Son dalga Türkiye'yi sarstı

Son dalga Türkiye'yi sarstı
Son dalga Türkiye'yi sarstı

Kemal Gürüz ise evinden sivil bir polis aracına bindirilerek Emniyet?e götürüldü. FOTOĞRAF: GÜRSEL ESER / AA

  • Ergenekon'un 10. dalgasında eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç ve yazar Yalçın Küçük dahil, 40'a yakın kişi gözaltına alındı. Toplam 12 ilde operasyon yapıldı
  • Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun evi ve eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın İstek Vakfı ile Yeditepe Üniversitesi'nde polis arama yaptı.?Dalan'ın oğlu da gözaltına alındı
  • Kanadoğlu’nun evine baskın hukukçuları ayağa kaldırdı
    ANKARA / İSTANBUL  - Ergenekon soruşturmasının son dalgası muvazzaf subaylara, generallere, yüksek yargı görevlileri ve akademisyenlere uzandı. Operasyon kapsamında ilk kez de bir üniversite basılarak arandı. Dün sabah 07.00 sıralarında  Ankara, İstanbul, İzmir, Sivas, Sakarya, Kayseri ve Tokat’ın aralarında bulunduğu 12 ilde  Terörle Mücadele ve Organize Şube ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talebiyle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nden alınan kararla harekete geçti. Tüm operasyonlarda toplam dokuz muvazzaf askerin gözaltına alındığı belirtildi. İstanbul’da ise eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Bedrettin Dalan’ın yönetim kurulu başkanı olduğu İstek Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi’nde aramalar yapılırken Ankara’da ‘Ergenekon terör örgütü olarak geçen oluşumun faaliyetlerine katılmak ve üye olmak’ suçlaması gerekçe gösterilerek gözaltına alınanlar içinde görevdeki ve emekli askerler ile yazar, gazeteciler ve bürokratlar bulunuyordu.  

    Askerden izin bir saat sonra çıktı
    Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dün sabah saat 05.00’te Genelkurmay Başkanlığı’ndan soruşturma kapsamında gözaltına alınacak muvazzaf subaylar ile askeri lojmanlarda oturan emekli paşalar için izin talebinde bulundu. Genelkurmay Başkanlığı’ndan izin bir saat sonra çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne adreslerini belirttiği ev ve işyerlerinde arama yapılması ve bu kişilerin yakalanarak sorgulanmak üzere İstanbul’a gönderilmeleri için talimat verdi. Saat 06.45 itibarıyla polis arama ve gözaltılara başladı.  
    Ankara’da; eski 2. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Kemal Yavuz, 28 Şubat sürecinin mimarlarından eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, yine 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Başkanlığı Hukuk Müşavirliği görevinde bulunan emekli Tümgeneral Erdal Şenel, Susurluk olayının baş aktörlerinden biri olan eski Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, YÖK’ün eski Başkanı Kemal Gürüz, Bağımsız Cumhuriyet Hareketi Genel Başkan Yardımcısı ve gazeteci Engin Aydın ile İbrahim Şahin’in yeğeni Erdal Şahin, emekli Albay Levent?Göktaş, görevdeki Yarbay Mustafa Dönmez, Yüzbaşı Muhammed Sarıkaya gözaltına alındı.  Levent Göktaş eski Muharebe ve Arama Kurtarma Alay Komutanı’ydı. Ergenekon sanığı Fikret Emek’in evindeki aramada Göktaş’a ait Türk Silahlı Kuvvetleri kimlik kartı bulunmuştu. Emek, Ergenekon sanığı Muzaffer Tekinle de Göktaş aracılığıyla tanıştığını anlatmıştı.Ulusalcı Yazar Yalçın Küçük’ün evi de saat 07.00’de arandı ve Küçük gözaltına alındı.  

    Gürüz gülümseyerek...
    Polis, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün Çankaya Hilal Mahallesi’ndeki evine ise saat 07.50’de gitti. Gürüz, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülürken, gazetecilerin “Neden gözaltına alındınız?” sorularını yanıtsız bırakırken gülümsedi. Arama yapılırken, bazı aile dostlarının yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, milletvekili Nur Serter ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok Gürüz’ün evine gitti ancak içeri giremedi.
    Gürüz, 6 Aralık 1995’te YÖK Başkanı seçilmişti. Daha sonra aynı göreve ikinci kere atandı. Gürüz, 28 Şubat sürecine denk gelen YÖK Başkanlığı döneminde, türban yasağı, imam hatip liselerine getirilen katsayı uygulamasıyla bazı çevrelerin tepkisini çekmişti. 

    Kanadoğlu’nun evinde arama
    Polis öğle saatlerinde Ankara’da Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu’nun evine  geldi. Şüpheli sıfatıyla, Kanadoğlu’nun evi beş saat boyunca arandı. Konferansları ve TV söyleşilerinin yer aldığı CD’ler ile Fazıl Say’a ait müzik CD’lerine ve dizüstü bilgisayarına el konuldu. Ancak Kanadoğlu bilgisayarın kopyalanmasını istedi. Bu talep nedeniyle polislerin evde yaptığı aramanın uzadığı ifade edildi. El konulan CD’ler kopyalanmadı. Aramanın ardından sekiz sayfalık bir tutanak tutuldu. Avukat Şanal Sarıhan, “Arama sürecinde hepimiz, her an kameraya alındık. Kayıtların bir örneği bize verilmedi” dedi.

    Yargıtay’da toplantı kararı
    Arama sırasında Kanadoğlu’nun komşuları evlerinin kapılarına Türk bayrağı astı. Arama yargı çevrelerinde infial yarattı. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker Kanadoğlu’nu arayıp geçmiş olsun dileklerini iletirken, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok Kanadoğlu’nu yalnız bırakmadı. Yargıtay Başkanlar Kurulu da bugün için olağanüstü toplanma kararı verdi.
    Ekiplerin evden ayrılmasının ardından, Kanadoğlu evinin önünde bir açıklama yaptı:
    “Hiçbir korkuya yılgınlığa kapılmadan ömrüm boyunca Mustafa Kemal Atatürk milliyetçiliği ve onun yanında ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün yanında olacağım. Türkiye sonsuza kadar laik demokratik ve sosyal hukuk  devleti olarak kalacaktır. İnanıyorum yargı kendi başına bırakıldığı sürece bu sorunu çözecektir. Eğer dışarıdan müdahele edilmez ise yargı kendine yardım edecek, kendisini bir silahı kullanabilecek bir organ olarak görülüyorsa, bu şekilde düşünen şunu bilmelidir ki: Türkiye hiçbir zaman hiç bir dinci diktanın veya akla gelebilecek her türlü diktanın yerleşemeyeceği özgür bir ülke olarak kalacaktır.” 

    ‘367’nin mimarı
    Sabih Kanadoğlu 19 Aralık 2000 tarihinde Cumhurbaşkanı’nca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na seçilmişti. 2002’de Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak FP hakkında kapatma davası açan Kanadoğlu, 2007’deki “Cumhurbaşkanı seçiminde ilk turda Genel Kurul’da en az 367 milletvekilinin bulunması gerekir” çıkışıyla Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını engelleyen süreci tetiklemişti. Kanadoğlu, AKP iktidarı süresince yaptığı açıklamalarla muhalefetin hukuk rehberi haline gelmişti. 


    ‘Susurluk’un unutkanı’ydı
    Susurluk davasından hafızasını kaybederek kurtulan Şahin gözaltında .
    3 Kasım 1997 yılında meydana gelen ve devlet-polis-mafya bağlantısını ortaya çıkaran Susurluk olayının baş kahramanlarından biri olan Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Daire Başkanvekili İbrahim Şahin ve yeğeni Erdal Şahin de soruşturma çerçevesinde dün Ankara’da gözaltına alındı. Şahin’in, 1982’den beri tanıştığı Ergenekon zanlısı Muzaffer Tekin’e Danıştay Davası sürecinde “Danıştay olayları böyle bitmez (Bu da bizim türkümüz, Muzaffer Tekin gerçek liderimiz) Saygılar komutanım” içerikli bir mesaj gönderdiği öne sürülmüştü. 1993’te Özel Harekât Daire Başkanı olan Şahin, Ömer Lütfi Topal ve Tarık Ümit’i öldürme olaylarına karıştığı iddia edilen Özel Harekâtçı polisleri korumakla suçlandı ve soruşturma geçirdi. TBMM komisyonuna ifade veren Şahin, Çatlı’yı Mehmet Özbay kimliği ile tanıdığını ve bir kez görüştüklerini anlatmış, ancak Şahin’in Abdullah Çatlı ile göbek atarken çekilen resimleri Radikal tarafından yayımlanmıştı. İbrahim Şahin, 2000’de geçirdiği trafik kazasında hafızasını yitirmiş, altı yıllık hapis cezasını çekerken tahliye olmuştu. 

    28 Şubat sürecinin aktif generalleri ‘Ergenekon’dan gözaltına alındı

    Tuncer Kılınç (solda), Ergenekon sanığı Şener Eruygur ile birlikte konferanslara katılmıştı.
    Emekli paşaların evlerinde arama yapıldı.  Son dalgada gözaltına alınan generallerin ortak özelliği 28 Şubat sürecinde üstlendikleri önemli rollerdi. 
    Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç: 28 Şubat sürecinde Trakya’da konuşlu 5. Kolordu Komutanı olan Kılınç, 1999’da orgeneral oldu ve sıra ile iki yıl 3. Ordu Komutanlığı iki yıl da MGK Genel Sekreterliği görevlerini üstlendi ve 2003’te emekli oldu. Kılınç, MGK Genel Sekreteri olarak görev yaptığı süreçte ve sonrasındaki bir çok açıklaması ile özellikle dinci kesimin tepkilerini üzerine çekmişti.
    Emekli Orgeneral Kemal Yavuz: 1992-1994 yılları arasında da Harp Akademileri Komutanlığı yaptıktan sonra emekli olmuştu. 28 Şubat 1997’deki postmodern darbenin ardından yeni hükümet için adı Başbakanlık için telaffuz edilen Yavuz, Tuncay Özkan ile uzun süre televizyon programları yaptı.
    Emekli Tümgeneral Erdal Şenel: Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nden emekli olan Erdal Şenel, ‘postmodern darbe’ olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinde dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir ile birlikte görev yaptı.