@ismailsaymaz

Son mektubun peşinde

1983'te idam edilen üç gencin yakınları İstiklal Caddesi'nde basın açıklaması yaptı. Çocuklarımızın ölmeden önce yazdıkları mektupları istiyoruz. Onu okumadan ölmek istemiyoruz.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Çağrıldığı mikrofonda sadece, "Oğlumun mektubunu istiyorum" diyor. Kırışan yüzünün gölgesi, yakasındaki soluk Atatürk rozetine düşüyor. Oğlu Ramazan Yukarıgöz, 1983 yılında 21 yaşındaykan idam edildi. Ramazan, bir veda mektubu yazmış olmalıydı. Tıpkı 'yoldaşı' Ömer Yazgan gibi... Ramazan'ın 'anası' Aysel Yukarıgöz, oğlunun son mektubunu, 24 yıldır bekliyor. "O mektubu okumadan ölmek istemiyorum" diyor.
İstiklal Caddesi'nde, Mis Sokak girişi... Çoğunluğu genç bir avuç kalabalık, pankart tutuyor, slogan atıyor. Ellerinde dört gencin siyah-beyaz fotoğrafından büyütülmüş bir pankart var. O, dört genç: Ramazan Yukarıgöz, Mehmet Kambur, Erdoğan, Yazgan, Ömer Yazgan.
Elbiseleriyle teslim edildi
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (THKP/C) Üçüncü Yol adlı örgütün üyesiydiler. Akyazı'da 1981 yılında bir 'soygun' için girdikleri çatışmada, biri polis, ikisi kendi arkadaşları, dört kişi ölmüştü. Yakalanan dört genç, Gölcük Askeri Cezaevi'nde tutulup 1983 yılında idam edilmişlerdi.
Mis Sokak'ta, saçları ağarmış 'yoldaşın' okuduğu bildiride, "Son mektuplarını istiyoruz" deniliyor. O son mektuplardan biri, 24 yıl sonra geçen hafta ortaya çıktı. Teğmen Ömer Yazgan'ın mektubu, Genelkurmay Başkanlığı arşivinde bulunarak, Ankara 78'liler Derneği'ne verildi. Oysa idam edilen üç kişinin aileleri de 24 yıldır o mektupları bekliyordu. O gençlerden Ramazan'ın annesi Aysel Yukarıgöz mikrofonu alıyor. Ramazan, dört çocuğunun en büyüğüydü. İdam edildiğinde 21 yaşındaydı. Ramazan, idamdan sonra annesine elbiseleriyle verildi. Yıkanıp kefenlenmesine ve dini törene dahi izin verilmeden gömüldü. Üstelik anne Aysel, oğlunun cenaze töreninde gözaltına alındı. Kaldıkları cezaevinde görevli bir asker dört idamlığın da veda mektubu yazdığını söylemişti. Ancak o mektup hiç gelmedi.
Ramazan'ın 'anası', mikrofonda çok fazla durmuyor. "Oğlumun mektubu istiyorum" diyor. Ömer Yazgan'ın babası gibi, oğlunun mektubunu okumadan ölmek istemiyor...
'Organlarını bağışlamıştı ama...'
Aysel Yukarıgöz, mikrofonu bırakıp Erdoğan Yazgan'ın kardeşlerinin arasına katılıyor. Yazgan'ın beş kardeşinden üçü pankartın arkasıda bekliyor: Hürriyet, Ahmet ve Fatoş.
Fatoş Yazgan, en büyükleri Erdoğan'ı anlatıyor: Erdoğan, idam edildiğinde 21 yaşındaymış. Fatoş Yazgan, ağabeyinin ölümünden önce gönderdigi mektupları hâlâ saklıyor. "Ağabeyim ölümünden önde Adli Tıp Kurumu'nu gitmişti. Burada organ bekleyenleri görmüş. Bir mektubunda, 'Nasıl olsa öleceğim. Organlarımı bağışlayın' diye yazmıştı" diyor.
Fatoş Yazgan da ağabeyinin bir veda mektubu yazdığını, o mektubu istediklerini söylüyor. Kalabalığın içinde Mehmet Kambur'un yakınları eksik. Kambur'un eşi Zeynep, Türkiye'de yaşayamadığı için 10 yaşındaki oğlu Murat'ı alıp Fransa'ya göçmüş. Kambur ailesi o yüzden yokmuş.