Son yolculuk ölüme miydi?

Türkiye'deki sağlık sisteminin son kurbanlarından biri de, hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve beyin kanaması geçiren Keziban Oral oldu...
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'deki sağlık sisteminin son kurbanlarından biri de, hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve beyin kanaması geçiren Keziban Oral oldu... Oral, kaldırıldığı devlet hastanesinin yoğun bakım ünitesi olmayınca, başka hastanelere sevk edilmek istendi, ancak kamu hastanelerinde yer bulunamadı.
Özel hastane ise faturası ödenmeyince, komadaki Oral'ı başka bir özel hastaneye gönderdi. Oral dokuz gün sonra öldü. Ailesi, izinleri alınmadan yapılan son sevk nedeniyle Oral'ın ağırlaşarak öldüğünü öne sürerek dava açıyor. Uzmanlara göre ise bu etki incelenmeli.
Oral'ın ölümüne giden süreçte para, anahtar rolü oynuyor. Oral'ın hiçbir sosyal güvencesi olmadığı için eşi Şemi Oral, fenalaştığında onu Bakırköy Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Beyin kanaması geçirdiği saptanan Oral'ın ameliyat olması gerektiği anlatıldı. Ancak ameliyatın ardından yoğun bakıma alınması gerekiyordu ve Bakırköy Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesi doluydu. Hiçbir kamu hastanesinin yoğun bakım ünitesinde yer bulunamayınca, hasta Özel JFK Hastanesi'ne sevk edildi. Çok az şansı olmasına karşın beyin ameliyatı geçiren Keziban Oral, yoğun bakıma alındı.
Şemi Oral, bu esnada hastanenin sürekli para istediğini, nakdi olmadığı için evini satarak faturayı ödemeyi kabul ettiğini söyledi. Ancak geçen günlere karşın 20 milyara yaklaşan borç ödenmeyince, yoğun bakımdaki Oral, Özel Esenler Hayat Hastanesi'ne sevk edildi. Bu işlem sırasında aileden sevk için onay alınmadı. Oral ise sevkten dokuz gün sonra yaşamını yitirdi.
Şemi Oral imzasız sevkle ilgili olarak, "Hastane bize 'Parayı getirirseniz sevki durdururuz' dedi, bulamadım. Yaşayan bir insan para yüzünden hastaneden adeta atıldı" derken, JFK Hastanesi yetkileri ise şunları söyledi:
'Hesap yüklü hal almıştı'
"Hesap giderek yüklü bir hal alınca, sevke başvuruldu. Sevk için ailesinin rızasının alınmış olması gerekiyor. Hastanede gereken her şeyi yaptık. Hasta yakını çamura yatma politikası izliyor. Faturayı ödeyemiyorsa burası devlet hastanesi değil, özel neticede... Kusurumuz söz konusu değil. Hasta genç olduğu için bir şans verildi ve ameliyat edildi. Daha uzun süre yoğun bakımda kalması gerekiyordu. Sevk edilirken de koma hali devam ediyordu."
'İzinsiz sevkte kusur var'
Oral'ın hayatını kaybettiği Özel Esenler Hayat Hastanesi doktorlarından Yıldıray Tabel ise, "Komada olan bir hastanın sevk edilmesi doğru mu?" sorusuna, "Aslında JFK doğru bir tedavi uygulamış. Koma şartlarındaki bir hastanın yarım saat, 45 dakika bile dahi olsa ambulansla taşınması şüphesiz onu etkiler. Ama ölüme giden sonucu nasıl etkilediğini söylemek mümkün değil" yanıtı verdi.
Hasta Hakları Derneği Başkanı avukat Süleyman Anıl, hasta yakınlarının izni olmadan sevkte kusur söz konusu olduğunu belirterek, "Ancak bu yolculuğun mu ölüme neden olduğu yoksa hastalığın rutin seyrinde mi ölüm gerçekleştiğinin araştırılması gerekiyor. Hastaneler özel de olsa acil durumlarda hastaya ilişkin bütün tedavileri yapmak zorunda. Ölüm sevkten dolayı gerçekleşmişse, ailenin maddi ve manevi tazminat talep hakkı var" dedi.