabilecek bir telefon görüşmesi de yer alıyor. Dündar'ın hakkında dava açılan Salih Küçüktaş ile 3 Aralık 2013'te yaptığı ve dinlemeye takılan görüşmesinde, şu diyaloglar yer alıyor:

Dündar: Açık açık konuşayım mı, sıkıntı olur mu abi? Şey yok, numara yok diyorum bende.

Küçüktaş: Hıı tamam

Dündar: Onu nasıl yapacağım abi?

Küçüktaş: şeyde yok mu, ben sana mesaj atarım olmazsa, olur mu?

Dündar: Hıı tamam abi

Küçüktaş: Sen kaçta binecen?

Dündar: Birlikte geçeriz o zaman 

Küçüktaş: He he birlikte...


BABA DA ŞİKÂYETÇİ OLMUŞ

İddianamede ayrıca, Dündar kardeşlerin babası Mehmet Dündar'ın 30 Eylül 2013'te savcılık tarafından alınmış ifadesi de yer alıyor. Baba Dündar, bu ifadede oğullarının cihat için Suriye'ye gittiğini, kendisinin de onları kurtarmak için bu ülkeye geçtiğini anlatıyor. Bu ifadeden sonra Dündar kardeşlerin işleriyle birlikte Adıyaman'a döndükleri, birkaç ay kaldıkları, Adıyaman davasının açıldığı günlerde yeniden Suriye'ye gittikleri anlaşılıyor.