'Son kez' diyerek aldıkları uyuşturucu öldürdü

'Son kez' diyerek aldıkları uyuşturucu öldürdü
'Son kez' diyerek aldıkları uyuşturucu öldürdü

Ahmet K. (sağda) yolda aldığı uyuşturucu sonucunda yaşamını yitirdi.

Üç arkadaşın uyuşturucudan kurtulmak için çabaları bir tradeji ile sonuçlandı. Uyuşturucu bağımlısı üç arkadaş, yeni bir hayat umuduyla Ankara'dan Safranbolu'ya taşındı. Bir günlüğüne geldikleri Ankara'dan geri dönerken son kez uyuşturucu aldılar. Ancak bir kişi yolda yaşamını yitirdi.

RADİKAL -Uyuşturucudan kurtulmak ve yeni bir hayata başlamak için Ankara ’dan Safranbolu’ya taşınan üç arkadaşın "son kez" diyerek aldıkları uyuşturucu ölüme davetiye çıkardı. Yolda 'altın vuruş' yapan arkadaşları yaşamını yitirdi. İki arkadaş, Safranbolu'ya kadar arkadaşlarının cenazesi ile yolculuk etmek zorunda kaldı.

Habertürk'ten Cemal Doğan'ın haberine göre, drama öğretmenliği yapan Mahir K., animasyon işi bulduğu Safranbolu’da bir ev tuttu. Mahir K., Ankara’dan arkadaşları Osman A. ve Ahmet K.’yı da yanına yerleşmeleri için ikna etti. Uyuşturucu alışkanlığından kurtulma ve yeni bir hayata başlama umuduyla Safranbolu’da hayatlarını sürdüren üç genç , bir süre günlük işlerde çalışarak geçindi. Gençler, uyuşturucuyu bırakmayı başardı. Ancak maddi sıkıntı çekmeye başladılar. Ahmet K., iki arkadaşına annesinden para almak için Ankara’ya gitmeyi teklif etti.

‘SON OLACAK’ DEDİ

Ankara'da annesini ziyaret eden Ahmet K., bir miktar para aldıktan sonra Osman A. ve Mahir K. ile buluştu. “ Bugün son kez uyuşturucu alıp veda edeceğiz” diyen Ahmet K. ve arkadaşları Safranbolu’ya hareket etti.

Yolda Ahmet ve Mahir vücutlarına eroin şırınga etti. Aracın arka koltuğunda oturan Ahmet K., ‘Altın vuruş yapacağım’ diyerek yüksek dozda uyuşturucu aldı. Bir süre sonra kendinden geçen Ahmet K. uyanamadı.

Osman A. soruşturmayı yürüten Ankara Kaçakçılık ve Mali Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı'na şöyle anlattı:

“Mahir, ‘Bu tek vuruş beni kesmedi’ dedi ve bir miktar daha eroin hazırlayıp vurdu. Bu esnada Mahir sürücü koltuğundaydı. İkinci vuruştan sonra Mahir de tıpkı Ahmet gibi kendisini kaybetti ve şoför koltuğunda sızdı. Ben ilk kez böyle bir şey gördüğümden korktum ve kâğıt toplayan çocuklardan yardım isteyip Mahir’i şoför koltuğundan çıkarıp yan koltuğa oturttum. Mahir ve Ahmet’i uyandırmayı denedim. Yaklaşık 1 saat Ankara’da nereye gittiğimi bilmeden gezdim. Gece yarısından sonra Mahir uyanmasına rağmen Ahmet uyanmadı. Safranbolu’ya dönerken saat 02.00 olmuştu. Ahmet’in nefes almadığını ve vücudunun soğuduğunu gördük. Mahir 30 dakika boyunca Ahmet’e kalp masajı ve suni teneffüs yaptı. Sabah ezanı okunuyordu. Mahir bana döndü ve ‘Ahmet ölmüş, yapacak bir şey yok’ dedi.”