Sokak kontrol altında

İstanbul'un özellikle Beyoğlu, Aksaray gibi merkezi semtlerinde, yırtık giysisi, elinde tinerli beziyle sıkça...
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul'un özellikle Beyoğlu, Aksaray gibi merkezi semtlerinde, yırtık giysisi, elinde tinerli beziyle sıkça rastladığımız sokak çocukları, artık 'ortalıkta' pek görünmüyor. Bunun nedeni, devletin soruna eğilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının sponsorlardan
alınan destekle kurduğu merkezler.
Sokak çocukları, kendilerini kazanmaya yönelik çalışmalara ne denli hazır olduklarını, yapılan çalışmalarla kanıtladı. Artık, merkezler, atölyeler ve barınma evlerinde, boş zamanlarını değerlendiriyor, el becerileri öğreniyor, banyo yapıyor, çamaşırları yıkanıyor, yemek yiyor ve güvenli bir ortamda yatıyorlar. Sadece İstanbul'da açılan ve yatak kapasitesi 450'ye yaklaşan, 1500 çocuğun faydalandığı merkezler sayesinde sorunun çözümüne doğru gidiliyor.
'Yeni çocuk geldi' ihbarı
Sayıları bir süre öncesine kadar İstanbul'da 2 bin, Türkiye genelinde ise 6 bin olduğu belirtilen sokak çocuğu sayısının 2 bin 500'e kadar gerilediğini ifade eden Umut Çocukları Derneği Başkanı Yusuf Ahmet Kulca, "Eskiden evden kaçan çocuklar bir haftada sokağa uyum sağlar, uçucu madde kullanmaya başlardı. Şimdi bu daha zor. Sokak çocukları bile artık bizi arayıp, 'Yeni çocuk geldi' diye uyarıyor. Sokaklarda kontrol sağlanmış durumda" dedi.
Sayının azalmasında açılan merkezlerin yanı sıra, evden kaçan çocukların ailelerine gönderilmesindeki başarı da büyük bir etken. Yusuf Ahmet Kulca, çocukların hemen hepsinin ailesinin olduğunu, bu nedenle aile ve çocuk arasında yeniden kurulan köprüyle sorunun çözümünde ısrarlı olduklarını söyledi. Kulca, son bir yılda 46 çocuğun ailesine
teslim edildiğini, 27 gencin de askere gönderildiğini ifade etti.
Sokakta çocuk sayısının azalmasındaki bir diğer etken de muhtarlık, kaymakamlık, Emniyet ve sivil toplum kuruluşlarının organize çalışması. Sokak çocuklarının artık gönderileceği yerlerin belli olması, bu birimlerin de işini kolaylaştırıyor. Bu konuda ısrarlı bir mücadele verildiğini belirten Kulca, aynı çocuğun defalarca polis tarafından merkezlerine getirildiğine tanık olduğunu, bunun gelinen aşamayı gösterdiğini söylüyor.
Sokak çocuğu ve onu kazanmaya çalışanlar arasında kurulan güven ilişkisi de sorunun çözümünde büyük önem taşıyor. Kulca, bunun uzun soluklu bir çalışma olduğunu, ancak artık güven sağlandığını, bu nedenle sokakla yeni tanışan çocukların ailelerine kolayca teslim edilebildiğini belirtiyor.
Üç ayda rehabilitasyon
Sokaktan yeni alınan çocuklara yönelik Bakırköy'deki 40 yatak kapasiteli İlk Adım İstasyonu, Kadıköy'deki Yeldeğirmeni Rehabilitasyon Merkezi, Dolapdere'deki Dolapdere Çamaşırhane Projesi ve Dünya Bankası, IBM ve Banvit'in desteğiyle haziran ayında açılan Dolapdere Banvit Gece Barınağı, çocuklara yaşayabileceği mekân sunuyor.
Kulca, gece barınağında çocukların üç ayda rehabilite olduğunu belirtirken, şu uyarıda bulundu: "Beyoğlu'nun göbeğinde böyle bir çalışma başarılı oldu. Bu çocuklar ancak şehir ortamında sosyalleşebilir. Şehir dışına kurulacak merkezlerle uzaklaştırılmamalı, tecrit edilmemeli."
Basketçi Doğan'ın hayali
Dokuz yıl sokakta yaşayan 18 yaşındaki Doğan Y. üvey anne yüzünden sokağı seçmiş. Üç yıldır Umut Çocukları İlk Adım İstasyonu'nda kalan Doğan, çocukları sokaktan koparmaya yönelik yapılan çalışmalardan olan basketbolla yakından ilgili. Umutspor basketbol takımının kaptanı Doğan,
"Şimdi aynı şeyleri yaşasam sokağa kaçmazdım" diyor ve büyük basketçi olmayı hayal ettiğini sözlerine ekliyor.
Kolay sosyalleşebiliyorlar
Umut Çocukları Derneği Kasımpaşa ve Bakırköy evlerinde yaşayan 13-20 yaş arasındaki 34 sokak çocuğunun 100 üniversiteli gençle katıldığı kampta, çarpıcı veriler elde edilmiş. Yusuf Ahmet Kulca ve psikolojik danışman Hüseyin Duru'nun çalışmasına göre
34 genç, önce dışlanacakları, kendilerine önyargılı davranılacağı için endişelenmiş. Ancak kamp sonrası yeni arkadaşlar edindikleri için mutlu olmuş, kendilerini iyi hissetmiş ve kamptan ayrıldıkları için üzülmüşler. Kamp sonunda hazırlanan raporda, gençlerin akranlarıyla arkadaşlık ettiği, karşı cinsle iletişim kurduğu, kurallara uyduğu, utangaç, güvensiz olan pek çoğunun dans edip şarkı söylediği, yeni beceriler elde ettiği, geçmişlerini anlatıp paylaştığı, kabul gördüğü, dışlanmadığı, olumlu modeller gördüğü kamptaki arkadaşlıklarını sürdürdüğü belirtildi.
Dışarıda ilk gece: Çok soğuk...
Umut Çocukları Derneği Başkanı Yusuf Ahmet Kulca ve psikolojik danışman Hüseyin Duru'nun çalışmasına göre, sokak çocukları:

  • Gençlerin yüzde 63'ünün anne ve babası hayatta, yüzde 24'ünün anne-babası ayrı.
  • Yüzde 40'ı ilkokul mezunu, yüzde 36'sı ilkokuldan terk ve yüzde 8'i de okuma yazma bilmiyor.
  • Yüzde 56'sı aile sorunları, geçimsizlik,
    yüzde 28'i dayak, yüzde 16'sı özenti, yüzde 12'si de maddi sorunlar nedeniyle sokağa çıkmış.
  • Sokakta geçirdikleri ilk gecede çocukların yüzde 64'ü çok korkmuş, yüzde 20'i çok üşümüş, yüzde 12'si ailesini özlemiş, yüzde 12'si arkadaş bulup korkmamış, yüzde 4'ü geri dönmek istemiş ancak dayak yüzünden vazgeçmiş.
  • Sokakta yaşayan gençlerin yüzde 32'sinin kardeşlerinin de sokağa kaçtığı tespit edilmiş.
  • Sokakta başlarından geçen en kötü olay olarak yüzde 40'ı dayağı, yüzde 24'ü polisin kötü davranmasını, yüzde 20'si cinsel tacizi, yüzde 12'si bıçaklanmayı sıralamış, yüzde 28'i başlarından kötü bir şey geçmediğini söylemiş.
  • Sokakta nasıl geçimlerini sağladıklarına yönelik soruya ise çocukların yüzde 74'ü başkalarından para istediği, yüzde 20'si hırsızlık yaptığı, yüzde 2'si geçici işlerde çalıştığı, yüzde 4'ü tiner sattığı yanıtı vermiş.