Skandalı var, bankası yok

Üç yıl önce Adana'yı sarsan sperm skandalı ay sonu mahkemeye taşınacak.
Haber: TUNCAY DAĞLI / Arşivi

ADANA - Üç yıl önce Adana'yı sarsan sperm skandalı ay sonu mahkemeye taşınacak. Yargı önüne çıkacak olan Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmet Köker ve 12 doktor, başkalarına ait spermleri, kadının dölyatağına enjekte ederek çiftleri çocuk sahibi yapmakla suçlanıyor. Yöntemin çiftlerin bilgisi dahilinde mi, dışında mı uygulandığı konusu da meçhul, çünkü bu yolla hamile kaldığını söyleyen tek bir çifte bile ulaşılmış değil. Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Rıza Mete'ye göre ise yasadışı sperm nakli nin önüne geçmenin yolu Avrupa'daki gibi sperm bankası kurmak.
Türkiyesperm skandalı ile 2001 yılındatanıştı. Ç.Ü. Tıp Fakültesi'nde bir hastanın aynı merkezde tedavi gören polis memuruna, "Benim eşime başkasının spermi verilecek sizinkine de aynı şey mi yapılacak?" diye sormasıyla olay patlak verdi. ÇÜ. Rektörlüğü, soruşturma başlattı.
Prof. Dr. İsmet Köker'le ilgili şüphelerini, bu skandaldan sekiz ay önce Başhekimliğe bildiren hemşire Fatoş Karabulut, iddialara yönelik iki tanıktan biri oldu. Karabulut, ifadesinde günde 3-5 kişinin başkalarının spermi ile hamile kaldığını söyledi. Dr. Köker'in, hemşire Karabulut'a açtığı 110 milyar liralık maddi ve manevi tazminat davası da sürüyor.
'Olayın boyutu büyük'
Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Mete, "Olay çok detaylı ve boyutu büyük. Köker ile suçlamada bulunan doktor ve hemşireyle konuştuk. Ama bu yöntemle bebek sahibi olduğu iddia edilen kişilere ulaşmamız mümkün olmadı. Polis ya da mahkeme gibi hakaret edemeyiz" diye konuştu.
Dr. Mete, "Sperm bankası bulunan ülkelerde, sperm alma veya verme işlemleri tek elden ve devlet tarafından yapılıyor. Bu sayede karışıklıklara ya da kardeşlerin birbirleriyle evlenmelerine de engel olunuyor. Sperm bankası kurulmasını İslam dinine aykırı bulanlar olabilir. Ama toplumda böyle bir ihtiyaç doğmasaydı, bu tür skandallar yaşanmazdı" derken pek çok uzman sperm bankasının gerekliliğinde hemfikir:

  • Ankara Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman: Eğer bütün medeni ülkelerde olduğu gibi 'sperm bankası'kurulmazsa bu tip illegal suç teşkil eden şeylerin meydana gelmesiengellenemez. Bu bir ihtiyaç. Bazı ailelerde tüp bebek de mümkün olmuyor.
  • İzmir Tabip OdasıBaşkanı Fatih Sürenkök: Tıpkı organ naklinde olduğu gibi sperm ticaretinin yapılmaması için mutlaka sperm bankası olmalı. Sağlık Bakanlığı yapabilir. Bu da şart değil ama üniversiteler ya da uzmanlık dernekleri ve ulusal standartların belirlenip uygulanması açısından mutlaka sperm bankacılığı işin içinde olmalı.
    '10 yıldır yapılıyor'
  • Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Necdet İpekyüz: Avrupa normlarında nasılsa Türkiye'de de böyle uygulamak gerekir. İllegal olması spekülasyonlara neden oluyor. Hukuksal formatını Türkiye'ye uygulamak lazım. Son on yıldan beri zaten Türkiye'de de yapılıyor.


    Tuhaf karışıklıklar

    Suni döllemeyle doğumlarda zaman zaman ilginç olaylar yaşanıyor. 2002'de Britanya'da tüp bebek tedavisi gören bir kadın biri siyahi diğeri beyaz ikizler doğurdu. Spermlerin karıştığı anlaşıldı. Mahkeme, her iki çocuğun da beyaz ailede kalmasına karar verdi. Beş yaşındaki Liam ve 1.5 yaşındaki Joel (üstte), dokuz yıl önce ölen babalarının donmuş spermleriyle doğdu.
    İngiliz anne Diane Blood, ölmüş bir adamı resmen baba kabul ettirmek için verdiği hukuk mücadelesini 2003'te kazandı. 1993'te Rusya'da suni döllemeyle hamile kalan kadın, terk edildi. Kadının anne olduktan sonra âşık olduğu kişininse, spermlerin sahibi olduğu ortaya çıktı. Çift evlendi.


    Yasaklı alan
    Türkiye'de sperm ve yumurta dondurmak, donör sperm, yumurta ve embriyon kullanmak yasak. Ayrıca taşıyıcı annelik ve insan kopyalamak da yasalara uygun değil. IVF (yumurtaların laboratuvarda erkek spermi ile döllenmesi), ICSI (spermin yumurtaya enjekte edilmesi), TESE - MESA (yumurtalıklardan ve sperm kanallarından sperm elde edilmesi) ve 6-8 hücreli duruma gelmiş embriyondaki hücrelerden birini dışarı alıp genetik inceleme yapılması gibi yöntemlerin önünde yasal engel yok. Ancak eşin dışında bir erkeğin spermiyle tüp bebek yapılması ya da başkalarına ait spermin 'heterolog inseminasyon' (direkt olarak döl yoluna enjekte etmek) yoluyla kadının hamile bırakılması yasal değil.
    İlk tüp bebek dünyada 1978 yılında, Türkiye'de ise 1989 yılında doğdu. Dünyanın birçok ülkesinde tüp bebek uygulamasının masrafı devlet ya da özel sigortalar tarafından karşılanıyor. Türkiye'de nüfus planlamasını finanse eden devlet, kürtajı birçok yerde ücretsiz yaparken, tüp bebek uygulamasını finanse etmiyor.


    Danimarka işi
    Avrupa ülkelerinde 'sperm bankaları' yaygın. Sağlıklı oldukları dönemde spermlerini bu bankalarda muhafaza altına aldıran erkekler, bunu ileri yaşlarında çocuk sahibi olmak için kullanıyor ya da başkalarının kullanmasına izin verebiliyor. Sperm bankalarına konulan spermler ya bağış yoluyla alınıyor ya da sahipleri para karşılığı satıyor. Sperm bankaları yoluyla insanlar istedikleri ırkın genlerine sahip bebek sahibi olabilirken, bu olay dünya vatandaşı olmanın ilk adımlarından biri olarak kabul ediliyor. Avustralya, Belçika, Amerika, Almanya, Kanada ve Danimarka gibi birçok ülkede bulunan sperm bankaları aracılığıyla ülkeden ülkeye sperm ticareti de yapılıyor. En çok tercih edilen spermler ise Danimarkalılara ait. Bunun nedeni de sperm bankalarının bu ülkede daha çağdaş düzenlemelere sahip olması. Ayrıca ırk olarak sarışın, mavi gözlü, sağlıklı ve iri yapılı insanlara en çok Danimarka'da rastlanıyor.